• Dolar
    6.6261
  • Euro
    7.3054
  • G. Altın
    338.15
  • T. Altın
    2155.8

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan canlı yayında konuştu.

'SURİYE MESELESİ TÜRKİYE İÇİN ASLA BİR MACERA ÇABASI DEĞİL'

Ülkemizin göz bebeği İstanbul'da ikamet eden siz mevcut ve eski milletvekili arkadaşlarımla bu vesileyle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Özellikli bir mücadeleyi yürüttüğümüz dönemde burada yapacağımız istişarelerin önemli olduğuna inanıyorum. Suriye meselesi Türkiye için asla bir macera ve sınırlarını genişletme çabası değildir. gerek siyasette gerek medyada gerekse diğer çeşitli platformlarda ülkemizin Suriye'de yürüttüğü mücadelenin anlamını hala kavramayanlar bulunduğunu üzüntüyle görüyoruz.

 

'TERÖR ÖRGÜTÜ SAHADA VARLIK GÖSTEREMEZ TEDBİRLERİ ALDIK'

Terör örgütünün sahada varlık gösteremez tedbirleri aldık. Terör örgütlerinin istismar ederek vatandaşlarımızın kafasını bulandırdığı sorun alanlarını çözmek için tarihi adımlar attık. Geniş bir yelpazede uzanan bu adımların olumlu neticesini de hamd olsun aldık. Ekonomide ve temel hizmet alt yapısında sağladığımız genel iyileşme ile tüm vatandaşlarımızın hayat seviyelerini yükselttik. Bundan 9 yıl önce 2011 yılında ilan ettiğimiz 2023 hedeflerimiz ulaşmak istediğimiz seviyeyi gösteren çok önemli bir çıtaydı. Türkiye şahlanışa geçmişken Gezi olaylarıyla başlayıp ardı arkası kesilmeden devam eden iç ve dış sıkıntılarla karşılaşmaya başladık. Milletimiz bu süreçte her zaman hayranlıkla ifade ettiğimiz derin irfanıyla oynanan oyunu gördü ve bizim yanımızda yer aldı.

 

'ÜLKEMİZİ BİR TERÖR KORİDORUYLA KUŞATMAYA KALKTILAR'

Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle engelleri birer birer aşarak yolumuza devam ettik. Elbette bedeller ödedik. Hedeflerimize ulaşmada gecikmeler yaşadık. Ama ülkemizin yere kapaklanmasına, yeniden eski günlere dönmesine asla fırsat vermedik. 15 Temmuz darbe girişimi Türkiye'yi içerden çökertme girişimlerinin zirvesini teşkil ediyordu. Buradan da netice çıkmayınca, bu defa ülkemizi bir terör koridoruyla kuşatmaya kalktılar. Şu gördüğünüz mekan 15 Temmuz'u tam manasıyla yaşamış bir mekandır. Çatımızın üstüne çıkmaya yeltendiler, duvarlara merhume annemle ilgili haşa edepsizce, hayasızca sloganlar yazdılar. Ve 500 metre ötede bezmi alem valide sultan camiini üç gün üç gece işgal ettiler ve orada bira şişelerini kutularını topladık. Bütün bunları yaşadık. Bunlar burada yaşandığı halde kendilerine güya vatansever havasına girenler, bu ülkeyi sevdiklerini ilan edenler ne yazık ki aydınlık gençler diye ana muhalefetin başı bu gençleri ilan etmeye çalıştı. Bunlar aydınlık filan değil tamamıyla aldatılmış gençler. Bu da ifademin en iyi yanıdır.

 

"YENİ BİR GÖÇ DALGASINI KALDIRABİLECEK DURUMDA DEĞİLİZ"

"Yaklaşık 4 milyon insan rejimin kanlı saldırıları sebebiyle sınırlarımıza doğru harekete geçmiştir. 1,5 milyonu şu anda sınırımızdadır. 3,7 milyon Suriyeliyi ülkemizde barındırıyoruz, yeni bir göç dalgasını kaldırabilecek durumda değiliz."

 

"PUTİN'E 'ARADAN GEÇKİLİN BİZİ REJİMLE BAŞ BAŞA BIRAKIN' DEDİM"

Biz oraya Esed'in değil, Suriye halkının davetlisi olarak gittik. Suriye halkı bu iş bitti demeden çıkma niyetimiz yok. Dün sayın Putin'e de "Sizin orada ne işiniz var" dedim. Putin'e "Aradan çekilin, bizi rejimle baş başa bırakın" dedim.

 

"SINIRLARIMIZI ARINDIRMAZSAK YARINKİ MANZARA ORTADA"

Karşımızdaki senaryonun asıl hedefi Suriye değil, Türkiye'dir. Suriye'de istediklerini alanlar, namluları hemen Türkiye'ye çevirecektir. Sınırlarımızı arındırmazsak yarınki manzara ortada. Eğer bu savaşı bugün Suriye'de, İdlib'de vermezsek yarın Şırnak'ta, Hakkari'de vermek zorunda kalırız. Bugün Suriye'yi fiilen 3'e bölenlerin Türkiye'nin bütünlüğüne saygı göstereceğini düşünmek gafletten öte bir durumdur. PKK'nın, 1984'te gerçekleştirdiği ilk eyleminden itibaren kendi topraklarımızda 7500'e yakın güvenlik görevlimiz ile 6800'e yakın sivil vatandaşımızı kaybettiğimizi unutmayalım. Bugün sadece Suriye'de eğitilmiş ve donatılmış terörist sayısı 40 bin ile 60 bin arasında ifade ediliyor.

 

“SURİYE’DE NE İŞİMİZ VAR DİYE SORMAK, TÜRKİYE TERÖR ÖRGÜTLERİNE TESLİM OLMALI DEMEK”

Şu anda ekranları başında bizi izleyen milletime özellikle sesleniyorum: 'Türkiye'nin Suriye'de ne işi var?' sorusu, aslında 'Türkiye terör örgütlerine ve kendine düşman bir rejime teslim olmalı.' önerisini bize tavsiye ediyorlar. Bunların yaptığı budur. Şimdi milletime soruyorum, terör örgütlerine, ülkemize düşman rejime boyun mu eğelim, diz mi çökelim. Suriye'de verilen mücadelenin hepimizin geleceği ile ilgili olduğunu herkesin görmesi ve kabul etmesi gerekiyor.

 

“ŞEHİTLERİMİZİN KANLARINI YERDE BIRAKMAYACAĞIZ”

Bu mücadelede şehit düşen her evladımızın acısı yüreğimizi dağlıyor. Şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmayacak. İdlib harekatımızda önceki gün vermiş olduğumuz 34, daha sonra 36'ya çıktı. Şehitlerimiz inanıyorum ki bu milletin vatan kılınması mücadelesinin zirve yaptığı noktalardır. Şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmayacağız. Rejime de onları destekleyenlere de kararlığımızı göstereceğiz. 2 bin 100'ün üzerinde rejim askeri öldürüldü.

 

“NE RUSYA SÖZÜNÜ TUTABİLDİ NE DE AMERİKA”

Güvenli bölge için çalışmalarımız devam ediyor. Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Barış Pınarı Harekatı bölgesinin sağında ve solundaki bölgelerde bize verilen sözlerin tutulmadığını biliyoruz. Ne Rusya sözünü tutabildi ne Amerika. Dün bunu her iki liderle de paylaştım. Biz gereğini yapıyoruz ama onlar gereğini yapamıyor.

 

“KAPILARI KAPATMAYACAĞIZ”

İdlib'de de mutabakatlara uyulmadı. Bizim huzuru koruma çabamıza ateşle karşılık veriyorlar. Bu durumu sadece izlemekle kalanların açıklamaları da samimi değildir. Terör örgütüne ve rejim binlerce TIR silah yardımı yapanlar, Türkiye ne bu konuda ne de mülteciler konusunda destek veriyor. Biz aylar önce eğer bu durum böyle devam ederse kapıları açacağımızı söylemiştik. Şimdiye kadar zorlayıp kapıları geçenlerin sayısı 18 bin oldu, kapıları kapatmayacağız. Biz bu kadar mülteciyi beslemek barındırmak zorunda değiliz.

 

"İNSANSIZ DENİZALTIMIZI YAPACAĞIZ"

İnsansız denizaltımızı yapmak için çalışmalarımız sürüyor. İnşallah en kısa sürede onu da yapacağız. Türkiye'nin batacağını, küçüleceğini söyleyenlere 2019'da neredeyse yüzde 1 büyüme ile gereken dersi verdik.