• Dolar
    5.7212
  • Euro
    6.3361
  • G. Altın
    276.67
  • T. Altın
    1843.9

Elazığ’da sahte peygamber iddiaları gündemde.

İddiaya göre, Elazığ'da Allah adına konuştuğunu söyleyen, bir sivil toplum kuruluşunun kurucusu ve yönetim kurulu başkanı, 500'e yakın müridi tarafından son peygamber ilan edildi.

Sahte peygamberin müridleri arasında bazı işadamlarının ve tanınmış isimlerin olduğu da ortaya atılan iddialar arasında.

 

 

 

VEFA DER'DEN AÇIKLAMA

Türkiye Vefa Der Genel Başkan Yardımcısı Savaş Karadağ, ortaya çıkan bu iddialarla ilgili sert bir açıklama yaparak, tepkisini dile getirdi. Karadağ yaptığı açıklamasında şu sözlere yer verdi:

 

“ELAZIĞ, DAHA ÖNCE GÖRMEDİĞİ KADAR ALÇAK BİR YALANCI İLE KARŞI KARŞIYA”

"Şehrimiz içerisinde, bugüne kadar birçok yalancı gördük. Lakin son zamanlarda kutlu şehir Elazığ daha önce germediği hadsiz, alçak bir yalancı ile karşı karşıya. Bu alçak yalancı mahluk, etrafındaki avaneleri ile birlikte Hz. Allah adına konuşarak Hz. Kuran'ı işaret edip yüce kitabımıza iftira atarak, kutlu nebi Hz. Muhammed Mustafa'yı itibarsızlaştırma cüretinde bulunarak, afyonlanmış, mankurtlaştırılmış müritleri tarafından haşa peygamber ilan edilmiş, kendisi ölse dahi hanımı ile evlenilmesi haram kılınmış olup, inandık, iman ettik diyecek kadar, sirat-i müstakimden uzaklaşmış, aşağıların aşağısı olan esfelesafilin derecesine inmişlerdir”

 

“SAYILARI 500’E ULAŞTI”

“Bu alçaklığa, bu namertliğe inanan, bu şahıs peygamberdir diyen birçok aklıselim sandığımız ama aklını yitirmiş, iş dünyasından arkadaşlarımızdan insan müsfeddelerinin biat ettiğine şahit olduk. Bu yüce toplumu tamamen müşrik gören, kendilerine biat etmeyenleri kafir ilan eden, İslam'ın kutsallarına saldıran bu kişilerin sayısı 450-500'e ulaşmıştır. Bingöl, Diyarbakır, Batman ve başta Elazığ olmak üzere, diğer illerde sözde tebliğ çalışmaları yapıp, kendilerine biata çağırmaktalar. Onların Kuran diye kendi akıllarına İslam'a davet diye kendi içlerinden seçtikleri museylemetul kezzab olan, sözde peygamberlerinedir. Bunların bu yalanlarına, kelime oyunlarına asla kanılmamalıdır”

 

“BU SÖZLER, AZİZ ŞEHİR ELAZIĞ'IN TOPRAKLARINDA ÇIKACAK SÖZLER DEĞİLDİR”

“Buradan sesleniyoruz; Ey alçaklar, ey Allah adına yalan ifsat edenler; sizde hiç ar, haya, edep, utanma, şeref yok mudur ki annenizi, babanızı, kardeşlerinizi, evlatlarını kafir ilan edip bir alçağın sözlerine kanarsınız? Ey Kuran'a iftira atanlar; hangi surede, hangi ayette Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) son peygamber olmadığını çıkardınız da kendinize bir peygamber devşirdiniz? Sizi iddianızda mertliğe çağırıyoruz. Buyrun bize söylediklerinizi bu millete de söyleyin, söyleyemezsiniz çünkü yalanın cesareti olmaz. Arkanızdaki bağlantıyı açıklayın. Ağzınızdaki bu sözler bu aziz şehir Elazığ'ın topraklarında çıkacak sözler değildir. Bu şerefsizliğe sizi kim itti? Bu yalan için size ne ödediler?”

 

“SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

“Ey kutlu şehir Elazığ halkı; bu hadsizliğe dur deme zamanı. Eğer insan kutsalları uğruna mücadele etmeyecek ise, bu alçaklığa dur demeyecek ise yarın huzuru mahşere hangi yüzle çıkılacak. Biz Türkiye Vefa Derneği olarak gerek şehrimizde, gerek ülkemizde oluşan bu gibi akımlara karşı tavrımızı net olarak koyduk. Bugün de bu alçaklarla mücadele edeceğimizi halkımıza beyan ederiz. Bu bağlamda gerek il müftülüğümüz ile yaptığımız değerlendirmede, gerek Cumhuriyet savcılığımız ile gerek kolluk kuvvetlerimiz ile resmi bütün başvurularımızı yapmış bulunmaktayız. Devletimiz gereğini yapacaktır. Toplum hassasiyeti göz önünde bulundurularak bu şer yuvasının biran evvel dağıtılması ve dahi müritlerinin evlatlarımızı daha fazla zehir bulaştırmadan zapt edilmesi, gerisindeki kişi ve kişilerin ortaya çıkarılması, karanlık güçlerin ortaya çıkarılması hususu araştırılarak, bu nifak tohumunun  aslında kimler tarafından ekilmeye çalışıldığı biran önce tespit edilip gerekli cezai muayedenin muhakeme tarafından verileceğinden hiçbir endişemiz yoktur”

 

“HERKES AİLESİNE SAHİP ÇIKSIN”

“Bizlerin yapması gereken, herkes ailesine sahip çıksın. Evlatlarımızdan birinin dahi bu aşağılık yola girmesi hepimizi yaralar. Bu şehrin kıymetli alimleri, mollaları, kanaat önderleri, cami hocalarımız, Diyanet İşleri Başkanlığı, il müftülüğümüz imani ve islahi konularda artık ellerini biraz daha taşın altına koymak zorundalar. Çocuklarımızın dini, imanına göz diken, kuransız, peygambersiz bir din yaşamaya çağıran bu zındıkı ekberlere cevaplarını ilmi yollardan vermelerini temenni ediyoruz. Kıyamete kadar din İslam, kutap Kuran, Peygamber Hz. Muhammed mustafa'dır. Bu da ehlisünnet yoludur. Bundan gayrı ne varsa fasıkların yoludur."