• Dolar
    5.7035
  • Euro
    6.3169
  • G. Altın
    274.65
  • T. Altın
    1856.1

Manisa’nın tarihi Kula ilçesinde uzun yıllardır beslediği güvercinler ile ’kuşçu Zabun Hoca’ olarak bilinen ve Kula’nın tanıtımına büyük katkılar sağlayan emekli öğretmen Hüseyin Zabun, vefat eden babası Mehmet Zabun’un hatıralarını yaşatıyor. Yıllardır evlerinin kapısını tüm ziyaretçilere açık tutan Hüseyin Zabun babasından kalma ayakkabı tamirinde kullanılan masa ve malzemeleri de sergilemeye başlayarak unutulmaya yüz tutan bir mesleği de gençlerle buluşturuyor.
Kula’da uzun yıllar öğretmenlik yapan ve emekli olduktan sonra Kula’da gönüllü olarak rehberlik yaparak Kula’nın tanıtılmasına büyük katkı sağlayan, kuşçu Zabun Hoca olarak da bilinen Hüseyin Zabun, uzun yılladır ilçenin tarihi ve kültürel miraslarına sahip çıkmaya çalışmasının yanı sıra, 2018 yılının Eylül ayında vefat eden babası Mehmet Zabun’un da hatıralarını yaşatmaya çalışıyor. İlçe halkı tarafından oldukça tanınan ve ilçede uzun yıllar ayakkabı tamirciliği yapan babası Mehmet Zabun’un o yıllarda kullandığı ayakkabı tamir masası ve ayakkabı tamirinde kullandığı malzemeleri evinin bahçesinde vatandaşların ziyaretine açtı. ‘Zabunlar Konağı’ olarak bilinen tarihi Kula evinde babasının çeşitli hatıralarını yaşatan Hüseyin Zabun, unutulmaya yüz tutan mesleklerden biri olan ayakkabı tamirciliğini gençlere eskiden nasıl yapıldığını göstermek amacıyla babasının kullandığı malzemeleri gün yüzüne çıkardı.

"Yıllardır kapımız herkese açık"
Kula’nın tanıtımı için çeşitli katkılar yaptığını belirten Hüseyin Zabun, babasının ayakkabı tamirciliği yaptığı yılları hatırladığını ve babasının hatıralarını yaşatmak için elinden geleni yaptığını söyledi. Eskimeye yüz tutmuş bir meslek olan ayakkabı tamirciliği mesleğinin babasının dönemlerinde kullanılan malzemeleri misafirlerinin ziyaretine açtığını kaydeden Hüseyin Zabun, "Burası bizim ev. Bizim ev derken, benim doğduğum büyüdüğüm yaşadığım, annemin babamın yaşadığı kardeşimle beraber uzun zaman yaşadığım bir ev. Benim için çok önemli çok değerli. Saraylara köşklere değişmem. Zabunlar evi burası. Birçok vatandaşımızın söylediği şekliyle, kuşçu Zabunlar evi. Namı değer kuşçu Zabun hocanın evi. Burada mümkün olduğu kadar evin tarihi dokusunu korumanın yanında, evimizi Kula’ya tanıtma amacıyla her gelen misafirlerimize açık olması bizim için çok önemli. Yıllardan bu yana rahmetli babamla beraber kapımız açıktır. Yurdun her yanından insanlar gelir, misafirimiz olurlar, evi gezerler, güvercinlere bakarlar, fotoğraf çekerler. Kula insanının güzel ve hoşgörülü sohbetini dinlerler ve Kula evleri o insanlar ile beraber güzeldir. O insanların olmadığı evler mahzundur. O mahzunluğu görüyoruz, üzülüyoruz ve gerçekten de o eski Kula’yı özlüyoruz. Şimdi neredeyim biliyor musunuz? Masanın başında oturuyorum. Bu masa nedir derseniz. Bu masa benim için önemli. Babamın ayakkabıcılık yaptığı yılları bilirim. Dükkanı Taş Mahalle kahvesinin karşısında, büyük çınar vardı, çukur çeşme vardı ve burası Kula’nın çınar altı olarak adlandırılan bir yeriydi. Orada babamın küçük bir ayakkabıcı dükkanı vardı. İşte bu tezgahta babam ayakkabı dikerdi. Dikerdi de, sürekli ayakkabılardan yeteri kadar para kazanamadığını, lastik ayakkabılar çıktığını ve fabrikasyon olduğu zaman onların işlerinin kesat olduğunu söylerdi. O durum olumsuz şekilde etkilendikten sonra babam bu mesleği bıraktı ve bankada çalışmaya başladı, bankadan emekli oldu, uzun yıllar yaşadı ve İzmir’in kurtuluşu günü 9 Eylül 2018’de vefat etti. Ama bu masadaki bu aletler, kerpeteniyle, çekiciyle, delicisiyle ve daha küçük çekiciyle hemen her şey böyle korunmuş vaziyette. Masayı da çıkardım bahçeye koydum ve babamın anıları, o yaşanan güzel günler ve bir o kadar da zor günlerdi. Her şey bu kadar bol değildi. Bir ayakkabı ya da kıyafet almak, bizim için gerçekten o günleri yaşadığımızda düşünüyorum da gerçekten zordu ama çok mutluyduk. Şimdiki çocukları mutlu etmenin son derece zor olduğunu düşünüyorum. Yine evimizde mümkün olduğu kadar kapımız açık, insanları ağırlıyoruz. Bazen 300’den fazla misafirimiz geliyor onlarla beraber geziyoruz ve ben sağlığım yettiği sürece bu evde, yani Zabunlar evinde, Zabun hoca olarak Kula’nın tanıtımına katkı sağlamaya, misafirlerimi ağırlamaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

50 yıldan fazla güvercin besliyor
50 yıldan fazladır güvercin sevdası ile yaşadığına da dikkat çeken Hüseyin Zabun, "Burası benim güvercinlerimin olduğu yer. Güvercinler derken, güvercinler benim hayatımda çok önemli yer kaplar. Ailemden sonra gelir. 12 yaşımdan bu yana güvercin sevdasıyla büyüdüm. Artık yaşımı söylersem kaç sene olduğu ortaya çıkar ama ben yine de söyleyeyim. 50 yıla yakın bir süreçtir güvercinler ile beraberim. Bu sevgi işidir. Yani bunları sevmeden hiçbir şey yapamazsınız. Sayı itibari ile benim yakın zamana kadar binin üzerinde güvercinim vardı. Renk renk, cins cins. Onların bakımından, beslenmesinden tutun da, şuana gelene kadar 25-30 senelik ırkları çoğaltmak için büyük çabalar sarf ettim ve güvercin konusunda Türkiye’nin hemen her yerinde tanınan bir insan konumunda oldum. Küçüklüğümüzde bize şöyle söylerlerdi. Güvercin beslemeyin, güvercin uğursuzluk getirir, güvercini iyi insanlar beslemez derlerdi. Allah aşkına hayvan sevgisinden daha güzel bir şey var mı? Hayatım boyunca hiçbir zaman güvercin beslemekten asla vazgeçmedim. Öğretmen oldum, göreve başladım, öyleyken yine de evimde babamın baktığı güvercinler vardı. Şu anda kuşlarımın sayısı bin civarında değil ama yine de 250 -300 adet güvercinim var. Bunlar özenle bakım isteyen, itinayla sevgi isteyen canlılar. Hayvanları sevmeyen insanları sevmez. Çocuklarımızı da hep hayvan sevgisi, doğa sevgisiyle yetiştirirsek, inanın toplumda hoşgörü olur, sevgi olur, kin ve nefret olmaz. Türkiye’de Zabun hoca markası güvercinle beraber büyüdü. Artık her yerde güvercin konusunda eşimiz, dostumuz ve bizi takip eden binlerce insan bizim beslediğimiz güvercinler ile beraber yaşamın belli alanlarında bizi takip ettiler. 2005 yılından bu yana zabunhoca.com adresinde Kula ve güvercin tanıtımlarını sürdürdük ve hala da devam etmekteyiz. Buradaki güvercinlerim benim gücüm yettiği kadar yine var olacak ve güvercin sevgimi devam ettireceğim. Adam gibi besleyen ve bu işi seven gençlere de bunu aşılamaya gayret edeceğim” şeklinde konuştu.