Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
Kanal 23 Uyduda!
Kanal 23 Canlı İzle
Hasan Erden
Hasan Erden
herden1950@hotmail.com
Altımızı kahpece oymağa çalışan düşmana karşı ne yapıyoruz?
13 Aralık 2016 16:49

   

Altımızı kahpece oymağa çalışan 

düşmana karşı ne yapıyoruz? 

Müslüman Türk milletini sömürgeciye başkaldırma ve savaşma refleksini ve ruhunu veren milli ve manevi hassasiyetleri ve dinamikleri toplumun hayatından ve gündeminden çıkaracak programlar ve projeler faaliyete geçirilmiştir. Müslüman Türk milletinin altını oymağa çalışan İslam düşmanlarının ve Türkiye düşmanlarının bu oyunlarına karşı ne yapıyoruz?

ABD: “Türkiye’ye arkadaşça 

yaklaşıp bölerek hükmedelim!” 

Türkiye’de olayları gelip geçici hadiseler olarak görmemek gerekir. Bu olayların ardını iyi okumak gerekir. Olabilecekleri görmek, Türkiye’nin nereye ve nasıl bir istikamete sürüklenebileceğini tahmin edebilmek, ya da hesaba katabilmek gerekiyor.

Yaklaşık bir asır önce Osmanlı’yı parçalamak için İngiliz sömürgeci merkezleri şöyle diyordu:

“İslam’ı ezemeyiz… Bizim şimdiki amacımız bölmek, arkadaş gibi davranıp kazanmak ve sonra hükmetmek olmalıdır…”  [1]

Dün İngilizler’in yapmak istediğini bugün Amerikalılar yapıyor. Arkadaş gibi davranarak kurdukları sivil toplum kuruluşlarıyla toplumu önce geriyorlar, bölüyorlar, sürtüşmelere ve çekişmelere yol açıyorlar. Sonra biz birbirimizle uğraşırken toplumumuzu rahatça kontrol edebilecekleri, ya da yönlendirebilecekleri bir duruma sürüklemeyi amaçlıyorlar.

1956 yılında ABD derin devletinin başında bulunan Nelson Rockefeller’in, Amerikan Devlet Başkanı Eisenhower’e yazdığı tavsiye mektubunda, Ankara yönetimlerini kastederek Türkiye’yi “oltadaki balık” olarak tanımlaması meşhurdur. [2]

O tarihlerden bugüne kadar Türkiye yönetimleri, ABD’nin ve Batı’nın oltasından kurtulabilmek için defalarca stratejik ve diplomatik savaşlara girişmiş, bu savaşlarda büyük başarılar elde ettiği zamanlar olmuş, ancak dış merkezlerden uzaktan kumandalı askeri ve sivil darbelerle Ankara yeniden oltaya tutsak hale getirilmeye çalışılmıştır.

Türkiye yönetimlerini oltadan kurtulmaya gayret ettiren ve savaştıran, Müslüman Türk milletinin tarihinden intikal eden milli ve manevi ruhudur, refleksidir. Bu ruh ve refleks, 10 asır boyunca Haçlı Seferlerine karşı koymuş ve saldırıları geri püskürtmüş, son olarak da Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de işgal kuvvetlerine karşı Türkiye’ye büyük zaferler kazandırmıştır. 

TÜRK MİLLETİNİ OLTAYA

DÜŞÜRME PROGRAMLARI

Bu yüzden, 2001 yılında ABD’nin, İslam’a ve İslam dünyasına karşı başlattığı son “Haçlı Seferi”nin soğuk savaş boyutunda ilk hedeflerinden birisi, Müslüman Türk milletinin sömürgeciye sık sık başkaldıran bu milli refleksini ve ruhunu yok etmeye çalışmak olmuştur. Bunun için, Müslüman Türk milletinin değişime uğraması ve Batı toplumunun değerlerine saygılı hale getirilmesi hedeflenmiştir. N. Rockefeller’in ifadesiyle, Ankara yönetimleri gibi Müslüman Türk milletinin de oltaya takılması planlanmıştır. 

Bunu gerçekleştirebilmek üzere hazırlanan soğuk savaş stratejilerinde, öncelikle Müslüman Türk milletini sömürgeciye başkaldırma ve savaşma refleksini ve ruhunu veren milli ve manevi hassasiyetleri ve dinamikleri toplumun hayatından ve gündeminden çıkaracak programlar ve projeler faaliyete geçirilmiştir. 

Bu soğuk savaş faaliyetleri, ABD’nin CIA’sine bağlı, uzaktan kumandalı sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. 

ABD’DEN DENKTAŞ’A: ALTINI OYDUK

ALTINDAKİ TABANI ÇEKİP ALACAĞIZ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde son yıllarda meydana gelen büyük operasyonun perde arkasını açıklayan Kıbrıs’lı Gazeteci Yazar İsmail Volkan’ın şu ifadeleri Türkiye’de son yıllarda meydana gelen olaylara da ışık tutuyor: 

“ABD Büyükelçisi, Cumhurbaşkanı Denktaş’a, 2000 yılı içinde “şu anda 3 bin kişiyiz, 10 bin kişiye ulaştığımız anda altınızdaki tabanı çekip almış olacağız” diyebilmiştir. Son olarak ABD Elçisi Klosson son 20 yılda bu amaçla 300 milyon dolar harcadıklarını itiraf etmiştir. Son 20 yılda AB de aynı miktarda parayı KKTC’ye yönelik psikolojik savaş faaliyetleri için harcamıştır.” [3]

2000 yıllarında KKTC’de böyle faaliyetler yapan ABD, şimdi Türkiye’de neler yapıyordur?

 “CIA’NİN GİZLİ YAPTIĞINI

AÇIKTAN YAPAN ABD ÖRGÜTÜ”

ABD’de toplumları değiştirmek ve Amerika’nın kontrolünde yönlendirmek için sivil işgal orduları oluşturan, bu orduları organize eden ve finanse eden, kısa adı NED olan Ulusal Demokrasi Vakfı vardır. New York Times gazetesi, bu kuruluşun, CIA’nin gizli olarak yaptığı şeyleri, açık bir şekilde yerine getirdiğini yazmış ve şu değerlendirmeyi yapmıştır: 

“Kongre, her yıl diğer ülkelerin iç politikalarını etkilemek için milyonlarca dolar harcanmasına yetki veriyor. CIA de dünyanın her kıtasında yürüttüğü gizli operasyonlarla ABD’ye yakın hükümetlerin iktidara gelmesi ve diğerlerinin devralması için çaba harcıyor.” 

Gazete NED’le ilgili şu bilgileri vermiştir:

“Vakıf, Çin de dahil, düzinelerce ülkede siyasi partileri, sendikaları, muhalif hareketler ve basını etkilemek için yılda 30 milyon dolar harcıyor. Fransa, Paraguay, Filipinler ve Panamada’daki sendika ve birlikleri finanse ediyor.” [4]

PARLAMENTOYU VE YENİ ANAYASA 

ÇALIŞMALARINI BİLE İZLEYEN CIA/ABD 

NED’e bağlı olarak çalışan ve Sivil Toplum örgüıtlerine yön veren, para akıtan kuruluşlardan National Democratic Institute (Ulusal Demokrasi Enstitüsü/NDI) adlı Amerikan kuruluşunun başındaki emekli büyükelçi ve eski CIA görevlisi Nelson Ledsky, 2000’de, TBMM’de anayasa değişikliği oylamaları yapılmasından önce Türkiye’de örgütün faaliyetlerini şöyle açıklamıştı: 

“Farklı zamanlarda farklı projelerle ilgili çeşitli kuruluşlarla çalışıyoruz. İstanbul’da TESEV, TÜSES, TÜSİAD, Ankara’da Ka-Der, Türk Parlamenterler Birliği, TESAV, Türk Demokrasi Vakfı gibi kuruluşlarla çalıştık. Bazı Meclis komisyonlarıyla faaliyetlerimiz oldu. Özellikle Anayasa Komisyonu’yla ciddi temaslarımız oldu. İlki Muğla’da MUMİKOM adıyla başlayan Parlamento İzleme Komiteleri’yle çalıştık. NDI, demokrasiyi geliştirme, siyasette reform yapma konularıyla yakından ilgilenen her kuruluşa teknik yardımda bulunmaya hazır...” [5]

 

KISACASI

Kısaca, Müslüman Türk milletinin altı oyuluyor. Toplumu ayakta tutan değerler yerine insanlar-kitleler başkalarının planladığı ve programladığı, bugün var-yarın yok olan gelip geçici kısır sürtüşmelere ve kavgalara sevk ediliyor ya da sürükleniyor. 

Bugün İslam düşmanlarının ve Türkiye düşmanlarının bu kahpe oyunlarına karşı ne yapıyoruz?

Sömürgeci merkezleri ne diyordu, dikkatlice bir kez daha okuyalım: “Bizim şimdiki amacımız bölmek, arkadaş gibi davranıp kazanmak ve sonra hükmetmek olmalıdır…”  [6]

Son günlerde New York Times Gazetesi yazarlarından Robin Wright, Ortadoğu'daki gelişmeleri değerlendirdiği yazısında Ortadoğu'da 5 ülkenin gelecekte parçalanacağını ve 14 yeni devlet ortaya çıkabileceğini ileri sürmüştür. [7]

Türkiye parçalanmak istenmiyor mu? Ayrı ayrı devletçiklere, eyaletlere bölünmesi hedeflenmiyor mu? 

Nitekim Eski Türkiye dönemlerinde en üst derecede yönetici olanlar, örneğin Süleyman Demirel [8], Kenan Evren, Türkiye’nin birçok eyaletlere bölüneceğini ve parçalanacağını kendi sorumlulukları döneminde açıklamamışlar mıdır? [9]

Çoğunlukla kontrollü ve uzaktan kumandalı olan basın-yayın ve medya neden bu konuda bir açıklama yapmıyor?

Allah bu millete, Türkiye’ye yardım etsin! 

İnsanlarımızın basiret gözlerini açsın ! Başımızdakileri uyandırsın!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 

 



[1] Erol Uluben, İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye, Sayfa No:1003 Belge No:647 -25 Aralık1919 (Mr. Ryanın raporu):

[2] M. Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye, s: 171, Güncelleştirilmiş 6. Baskı, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, İst., 1998.

[4] Milliyet, 01.04.1997

[5] Leyla Tavşanoğlu, Cumhuriyet Gazetesi,  9 Nisan 2000

[6] Erol Uluben, İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye, Sayfa No:1003 Belge No:647 -25 Aralık1919 (Mr. Ryanın raporu):

[7] 02 Ekim 2013 tarihli gazeteler.

[8] Arslan Bulut, Yeniçağ Gazetesi, 20.10.2006

[9] Hürriyet Gazetesi, 01.03.2007

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
İbrahim Taşel - HIRS DENİZİNDE BOĞULMAK
İbrahim Taşel
31 Aralık 2012
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIGELAZIG
ELAZIĞ-SAMSUN
108 kez görüntülendi
MERSİN-ELAZIĞ
124 kez görüntülendi
ELAZIĞ-SİVAS
207 kez görüntülendi
MALATYA-ELAZIĞ
399 kez görüntülendi
M.ANALİZ BU HAFTA
63 kez izlendi
TELEFİNAL SAMSUN
74 kez izlendi
M.ANALİZ 21 NİSAN
161 kez izlendi
RATEM
138 kez izlendi
Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
ÇOK OKUNANLAR