• Dolar
    7.6604
  • Euro
    8.9115
  • G. Altın
    458.49
  • T. Altın
    3120.8

'Koruktan Gelen Şifa' Projesi kapsamında meslek edinen kadın çiftler, ürettikleri koruk suyunu satarak aile bütçesine katkıda bulunuyorlar.

Elazığ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, 'Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor' programı kapsamında bağcılığın en fazla yapıldığı Sün köyünde  'Koruktan Gelen Şifa' Projesi başlattı.

 

 

Proje kapsamında köydeki 28 kadın çiftçiye koruk suyu üretimi ve pazarlanması eğitimi verildi. Çiftçilere ayrıca koruk suyu üretiminde kullanılan teçhizat ve makine desteği de sağlandı.

Proje kapsamında eğitim alan 28 kadın çiftçi, hasat yaparak koruk suyu üretimine başladı. Şişelenerek tüketime hazır hale getirilen koruk suları market tezgahlarında yerini alacak. Satılan ürünlerden elde edilecek gelirlerle kadın çiftçiler gelir sağlayacak.

 

 

Hep Birlikte Üretip, Büyük Türkiye Olacağız

Elazığ Vali Yardımcısı Abdulkerem Abbasoğlu ve Tarım ve Orman İl Müdürü Turan Karahan, Sün köyünde üreticileri ziyaret ederek, kadın çiftçilerin çalışmalarını yerinde inceledi.

Vali Yardımcısı Abdulkerem Abbasoğlu, kooperatifleşmenin önemine dikkat çekerek, "Burada bizim odalar olarak da, üreticiler birliği olarak da yapmamız gereken en önemli işlerden biri kooperaifleşmeyi sağlayarak devletimizin tüm imkanlarını çiftçilere aktarıp daha fazla ürün elde etmek, daha fazla kar elde etmektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bakanlıklarımızın yapmak istediği ve uğraşı alanlarından en önemli alanlardan biri bu. Çiftçilerimizi daha fazla desteklemek, üreticilerimizin daha fazla para kazanmasını sağlamak. Bunu da yapabilmek için bir araya geleceğiz. Kooperatifleşeceğiz ve hep birlikte üretip, büyük Türkiye olacağız." diye konuştu

 

 

"Çiftçilerimizin Buradan Daha Fazla Para Kazanmasını Sağlamak İçin Projeler Üretiyoruz"

Tarım ve Orman İl Müdürü Turan Karahan ise yaptığı konuşmada, Sün köyünün üzüm ve bağcılığın en yoğun yapıldığı ve insanların buradan geçim sağladığı bir bölge olduğunu ifade ederek, "Bizler de Elazığ'da öküzgözü, boğazkere gibi kendine has çeşitleri olan ve yıllık 120 Bin ton civarında üzüm üretimi gerçekleştirdiğimiz bir sektörde, bu sektöre katma değer oluşturmak ve bu sektörün daha da gelişimini sağlamak, aynı zamanda çiftçilerimizin buradan daha fazla para kazanmasını sağlamak için projeler üretiyoruz. Yaptığımız projelerden en önemlisi Sün Köyünde kadın çiftçilerimizle birlikte yürüttüğümüz Tarım ve Orman Bakanlığımızca desteklenen koruktan gelen Şifa projesinin ürünlerini, mahsulünü alıyoruz. Bunun gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz." dedi.

 

 

Saray Yemeklerinde Kullanılıyordu

Koruk suyunun Osmanlı mutfağında yemeklere katılan bir lezzet olduğunu belirten Karahan, "Üzüm sofralık ve şıralık olarak tüketiliyor ancak Osmanlı geleneğinden gelen, Osmanlı saraylarında bütün yemeklerde şifa olarak koruk suyu kullanılıyordu. Ama son dönemlerde maalesef bazı nedenlerden dolayı insanlarımızın sofrasına gelemez oldu. Biz hem o tarihi geçmişimizi ortaya koymak aynı zamanda üzüme daha fazla değer katmak için proje hazırlayıp bakanlığımıza sunduk. Bakanlığımız tarafından desteklendi. İnşallah bunu daha da geliştirerek Elazığ ilimizin marka değeri haline getireceğiz." diye konuştu.

 

 

Kaliteyi Arttırmak İçin Çalışmalarımızı Devam Ettireceğiz

Koruktan Gelen Şifa Projesinin geçen yıl Tarım ve Orman bakanlığınca ödüllendirildiğini hatırlatan Karahan, "Kadınların elinin değdiği her yerde bereket olduğunu bir kez daha koruktan gelen Şifa projemizde de gördük. Bakanlığımız tarafından da geçen sene fark yaratan projeler ödülünü aldı bu projemiz. İnşallah altyapısını daha da geliştirerek sadece Sün köyü değil, bağcılığın yapıldığı bütün köylerdeki kadın çiftçilerimizle birlikte Koruktan gelen şifa projemizi geliştirmek ve daha da kalitesini arttırmak için çalışmalarımızı devam ettireceğiz." ifadelerini kullandı.

 

 

"Üretmenin, Var Olmanın Tadına Vardık"

Tarım İl Müdürlüğünün açmış olduğu bu proje ile koruk suyunu tekrar gün yüzüne çıkardıklarını aynı zamanda kazanç elde ettiklerini belirten Kadın Çiftçi Özlem Sultan Atik, "Bakanlığımızın bize sağladığı destek sayesinde üretmenin, var olmanın emeğin tadına varmayı öğrendik. Geçen yıl 15 Ekim Dünya çiftçiler günü ödül törenine katıldık. Orada ödül aldım. Kendime yeni bir sayfa açtım. Bu şekilde kooperatifleşmeyi de başarırsak güzel bir üretim kapısı açmış olacağız. Hem kendime hem de köyümdeki çiftçi kadınlara. Başlangıçta 28 kadın olarak yola çıkmıştık. Sonrasında tabiki kooperatifleşmeyi başarırsak bu sayımız daha da artacak. Koruk suyu Anadolu'nun unutulmuş kültüründe var olan çok eskilerden Anadolu coğrafyasında her yerde var olan bir lezzetti. Fakat zamanla unutulmuştu. Tarım İl Müdürlüğünün açmış olduğu bu proje ile biz bunu tekrar gün yüzüne çıkardık. Koruk suyunun faydalarını öğrendik, şifasını öğrendik. Yapıp evimizde kullanmaya başladık. Yeri geldi çocuklarımızın bağışıklığı için kullandık. İlk başta bu projeyi bu şekilde kurs sayesinde desteğini almış olduk. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bize vermiş olduğu aletlerle bu desteği sağladı. Bize pazar imkanı sağladı. Ne şekilde bunun tanıtımının yapılacağını gösterdi. Şimdi de kooperatifleşme sürecinde bize ön ayak oluyorlar." şeklinde konuştu.

 

Hastalıklara Şifa, Yemeklere Lezzet Oluyor​

Koruk suyunun birçok hastalığa şifa olduğunu ayrıca yeleklere lezzet kattığını ifade eden Atik,  ürünün üretim aşamasına ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Korukları topluyoruz, yıkıyoruz, süzüyoruz. Nemli kalacak şekilde geldiği zaman bir makinemiz var. Bu makine üzüm salkımından taneleri ayıklıyor. Bir yandan da taneleri çekirdeğine zarar vermeden parçalıyor. Makinede parçalanan üzüm tanelerini alıyoruz, presleme yaptığımız başka bir makineye atıyoruz. Presleme yöntemiyle üzüm suyunu elde ediyoruz. Üzüm şırasını da buzdolabında 24 saat dinlendirip çökertme işlemi uyguluyoruz. Bunun ardından süzüyoruz, pastörize işlemi uyguluyoruz. Son olarak da şişeliyoruz.  Geçen yıl tanıtım amaçlı üretim yaptık. Bu ürünleri Elazığ ve Ankara'daki fuarlarda satışını yaptık. Şuanda piyasaya girmeye başladık. marketlerle anlaşma yapmaya çalışıyoruz. Bu yıl ilk etapta 300 şişe üretim yaptık. Bunu zamanla arttıracağız." dedi.