• Dolar
    6.9892
  • Euro
    8.237
  • G. Altın
    442.65
  • T. Altın
    3034.1

Anadolu’nun işgaline karşı haklı seslerini duyurmak amacıyla 10 Aralık 1919’da ilk kadın mitinginin gerçekleştirildiği Kastamonu’da 100. yıl etkinliklerine katılmak üzere şehre gelen İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Argon Ersoy, Milli Mücadele döneminde, erkekleri cephede olan bütün kadınların, cesurca üzerine düşen görevi yerine getirdiğini söyledi.
10 Aralık 1919 tarihinde Kastamonu’da 3 bin kadının katılımı ile Anadolu işgalini protesto etmek üzere gerçekleştirilen ve kaynaklarda ülkenin ilk kadın mitingi olarak yer almasıyla simgesel değere sahip olan 10 Aralık İlk Türk Kadın Mitinginin 100. yıl etkinleri devam ediyor. Etkinliklere katılmak üzere Kastamonu’ya gelen İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Argon Ersoy, katıldığı bir konferansın ardından yaptığı açıklamada, “İlk Türk Kadın Mitinginin 100. yıl etkinlikleri dolayısıyla Kastamonu’ya davet edildim. Hakikaten böyle bir olayın içerisinde olmak çok güzel bir duydu. Çünkü çok önemli, o dönemde kadınların buna kalkışması cesurca, çünkü biliyorsunuz erkeklerin hepsi cephelerdeydi. Burada Ersizlerdere diye bir köyümüz bile var. Kadınlara düşmüş birçok zor iş, Şehit Şerife Bacımız var biliyorsunuz, mermi taşırken soğuktan donarak şehit oluyor. Çocuğunu merminin üzerine yatıran kahraman kadınlarımızdan bahsediyorum. Böyle bir olayın 100. yılında Kastamonu’da olmak tabii ki de benim için bir onur meselesidir. Bu etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Kastamonu’nun kendisi için ayrı bir öneme sahip olduğunu söyleyen Selma Ersoy, “Benim Kastamonu’ya üçüncü gelişim. Dedem Mehmet Akif Ersoy ile ilgili benim burada anılarım var. Dedem Mehmet Akif Ersoy, Anadolu’ya Milli Mücadele için çağrıldığı zaman koşarak Kastamonu’ya geldi ve burada da ‘Sebilürreşad’ dergisini çıkarmıştır. Hatta İstiklal Marşımız kabul edilmeden Açıksöz Gazetesinde İstiklal Marşımız yayınlanmıştır. Burada Nasrullah Camisinde vaazlar vermiştir. Bu dergileri ve vaazları çoğaltılıp bütün cephelere dağıtılmıştır ki askerlerin morali düzelsin diye. Çünkü dedem, orada Sevr Antlaşmasının ne demek olduğunu boğazımıza dayanmış bir bıçak olduğunu anlatır. Dedem, şöyle der dinleyenlere: ‘Ey güzel milletim, Sevr Antlaşması çok kötüdür, boğazımıza dayanmış bir bıçaktır. Düşmanlar bizim her şeyimizi istiyorlar ve birlik olmanın tam zamanıdır. Çünkü düşmanlar 10 yıl, 20 yıl sonrasını değil, 1000 yıl sonrasını düşünerek planlar yaparlar. Bu yüzden birlik olmalıyız düşmana karşı, evelallah onların hepsini kovarız. Ama onların gidecek toprakları var, bizim ise bu topraklardan başka bir karış yerimiz yok. Onun için bu topraklar çok iyi korunmalı, Mustafa Kemal’in yanında olmalı ve Milli Mücadelenin tam içerisinde olunmalı’ der” diye konuştu.
Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadelenin manevi liderlerinden olduğuna dikkat çeken Selma Ersoy, “Dedem Mehmet Akif Ersoy, biliyorsunuz vaaz vermek için, silah bulmak için, cephe ceple Mustafa Kemal ile dolaşır, 12 yaşındaki minik dayımla birlikte cephe cephe gezmiştir. Dedem Mehmet Akif Ersoy, Milli Mücadelenin manevi liderlerindendir. Bu yüzden Kastamonu’da benim için ikinci bir vatan gibidir” şeklinde konuştu.