• Dolar
    5.89
  • Euro
    6.5328
  • G. Altın
    282.64
  • T. Altın
    1901.8

Engelli bireylerin sayısını azaltmak ve sosyal yaşama sorunsuz bir şekilde dahil etmek amacıyla çalışmalar yapmak üzere; Maltepe Üniversitesi ve Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı işbirliğiyle Cerebral Palsy Akademik Araştırmalar Birimi kuruldu.
Maltepe Üniversitesi ve Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı toplumda engelli bireylerin sorunsuz şekilde yaşayabilmeleri ve sayılarının azalması için bir işbirliğine imza atarak Cerebral Palsy Akademik Araştırmalar Birimi’ kurdu. Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Handan Doğan ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Deniz Dağseven Emecen hastalıkla ilgili merak edilen soruları yanıtladı.
Akademik araştırmalar biriminde; engelli bireylerin sayısını azaltmak ve sosyal yaşama sorunsuz bir şekilde dahil etmek amacıyla “uluslararası platformlarda oluşturulacak iş birliktelikleri, bilimsel çalışmalara katkı sağlayacak deneyimli araştırmacıların yetiştirilmesi, engelli grupların kültürel, sosyal, ekonomik, tıbbi ve genetik açıdan incelenmesi, alınan sonuçların dünya istatistikleri ile karşılaştırılması, uluslararası çalışmalara katkı sağlanması” hedefleniyor.
Birim ile ilgili bilgi veren Maltepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Betül Çotuksöken, “Türkiye’de ‘Her Sekiz Saate Bir’ isimli kitabı ile serebral palsi farkındalığını sağlayan Prof. Dr. Hıfzı Özcan, 1972 yılında Türk Spastik Çocuklar Derneğini kurmuştu. Güç koşullarda başlayan çalışmalar bugün büyük bir merkeze dönüşmüş durumda” dedi.
Prof. Çotuksöken şöyle devam etti:
"Maltepe Üniversitesinin Türkiye Spastik Çocuklar Vakfıyla olan işbirlikleri 2000’li yılların başına uzanıyor. Maltepe Üniversitesi 30 Mayıs 2002’de, bu konuda ilk işbirliği anlaşmasını imzaladı. Anlaşma gereği iki kurum arasında eğitim ve araştırma bağlamında çok sayıda çalışma yapıldı. 2012 yılında ise anlaşma yeniden gözden geçirilerek güncellendi. Prof. Dr. Şahin Karasar ve Dr.h.c. Dilek Sabancı’nın imzaladığı yeni anlaşmayla, Maltepe Üniversitesinin Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı ile işbirliği daha kapsamlı bir duruma getirildi ve 12 Aralık 2018’de işbirliği protokolü imzalandı. Bu kapsamda, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı akademik çalışmalarını Maltepe Üniversitesi ile yürütüyor.”
Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Handan Doğan Dr. Öğr. Üyesi Handan Doğan, Türkiye’de her yıl altı bin bebeğe tanısı konulan serebral palsinin, gelişimini tamamlamamış beynin doğum öncesi, sırası veya sonrası dönemde hasar görmesiyle oluştuğunu söyleyerek, “Bebeklik ve çocukluk döneminde en sık rastlanan, buna karşın en az anlaşılan engellilik durumu ile karşı karşıyayız” dedi.
Dr. Doğan, şöyle devam etti:
“Anne-baba arasındaki kan uyuşmazlığı, prematüre doğum, düşük kilolu doğum, annenin hamilelik sırasında geçirmiş olduğu hastalıklar, gebelikte veya doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması serebral palsiye neden olabilir. Geç doğum, güç doğum, kötü şartlar altındaki doğum da nedenler arasında. Çünkü bebek beyninin oksijene ihtiyacı var. Zor doğumlarda bebek oksijensiz kalabiliyor ve üç dakikadan sonra beyinde hasar başlıyor. Annenin madde bağımlılığı, karın bölgesine aldığı darbeler, bebeklerin düşmesi, çarpması ya da beyni etkileyen hastalıklar geçirmeleri de bilinen nedenler arasında yer alır.”
Birebir değil, grup eğitimi
Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Deniz Dağseven Emecen ise, serebral palsililer için bireyselleştirilmiş eğitim programı uygulandığını söyledi. Bireyin özelliklerinin, yeterliliklerinin, yapabildiklerinin tespit edilerek yola çıkıldığını dile getiren Emecen, “Uzun dönemli amacı belirledikten sonra gidilecek yoldaki basamaklar planlandığı için ortalama performansa göre değil, çocuğun gereksinimlerine göre eğitim verilmesini önemsiyoruz. Bu birebir eğitim demek değildir. Bireyselleştirilmiş eğitim grup içinde olabilir, çocukların özelliklerine göre sürer” diye konuştu.
İnsanların farklılıklarından daha çok benzerlikleri olduğuna dikkat çeken Emecen, “Bu yüzden de benzerliklerimize odaklanarak engelleri aşmak, duvarları yıkmak, eğitim, üretim ve rehabilitasyon olanaklarını artırmak için, en çok da serebral palsi için, yeşil ışık yakalım” diyerek sözlerini tamamladı.