Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
Kanal 23 Uyduda!
Kanal 23 Canlı İzle
2375 kez okundu
Mehmet Güleç
Mehmet Güleç
bilgi@kanal23.com
KIYI ÜLKÜCÜLÜĞÜ - ANADOLU ÜLKÜCÜLÜĞÜ
20 Kasım 2016 10:34

 KIYI ÜLKÜCÜLÜĞÜ - ANADOLU ÜLKÜCÜLÜĞÜ

Ülkücü fikriyatını , 1968’li yıllardan itibaren siyasî dilimize girmiş olan , “ Milliyetçiliğin erişilmesi büyük fedâkârlıklar isteyen çok zor mefkûrelerle donatılmış hali “ olarak tarif edebiliriz. Konuyu, Ahmet Vefik Paşa’lara kadar değil de onlardan 100 yıl sonrasından yani 1965 yılından itibaren tetkik edersek Ülkücülük fikriyatı da, zaman zaman her ideolojide olduğu gibi kendi içinde farklılıklar arz etmiştir. Şöyle ki; 12 Eylül 1980 öncesinde İslâmî değerlere daha çok önem veren kesimi ile bu hususu geri planda tutan ve hattâ hiç umursamayan kesimleri . 1987 yılından sonra “Eski Ülkücü” “Yeni Ülkücü “ şeklindeki ayrışma ve 1990 yılından itibaren farklılıkların siyasi partileşme haline gelişi. Özellikle , Ergenekon Yargılamaları ve takîben 2010 yılındaki 27 Mayıs 1960 Vahşî Darbesinin tortularından olan Anayasa maddelerinin değiştirilmesi için halk oyuna başvurulması ile ortaya çıkan yeni farklı bakışların getirdiği. ayrışmalar. Özellikle , Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçim kazanması ile muhalefete geçen Ülkücü kitlenin, muhalefet dozunu kaçırma hususunda CHP’yi bile geride bırakarak siyasî ofsayta düşme durumlarının tabanda meydana getirdiği ayrışmalar...
Tüm bu ayrışmalarda, millî ve muhafazakâr bir dünya görüşünün daha çok hakim olduğu Anadolu merkezli Ülkücülüğü ile Kıyı Anadolu (Adana’dan Üsküdar’a kadar ve Karadeniz’de kısmen ) Ülkücülüğü arasında görüş ve mes’elere bakış farkı nüksetmiştir.
Meraklısı ya da inanmayanı için, bu söylemimizin ispatı çok basittir. Naçiz şahsımın adını daima “Şanlı İzmir” diye andığım güzel ve kahraman İzmir’li, Antalya’lı, Mersin’li, Muğla’lı, Çanakkale’li bir Ülkücü ile Erzurum’lu, Yozgat’lı, Elazığ’lı, Amasya’lı bir Ülkücü’yü dinlediğinizde göreceksiniz ki, “Kıyı-Kenar Ülkücüleri ile Anadolu-Merkez Ülkücüleri arasında büyük farklılıklar buunmaktadır. O kadar ki; “Kıyı-Kenar Ülkücüleri” ile bir CHP’li yurttaşımızı sırtınız dönük dinlediğinizde hangisinin CHP’li hangisinin Ülkücü olduğunu ayırt edemezsiniz. Bu gerçeği kim inkâra yeltenirse , siyasî ve sosyolojik bilgi birikimini gözden geçirmesini tavsiye ederiz. Korkarım ki bu farklılık, farklı bir siyasî yapılanmaya kadar da gidecektir. Ve bu arada; sayın okuyucumuz derse ki : “ Siz hangisindensiniz ?” Bendeniz, aziz Milletimin aslî nûvesini oluşturanlardan tarafım. . Bu şanlı Milleti, dünyanın en zekî milleti olarak kabul edenler tarafındayım. Milletimin “Türk Milleti” olarak kalmasını sağlayan millî ve manevî değerlerini görmeyen ya da çarpık görenlerden yana değilim. Bu izah kâfîdir sanırım.

Konumuzu biraz daha açacak olursak :
12 Eylül 1980 Darbesi , sadece demokrasiyi sekteye uğratmakla kalmamış ; Ülkemizde bin bir zorlukla oluşan bilgi birikimini , tecrübeyi ve kültürel derinliği de yok etmiştir.

Bu beyanımızı yadırgayan elbette çıkacaktır. Muhtemelen diyeceklerdir ki ; “ Bir gün içersinde ideolojik kamplaşmanın kan davası şekline savrulan kutuplaşma sebebiyle 1 günde içinde 36 insanımız katlediliyordu. Bu da yetmezmiş gibi neredeyse 1 yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı seçimi bile yapılamadı...vs...” 

Bunun izahı , bu sütunlara sığmaz. Sadece şu hatırlatmayı yaparsak işin özetinin özetini de yapmış oluruz : “..Darbenin şartlarının oluşmasını bekledik...” Nasıl oluşturdukları da mâlûm.

12 Eylül’ün, nesilleri kültürel derinlikten ve sosyal insan sorumluluğu çizgisinden nasıl uzaklaştırdığını anlayabilmek için 12 Eylül 1980 tarihinde Üniversite- Lise tahsilinde olanlar ile Ortaokul -ilkokul tahsilinde olanlar arasındaki farkı izlemeniz yeterlidir. (Burada bu katogorilere girenlerden özür dilemek isterim. Fakat, bunun başka türlü daha net bir izahı yoktur ve istisnalar da kaideyi bozmaz) Ve maalesef, bu Darbe, Ülkemizin aydınlık yarınlarına, tüm yönleriyle idealist nesillerinin yetişmesinin kesinteye uğramasına sebep olmuştur. Bugünki AYDIN BUMALIMInın kaynağı da burada yatmaktadır.

Bugün Ülkücülük dâvâsı; Ahmet Kabaklı’yı, Arif Nihat Asya’yı, Necip Fazıl'ı, Cemil Meriç’i , Tarık Buğra’yı, Mümtaz Turhan’ı, Dündar Taşer’i, Erol Güngör’ü.... bilmeden ve anlamadan “Ülkücü” olunamayacağını bilmeyen ve daha beteri ise ; ömürleri bu aziz ve Şanlı Türk Milletinin manevî değerlerine küfretmekle geçmiş Jöntürk tortusu Halk ve iRADE-İ MİLLİYE düşmanı kalemleri rehber edinmeyi “Ülkücülük” sanan bedbahtların etiketi haline gelmiştir maalesef...


Bizi anlayanlara da, anlamayanlara da, anlamak istemeyenlere de selâm olsun..!...

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
20 Ağustos 2017 15:37
865 kez okundu
04 Temmuz 2017 14:39
877 kez okundu
23 Mayıs 2017 23:53
1287 kez okundu
08 Mayıs 2017 10:07
980 kez okundu
20 Kasım 2016 10:34
2375 kez okundu
03 Kasım 2016 12:44
2222 kez okundu
03 Ekim 2016 11:11
2272 kez okundu
01 Eylül 2016 09:28
2522 kez okundu
İbrahim Taşel - HIRS DENİZİNDE BOĞULMAK
İbrahim Taşel
31 Aralık 2012
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIGELAZIG
ÜMRANİYE-ELAZIĞ
148 kez görüntülendi
ELAZIĞ-RİZE
405 kez görüntülendi
GİRESUN-ELAZIĞ
425 kez görüntülendi
ELAZIĞ-BALIKESİR
363 kez görüntülendi
TELEFİNAL-Ç.RİZE
325 kez izlendi
ELAZIĞ 3-1 Ç.RİZE
450 kez izlendi
GİRESUN 0-0 ELAZIĞ
420 kez izlendi
ELAZIĞSPOR AÇIKLAMA
537 kez izlendi
Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
ÇOK OKUNANLAR