Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
Kanal 23 Uyduda!
Kanal 23 Canlı İzle
İbrahim Taşel
İbrahim Taşel
bilgi@kanal23.com
BIRAKIN CAN KALAYIM
15 Aralık 2012 13:41

 

“Sevgili Doğan Cüceloğlu Hocama…”

Oldum olası sevmem hesapçıları… Her adımını hesaplayarak atanları. Gelecekle ilgili binbir plan yaparak yaşayanları… Hayatının yarısında geleceği düşünüp çevresindekilere de bu planlamanın bir parçası olarak bakanları… Sözlerini binbir özenle seçip “Bunları söylersen şunlar olur; şu cümleyi seçersen en doğrusu olur.” diye inceden inceye kendisi olmaktan çıkanları… Beni dinlediğinde her sözümden, aklıma hayalime gelmeyen anlamları çıkaranları… Hayatı matematikleştirenleri… Her şeye bir formül bir kalıp uyduranları…

Ben böyle adamların karşısında rahat olamıyorum, kendim olamıyorum. İşin ilginci o adamın hesabının da bir parçası olamıyorum. Bu tür insanlarla dost olamıyorum, yüreğimi açamıyorum. Bazen konuşacak mevzu da bulamıyorum.

Ben binbir özenle hazırlanmış bir peyzaj ürünü bahçeyi değil, kendi doğallığı içinde her bir dalı diğerine kuralsızca karışmış ormanı seviyorum. İçinde yürümek güç olsa da, iyi bir fotoğraf karesi oluşturmasa da o düzensiz ama doğal ortamı seviyorum.

Aklın ve mantığın süzgecinden geçirilen şerbetin lezzetini yitirdiğini düşünüyorum. Kadere inanmayı ona teslim olmayı seviyorum. Çalışmayı, gayret etmeyi ancak alınacak sonuçlara şükretmeyi seviyorum. Ben Yunus değilim ki huzura eğri odun götürmeyeyim. Ben istatistik uzmanı değilim ki beş yıla bakarak on yılı planlayayım. Ben mimar değilim ki kolonların dayanıklılığını tek be tek hesaplayayım. Ben şakülü ve su terazisi elinde, kerpiçle taşı uyuşturmaya çalışan bir duvar ustasıyım. Modelini toprağa çizdiğim evi inşa etmek gidiyor hoşuma, bilgisayarda detayları tek tek işli bir projeyi gerçekleştirmek değil.

Doğallık gidiyor hoşuma. Kadere inanmak gidiyor, inanıyormuş gibi görünüp yaşamı zorlamak değil. O ne der, bu ne konuşur çok da önemli değil benim için. Akşam kafamı yastığa koyduğumda yastığın zalimleşip diken olmaması önemli. Gönül huzuruyla uyumak önemli, vicdanımın melodisini hayran hayran dinlemek önemli. Oradan feryat, figan, ah gelmemesi önemli.

Şivem değişsin istemiyorum. Yılların biriktirdiği felsefem yıkılsın istemiyorum. İnsanların baktığında beni görmesini önemsiyorum, elbiselerimi aksesuarlarımı değil. İçimden gelmeden sergilediğim oyunları değil.

Baştan sona ezberlenmiş senaryolarla yaşamak ne kötü. Duyguların senaryoya göre sergilenmesi ne iğrenç. Sahte gülüşler, gliserinden gözyaşları, iğdiş edilmiş dostluklar ne kadar itici.

Anlayamıyorum böyle yaşayanları. Hiçbir rol sonsuza kadar oynanır mı? Dizi bitince gerçek yaşama dönülmeyecek mi? Sonu belli oyunlarda yer almak gerçek mutluluğun yerine konulabilir mi?

Hissettiklerimin dışında konuşmaya, maskelerin arkasına gizlenmeye itmeyin beni. Her sözüm doğru çıksın ağzımdan, yalanların en pembesi bile uzak olsun benden. Her sözüm dinleyeni asla şüpheye düşürmeyecek güvenle yüklü olsun. Dokuz köyden kovsalar da doğruyu söylemekten korkmayayım. İnsanlar inansın diye yeminlere, kanıtlara mecbur kalmayayım. Yüreğimden çıksın sözler ve dinleyenin yüreğine kadar işlesin. Konuştukları dilden çıkıp kulağı aşamayan milyonlar kervanına katılmayayım. Su gibi saf kalayım. Bırakın aldatsınlar beni ama ben kimseyi aldatmayayım. Yanıltanlar, yanlış yönlendirenler elbette olacak çevremde. Ama benden kimseyi yanıltmamı, yanlış yönlendirmemi, intikam almamı, can yakmamı beklemeyin.

Doğan Hocam böyle yaşamaya “can” olmak diyor. Ne tatlı bir sözcük bu. Yıllarca düşünsem bulamazdım sanırım. Ben “can” kalmak istiyorum. Herkesin neden “can” kalmak için ısrar ettiğimi anlamasını da beklemiyorum. Bu bir yaşam tercihi. Bırakın bu tercihi ben yapayım. Beni zorlamayın. Hesap yapmaya, ormanı bırakıp parkı sevmeye, dizi oyuncuları gibi gülmeye, ağlamaya zorlamayın. Bana mükemmellik misyonunu yüklemeyin. Bırakın vicdanımın sesini, yüreğimin nağmelerini dinleyeyim. Bırakın geldiğim yeri unutmayayım. Rol yapmak zorunda bırakmayın beni. Kimliğimle, varlığımla, şivemle, felsefemle yaşayayım. Bırakın hep öğrencilerimin tanıdığı İbrahim Hoca olayım. Yeni mahallede ceketinin kolları beş parmak kısa, zayıflıktan kopan, mahalledeki yaşlıların bütün odunlarını taşıyan, gariban çocuk kalayım. Düşmansız yaşlanayım. Beni sevmeyenlerin bile kötülük beklemediği adam olayım.

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
31 Aralık 2012 17:52
41157 kez okundu
15 Aralık 2012 13:41
21186 kez okundu
01 Aralık 2012 18:36
15424 kez okundu
12 Ekim 2012 11:26
13786 kez okundu
11 Eylül 2012 13:28
11905 kez okundu
30 Ağustos 2012 15:21
7761 kez okundu
06 Ocak 2011 00:00
18477 kez okundu
İbrahim Taşel - HIRS DENİZİNDE BOĞULMAK
İbrahim Taşel
31 Aralık 2012
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIGELAZIG
ELAZIĞ-BALIKESİR
951 kez görüntülendi
ALTINORDU-ELAZIĞ
816 kez görüntülendi
ELAZIĞ-G.ANTEP
1276 kez görüntülendi
DENİZLİ-ELAZIĞ
1154 kez görüntülendi
İBRAHİM TAŞEL
149 kez izlendi
SON DURUM
415 kez izlendi
SON KONGRE
326 kez izlendi
EĞİTİM VE YAŞAM
472 kez izlendi
Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
ÇOK OKUNANLAR