• Dolar
    5.6592
  • Euro
    6.3832
  • G. Altın
    259.16
  • T. Altın
    1746.0

Şair ve yazar Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, vefatının 27. yılında düzenlenen etkinlikle yad edildi.

Şair ve yazar Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, vefatının 27. yılında düzenlenen etkinlikle yad edildi.

Şair Özcan Ünlü moderatörlüğünde, Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleşen programda, Prof. Dr. Suphi Saatçi, Prof. Dr. Abdulkadir Emeksiz ve Talat Gençosmanoğlu, konuşmacı olarak yer aldı.

 

 

Şairin oğlu Talat Gençosmanoğlu, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun şiirleriyle Türk milletinin yüksek değerlerini öne çıkardığını belirterek,

"Babam derin bir tarihi bilgiye sahipti, şiirlerinden de anlaşılacağı gibi dönemin tarihi, siyasal, sosyal şuur ve ahlaki misyonla geçmiş ile gelecek arasında köprüler kurmuştur. Onun şahsiyetini bir cümleyle ifade etmek gerekirse 'Türk insanının tip sosyolojisini şiirle analiz etmeyi başaran adamdır' diyebiliriz." şeklinde konuştu.

Gençosmanoğlu, babasının şiir anlayışını, "Türk milletine ve Türk gençliğine mensubu olduğu milletin gücünü anlatmak" şeklinde tanımladı.

 

 

"HER MİLLETİN ORİJİNAL DESTANI YOKTUR"

İstanbul Üniversitesi Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Emeksiz, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun neden destan türünde şiirler kaleme aldığını ve nasıl yazdığını anlattı.

Emeksiz, edebiyatta uzun soluklu olan ve kahramanlık anlatan şiir türüne destan denildiğini belirterek,

"Her millet destan hayali kurar ancak her milletin orijinal destanı yoktur. Türklerin milattan 2 bin yıl öncesinde bile destan formunda eserleri olduğu biliniyor. Destan, bir milletin tümünü etkileyen olayların sözlü kültürde yer alması ve ozanlar tarafından zapt edilmesidir." dedi.

Şairin destanlarında yer alan cümlelerin hareket bildiren fiillerle yazıldığına dikkati çeken Emeksiz, "Destanlar mekan anlamında açık ve geniş mekanların eseridir. Onun destanlarında uçsuz bucaksız bozkırlar vardır ve milli romantizmin idraki bakımından heyecan vericidir. Eminim ki nesilden nesle kalıcı olacaktır." ifadelerini kullandı.

Emeksiz, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun Elazığlı olmasına atıfta bulunarak, bölgenin kültür havzasının genişliğinin, şairin ufkunu genişleten etkenler arasında olduğunu dile getirdi.

Şairin eserlerinde gök, yer ve yeraltı mekanlarının birbirini tamamlayan zıtlıklar hainde bulunduğunu ifade eden Emeksiz, "Gençosmanoğlu'nun şiirlerinde telmih sanatı çokça yer almıştır. Mısralarını okurken Türk-İslam tarihindeki olayları hatırlatır ve onların unutulmamasını sağlar." diye konuştu.

 

 

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mimarlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suphi Saatçi, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu ile öğrencilik yıllarında tanıştığını kaydederek, şairin "hoyrat" şiir türünde çok önemli eserler verdiğini belirtti.

Gençosmanoğlu'nun güçlü bir şiir diline sahip olduğuna dikkati çeken Saatçi, "Şiirlerini okurken Türk'ün büyük milli hafızasını şiirlerine nasıl fevkalade işlediğini görebilirsiniz. Bence o, Hüseyin Nihal Atsız'ın manzum olarak edebiyatla buluşmasıdır. Atsız'ın fikirlerini destanlarıyla anlatmıştır." dedi.

Saatçi, anma programını düzenleyen Elazığ Dernekler Federasyonu (ELFED), Türk Edebiyatı Vakfı ve İstanbul Ağın Kültür ve Yardımlaşma Derneği'ne teşekkür etti.

Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, Kadıköy Kaymakamı Mustafa Özarslan ve ELFED Genel Başkanı Faik İçmeli'nin yanı sıra şairin yakınları ve sevenlerinin katıldığı etkinlik, müzisyen Salih Turan'ın müzik dinletisiyle sona erdi.