• Dolar
    5.8127
  • Euro
    6.4694
  • G. Altın
    275.96
  • T. Altın
    1861.6

HIV’in vücudun savunma sisteminde rol oynayan hücreleri yok eden bir virüs olduğuna dikkat çeken Üroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hamit Öztürk, “HIV testinin doğru sonuç vermesi için kanda antikorların oluşması gerekir. Bu nedenle HIV testi, virüsle temastan itibaren 4-6 hafta sonra en doğru sonucu verir” dedi.
Toplumda HIV (insan bağışıklık yetmezlik virüsü) ile ilgili yanlış bilgilerin olduğunu belirten VM Medical Park Samsun Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hamit Öztürk, virüsün teşhisi ve bulaşma yollarıyla ilgili bilgiler aktardı.
Dr. Öğr. Üyesi Hamit Öztürk, “HIV, kan ve korunmasız cinsel temas yoluyla bulaşan ve vücudun çeşitli dokularına yerleşebilen, ancak esas etkilerini bağışıklık sistemi üzerinde gösteren bir virüstür. AIDS (edinilmiş bağışıklık yetmezlik sendromu) ise bir evredir. Hastalık değildir. Virüs vücuda girdikten sonra oluşan enfeksiyonunun ileri evresidir. En yaygın bulaşma; korunmasız cinsel birleşmedir. Korunmasız cinsel ilişkide bulunanlar, HIV pozitif kanın temas edebileceği cinsel temas ya da açık deriye temasta bulunanlar, steril olmayan iğne, delici alet kullananlar mutlaka HIV testi olmalıdır. HIV testi kişinin gizliliği tamamen gözetilerek yapılmaktadır. Testin doğru sonuç vermesi için kanda antikorların oluşması gerekir, bu nedenle HIV testi, virüsle temastan itibaren 4-6 hafta sonra en doğru sonuçları vermektedir” açıklamasında bulundu.

HIV’in bulaşmadığı durumlar
HIV için geliştirilen ilaçların virüsün vücutta çoğalmasını ve bağışıklığı baskılayıcı etkisini önleyerek, HIV pozitif kişilerin uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesini sağladığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, bunun için tedaviye erken başlanması ve doktor kontrolünde düzenli olarak devam edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Dr. Öğr. Üyesi Hamit Öztürk, HIV’in bulaşmasıyla ilgili yanlış bilinen bilgileri ise şöyle anlattı:
“HIV, aynı sosyal ortamda, odada, okulda, iş yerinde bulunma, aynı havayı soluma, hapşırma, öksürük, tükürük, gözyaşı, ter, idrar, dışkı gibi vücut çıktıları, tokalaşma, sosyal öpüşme, el ele tutuşma, sarılma, deriye dokunma, okşama, kucaklama, öpme, sağlam deriye kan teması, aynı kaptan yemek yeme, aynı bardaktan içecek tüketme, ortak çatal, kaşık, bardak, tabak, telefon kullanma, aynı tuvaleti, duş ve musluğu kullanma, aynı yüzme havuzunda yüzmek, deniz, sauna, hamam gibi ortak alanları kullanma ve ortak kullanılan havlular, sivrisinek ve benzeri böcek sokması, hayvan ısırması, kedi, köpek gibi hayvanlarla yaşamak gibi durumlarda bulaşmaz.”