• Dolar
    6.8554
  • Euro
    7.7423
  • G. Altın
    390.63
  • T. Altın
    2641.9

Milattan önce 2 binli yıllarda inşa edildiği düşünülen, toprak kale olarak da bilinen Sivas kalesinde süren arkeolojik kazılar tarihe ışık tutacak.
Sivas’ta kent merkezinde bulunan, milattan önce 2 binli yıllarda Hititler tarafından inşa edildiği düşünülen toprak kalede, bir yıl önce başlayan arkeolojik kazılar verilen aranın ardından yeniden başladı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Eser başkanlığında süren kazılarda, geçmişte kale çevresinde önemli bir seramik atölyesi bulunduğu tespit edildi. Öte yandan kazılarda 17. Yüzyıl Avrupa’sına ait buluntulara da rastlanıldı.
Kazı başkanı Prof. Dr. Erdal Eser, Toprak kalenin Sivas’taki en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu belirterek, “Sivas kalesi toprak kale olarak biliniyor. Burası Sivas’ın en eski yerleşim yerlerinden birisi. Buranın özellikle Ortaçağ’da çok önemli yaşam alanı olduğunu biliyoruz. Yaptığımız çalışmalarda özelikle Selçuklu döneminde saray yapılanmasının bu tepede olduğuna dair buluntularımız oldu. Bu alanda yaklaşık 1 yıldır temel kazıları gerçekleştiriyoruz. Şuana kadar yaptığımız çalışmalarda belli bir döneme ait mimari kalıntılardan söz etmek pek mümkün değil. Özellikle geç döneme ait, Osmanlının sonu Cumhuriyetin başı, bu dönemlere ait konut temelleri ile karşılaşıyoruz. Bu arada önemli veriler de söz konusu. Bulunduğumuz yerde, geçmişte çok önemli bir seramik atölyesi bulunduğunu tespit ettik. Alanın fazlası ile tahrip edilmiş olması sağlıklı verilere ulaşmamızı da engelledi” dedi.

Avrupa buluntuları tespit edildi
Kazılarda 17.yüzyıla ait Avrupa buluntuları tespit edildiğini kaydeden Prof. Dr. Eser, “Kent arkeolojisi açısından Sivas’ın çok önemli olduğunu biliyoruz. Büyük oranda veri sakladığından, gizlediğinden eminiz. Bunlar yapılan çalışmalarla ortaya çıkıyor. Hemen hemen her döneme ait seramik verisi ile karşılaşıyoruz. Taş ve maden buluntularımız var. Özellikle 17. yüzyılda Hollanda ile olan bağlantılar nedeniyle bazı Avrupa verilerine de ulaşmış bulunuyoruz. Divriği kalesinde yaptığımız Arkeolojik çalışmalarda bulduğumuz malzemelere benzer malzemelerin de burada çıkıyor olması bizim açımızdan önemli” şeklinde konuştu.