• Dolar
    7.4839
  • Euro
    9.0395
  • G. Altın
    442.09
  • T. Altın
    2999.2

Doçent Doktor Müstafi Tümamiral BAU DEGS Başkanı Cihat Yaycı Kanal 23 Genel Yayın Yönetmeni Metin Erol’un sunduğu Kanal 23 Ana Haber'e konul oldu. Yaycı Doğu Akdeniz’de durdurulan gemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Tümamiral Cihat Yaycı konuşmasının başında memleketi olan Elazığ'dan övgü dolu sözlerle bahsederek; ‘’Elazığlı hemşehrilerimi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Elazığlı hemşehrilerimle bir araya gelme fırsatı sunduğunuz içinde teşekkür ediyorum. Elazığ bir vatansever toprağı, vatanperver toprağı o yüzden inşallah bizde vatanımıza, milletimize, doğduğumuz topraklarımıza laik şekilde hizmet ediyoruzdur diye düşünüyorum. Bütün amacımızda budur.’’ Dedi.

Kanal23 Ana Haber'e konuk olan Tümamiral Cihat Yaycı’nın açıklamalarından satır başları;

Suç Unsuruna Rastlanılan Bir Firma Değil

Doğu Akdeniz de bizim bir Türk ticaret gemimiz hem de çok dünyaca saygın bir deniz nakliyat firmamıza ait bir gemi. Ufak tefek bir şirke değil, ufak tefek bir gemi değil ve bugüne kadar en ufak bir suç unsuruna rastlanılan bir firma da değil. Bunun altını çizmek lazım.

Bu gemi doğu Akdeniz de Libya açıklarında Libya’ya 40,50 mil civarında muhtemelen benim aldığım bilgilere göre bu Avrupa birliğinin irin harekatı diye bir harekatı var. Bu harekatın amacı da kendilerinin söylediklerine göre biz Libya’ya silah ambargosunu denetleyeceğiz diye ifade ediyorlar. Bu ifade altını çizelim Avrupa birliğinin oluşturduğu bu görev kuvveti deniz görev kuvveti bununla yetkili midir? Birleşmiş milletlerin silah ambargosunu denetleyebilir mi? Böyle bir yetkisi var mı? Hayır böyle bir yetkisi yok. Bunlar kendi kendilerine durumdan vazife çıkartıp aslında Türkiye’ye karşı yapılmış bir hareket. Neden bu harekatın ismi dikkatinizi çekerim Metin Bey İrin harekatı. Aslında Aya İrin. Bu harekatın bundan önceki ismi Aya Sofya idi. İsmini değiştirdiler. Hem Aya Sofya hem Aya İrin isim olarak Türkiye’yi kast ediyor. Bu iyi niyetten uzak kasıtlı bir hareket.

Harekat Aslında Avrupa Birliğinin Ortaya Çıkarttığı Yunanistan’ın İstediği Bir Harekattır

Silah ambargosunu denetleyecekseniz o zaman Hafter’e silah gidip gitmediğini denetleyin önce. Libya’da Türkiye’nin muhatap aldığı yönetim devlet Birleşmiş Milletler'in tanıdığı meşru yönetim olan ulusal mutabakat hükümeti. Eğer böyle bir silah ambargosunun denetlenmesi hususu varsa uluslararası hukuka göre bunun bir kere meşru hükümet olan Ulusal Mutabakat Hükümeti'yle koordine edilmesi ve onunla yetkilendirmesi gerekiyor. Böyle bir durumda söz konusu değil.

Harekat aslında Avrupa Birliği'nin ortaya çıkarttığı Yunanistan’ın istediği bir harekattır. Bunun vazifesi kendilerince ifade edilen vazifesi meşru zemine dayanmamaktadır uluslararası hukuka göre. Diğer yandan velevki meşru bir zemine dayandı diyelim burada uluslararası hukukta deniz sözleşmesi teamül hukuku şekline dönüşmüştür. Dünyada kabul gören uygulamaları vardır.

Bunlardan bir tanesi Birleşmiş Milletler Deniz Hukuk Sözleşmesi'nin 110. Maddesidir.

Elde Somut Delil Olmak Kaydıyla Arama Yapılabilir

110. maddesinde bir gemiye arama için çıkması durumu ancak şu şekilde olabilir elde somut delil olmak kaydıyla, köle ticareti yaptığına dair bir delil varsa ciddi bir işaret varsa deniz haydutluğu yaptığına dair ciddi bir delil varsa uyuşturucu taşıdığına dair ciddi bir işaret varsa o zaman dahi denizde suçların seyir emniyetine karşı tehlikelerin önlenmesine dair bir sözleşme daha var. 1988 yılında imzalanmış 2005 yılında da 4 saatlik süre konusu ortaya konulmuş bir değişiklik var. Eğer bu 4 saatlik sürede değişiklik olursa ilgili devletten gelen cevaba göre hareket edilir.

Gemiler bayraklarını çektikleri ülkenin toprakları sayılırlar. Siz gemiye devletten izin almadığınız sürece giremezsiniz.

Onlar diyor ki dört saatlik süreyi bekledik cevap almadık çıktık. O zaman somut delili oraya koyman lazım. Somut delil yok, ihbar varsa onu ortaya koymak zorunda ihbarı kim yaptı ortaya koyman gerekir.

16 Saat Gemide Kalmışlar

Gemiye çıkılıyor, Türkiye dördüncü saatin sonunda olumsuz cevap vermesine rağmen alman hükümeti de diyor ki olumsuz cevap gelince biz ayrıldık diyor. Bunlar devletlere yakışan davranışlar değil.

Dört saatin sonunda kimse ayrılmıyor. Dört saat sonra çıkıyor askerler çıktıkları zaman 16 saat kalıyorlar. Ertesi gün sabah 10’a kadar kalıyorlar. Bu süreç ilk sorgulanma süreci saat 10’da başlıyor. Gemiye çıkmak istiyorlar kaptanın rızasını alarak kaptan izin vermiyor. Devlette vermiyor ama 16 saat kalıyorlar. Hiçbir deniz subayı böyle bir hata yapmaz emir almadığı sürece. Aramalar 16 saat sürmez bir iki saat sürer en fazla.

Bunun üç yöntemi vardır. Birinci yöntem onay aldıktan sonra gemiye çıkarsınız. Çıktığınız zaman o gemide aramayı o mürettebata yaptırırsınız. Arkasında durursunuz şurayı aç burayı aç dersiniz. İkinci yöntem siz bir kısım personelinizle yaparsınız. Mürettebatı da alır birlikte yaparsınız. Üçüncü yöntem ki en adi suçlarda yapılır. Uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı kitle imha silahı kaçakçılığı yaptığı durumlarda deniz haydutluğu yapan gemilerde çok ciddi şüphe var o zaman gemi mürettebatını bir yere kapatırsınız. İşte yapılan budur Türk mürettebatına en olmayacak şekilde orada videolar var o videolar olmasa alman hükümeti diyecek ki o videolar sayesinde Almanların kaldığı kanıtlandı. Harekatın komutası bir Yunanlı amiralde. Alman gemisi onun emrinde alman gemisinin içinde İtalyan özel kuvvetleri var. Burada en önemli husus Yunanlı komutanın olması.

FETÖ Bunun İçin Zemin Hazırladı

Hemşehrilerimiz bunu bilsinler FETÖ mensupları bunun öncesinde Türkiye’yi uluslararası sularda silah ambargosunu delen millet durumuna düşürmek için kampanya yapıyorlardı. Bir buçuk senedir. Libya’ya Türkiye silah ambargosunu delerek silah getiriyor. Libya’da iç savaşa neden oluyor diye her yerde yazıyorlardı. Bu harekatın amacı geminin durdurulmasıyla çerçevelenemez. Bu bir milli beka sorunudur çok ciddi bir tehlikedir. Bunun arkasında iç ve dış Türk düşmanı mihrapların işi.