• Dolar
    5.5878
  • Euro
    6.1991
  • G. Altın
    271.53
  • T. Altın
    1830.3

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, liselerde yeni dönemin ayrıntılarını verdi. Selçuk, "9'larda 15-16 dersten söz ederken, şu anki tasarımda 8 dersten söz ediyoruz. 10. sınıfta 9 ders, 11'inci sınıfta 9'a ve 12'inci sınıfta 7'ye düşecek. Niye azaltıyoruz? Bir çocuğun 15-16 dersi anlaması ve içselleştirmesi mümkün olmuyor" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, liselerde yeni dönemin ayrıntılarını verdi. Selçuk, "9'larda 15-16 dersten söz ederken, şu anki tasarımda 8 dersten söz ediyoruz. 10. sınıfta 9 ders, 11'inci sınıfta 9'a ve 12'inci sınıfta 7'ye düşecek. Niye azaltıyoruz? Bir çocuğun 15-16 dersi anlaması ve içselleştirmesi mümkün olmuyor" dedi.

Bakan Selçuk açıklamalarından öne çıkanlar:

 

“KÜÇÜK KÜÇÜK ÇUKUR KAZAN BİR ÇOCUĞUN ASLA BİR KUYUSU OLMAZ”

"'2040'lara doğru inanılmaz bir çağ geliyor. Vücudumuzda nano-robotların dolaştığı bir çağa gidiyoruz. Çocukların matematik uygulamalarıyla ilişkilendirilmesi çok önemli. Biz bu çocukları 2035'lere, 40'lara hazırlıyoruz, başka bir bakış açısı gerekli. Küçük küçük çukur kazan bir çocuğun asla bir kuyusu olmaz. Her şeyden yüzeysel alınan içeriğin derinleşmeye değil, sadece sınav için belleğinde taşıdığı bir durum söz konusu.”

 

“SORU ÇÖZMEK BAŞKA, SORUN ÇÖZMEK BAŞKA”

"9'larda 15-16 dersten söz ederken, şu anki tasarımda 8 dersten söz ediyoruz. 10. sınıfta 9 ders, 11-12 bu böyle devam ediyor. Niye azaltıyoruz? Bir çocuğun 15-16 dersi anlaması ve içselleştirmesi mümkün olmuyor. Soru çözmek başka, sorun çözmek başka. Bizim çocukları soru şablonlarını ezberleyerek soruları çözebilirler. Ama aslolan şu: Bu soruları çözerken bunun anlamının ne olduğu, neden yapıldığını anlamakta zorlanabilirler. Çocuğun hayatta problem çözmesi önemli. Bir genç işe başladığında iş yerindekiler soru çözmekle ilgilenirler mi? İlgilenmezler, 'sen problem çözebiliyor musun?' derler."

 

“SANATIN İNCE AYARINDAN GEÇMEYEN BİR ÇOCUĞUN ŞAHSİYETİNİN OLUŞMASI ZOR”

"HEY dediğimiz bir fırsat var. İlk ve ortaokulda tasarım beceri atöyleleriyle yapmaya çalıştığımız ve çocuğun 1. sınıftan itibaren birçok yeteneği yüzlerce binlerce kez denediği, lisede devamı olarak bu tür aktivitelerle zenginleştirmesini hedefliyoruz. Sanatın ince ayarından geçmeyen bir çocuğun şahsiyetinin oluşması zor oluyor. Yıllarca soru çözen çocuklarımız için hayatın başka gerekleri var. Çocuğun fiziksel aktiviteleri de çok önemli. Çocuğun sadece kağıt üzerinde soru çözerek değil, hayatın içinde tecrübe kazanmasına çok önem veriyoruz."

 

“ÇOCUK KENDİSİNİ TANIMA İMKANINI BULACAK”

"Çocuğun kendisiyle buluşmasını sağlayacak bir altyapı gerekiyor. Çocuk, 11. sınıfta bile farklı bir alana yönelme tercihine sahip olmalı. Dersler kişiselleştirebilmeli. Çocuğun ilgili alanlarını ölçmeliyiz. Çocuk kendisini tanıma imkanını bulacak. Çocuğun yeteneğini, kişiliğini ölçecek miyiz? Tabii ki ölçeceğiz. Ortaöğretim tasarımıyla ilgili çalışmayı sadece bir ders çizelgesi olarak görmek elbette mümkün değil. Bu Türkiye'nin bir gelecek projesi, bir ekonomi projesi, bir sosyal hayat projesi. Türkiye'nin dünyada, bu topraklarda, bu coğrafyada onuruyla haysiyetiyle dimdik ayakta durabilmesinin bir eğitimsel projesi."