• Dolar
    7.3268
  • Euro
    8.6312
  • G. Altın
    480.43
  • T. Altın
    3292.7

Sakarya’nın Hendek ilçesinde 3 Temmuz’da 7 kişinin öldüğü 127 kişinin yaralandığı havai fişek fabrikasındaki patlamanın ardından imha edilmek için taşınan patlayıcılar ikinci patlamaya sebep oldu. 3 askerin şehit olduğu, 11 asker ve şoförün yaralandığı patlama sonrası, yapılan yanlışlarla ilgili uzmanlardan açıklamalarda bulundu.

 

Yaşanan ikinci patlamanın Afet uzmanı Dr. Kubilay Kaptan, "Patlayıcıların 15 gün soğutulması gerekiyordu" dedi. Kimya Mühendisleri Odası Eskişehir Bölge Temsilciliği Başkanı Kenan Çalışır ise
"Havai fişek ve diğer tehlikeli kimyasal malzemeler yerinde ya da yakın bir alanda küçük miktarlarda imha edilmeli" dedi.

 

 

 

Uzmanların yaptığı açıklamalar akıllara yaşanan ikinci patlamada ihmal olup olmadığı sorularını akıllara getirdi.

Hendek Belediyesi'ne ait kamyona yüklenen patlayıcılar dün Adapazarı Taşkısığı'ndaki taş ocağına götürüldü. Patlayıcılar kamyondan taş ocağındaki çukura boşaltılırken 11.30 sıralarında şiddetli bir patlama meydana geldi. Dünkü faciada üç asker şehit oldu, 11 jandarma ile kamyon sürücüsü yaralandı.

Afet uzmanı Dr. Kubilay Kaptan imha edilen havai fişeklerin en az 15 gün soğutulmasının, imha işleminin yerinde yapılmasının, nakliye işlerinin başka araçlarla gerçekleştirilmesinin ve bölgede uzman isimlerin bulunmasının gerektiğini dile getirdi.

Kaptan "Birinci patlamadan sonra olay yerindeki yangın söndürüldü. Ardında yanmayan ve patlamayan materyaller var. Bunlar pimi çekilmiş bomba gibidir. Bu materyallerin yerinden kaldırılmadan 15 gün soğutulması gerekiyordu. Çünkü bin derecelik sıcaklığa maruz kalmış. "Nasıl olsa patlamadı" diyerek kamyonun arkasına alıyoruz ve başka yere taşıyoruz. Yüksek sıcaklık var, nem var. Oradaki kamyonun kazasıyla çok daha büyük olay olabilirdi.’’ dedi.

Kimya Mühendisleri Odası Eskişehir Bölge Temsilciliği Başkanı Kenan Çalışır, "Havai fişek ve diğer tehlikeli kimyasal malzemelerin taşınması doğru değildir. Yerinde ya da yakın bir alanda küçük miktarlarda imha edilmelidir. Patlayıcıların taşınması zorunlu ise önlemler alınarak taşınmasına dikkat edilmesi gerekir" dedi.

 

 

 


"Küçük miktarlarda imha edilmeli"


Arta kalan patlayıcıların taşınmasının yanlış olduğunu ve yerinde ya da yakınında imha edilmesi gerektiğini belirten Başkan Çalışır, "Patlama ve yangın sonrası geride kalan havai fişek ve diğer tehlikeli kimyasal malzemelerin taşınması doğru değildir. Bu malzemeler yüksek sıcaklık ve ısıya maruz kaldıkları için güvensiz patlayıcı olarak değerlendirilirler. Yapılması gereken yerinde ya da çok yakın bir alanda küçük miktarlarda imha edilmesidir. Taşımak başlı başına bir yanlıştır. Bu tip taşıma işlemine muhakkak tehlikeli madde güvenlik danışmalığı sertifikasına sahip bu konuda uzmanlaşmış kimya mühendisi kişilerin nezaret etmesi gereklidir" diye konuştu.


"Önlemler alınarak taşınmasına dikkat edilmesi gerekir"


Patlayıcıların taşınması mecburi hallerde önlemler alınması gerektiğinin altını çizen Başkan Çalışır, "Arta kalan patlayıcıların taşınması zorunlu ise bu konuda yayınlanmış yönetmelik ve tüzüklerdeki hükümler gereğince önlemler alınarak taşınmasına dikkat edilmesi gerekir. Bu konuda yayınlanmış önemli belge vardır. Bunların birincisi Tehlikeli Maddelerin Kara Yolu İle Taşınması Yönetmeliği diğeri ise 1987 yılında çıkarılmış olan Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemesi ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi Usul ve Esaslarına İlişkin tüzüktür. Patlayıcı maddelerin yok edilme esaslarına dair yönetmelikte de patlayıcıların taşınma öncesi alınması gereken önlemleri anlatmaktadır. Örneğin kara barut taşınıyorsa taşıma öncesi en az yüzde 15 nemlendirilmesi gerektiği, taşıma için özel imal edilmiş taşıyıcı ile taşınması gerektiği, keza patlayıcıların tank ya da konteyner içerisinde taşınması gerektiği gibi" şeklinde konuştu.

 

 

 

Dün Bölgeye giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, fabrikadaki patlamanın ardından kalan patlayıcıların o alanda bulunmaması kararı alındığını belirterek şunları söyledi:

"15 ton patlayıcı cumartesiden itibaren taş ocağına taşınmaya başladı. Bu patlatmanın başında jandarmamıza bağlı patlayıcı imha timimiz var, komutanımız var. Onların idaresinde, savcılarımızın kontrolünde patlatma işlemi gerçekleşti. 15 tonluk patlatma işlemi bugüne kadar gerçekleştirildi. Son 1-1,5 tonluk patlamaya hazır mühimmat varken bu müessif olay başımıza geldi. Tam boşaltma esnasında neden patlama olduğunu soruşturma sonunda anlayacağız. Maalesef 2'si patlayıcı imha timinden 1'i Ankara'dan, 1'i İstanbul'dan görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız ve 1'i de alanın güvenliğinden sorumlu jandarma personelimiz şehit oldu. Yaralı 11 jandarma personelimiz var. Bir de kamyonun şoförü arkadaşımız ağır yaralandı. Üç arkadaşımızın dışında diğer yaralılarımızın hayati tehlikesi yok."