Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
Kanal 23 Uyduda!
Kanal 23 Canlı İzle
Murat Kuşçubaşı
Murat Kuşçubaşı
bilgi@kanal23.com
MUTLULUK GÖNLÜMÜZDE
14 Mart 2017 11:45

 MUTLULUK  GÖNLÜMÜZDE

“Hamd sana Ya Rabbim. Şükür sana,teşekkür sana…Ya Es-Selam! Ya Kelam! Ya Hak!” diyerek başlayalım yazımıza…

Çok şey var yazacak da,Allah’ın kelamı Kur’an giriyor devreye bir an duruyorum,ne diyor Yüce Allah Tekvir suresinde (25-27): ”Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma”

Bir tebessüm beliriyor yüzümde, yüreğim hafifliyor…Ya Fettah!

Hayır…Mücadeleden kaçmıyorum,gücüm yettiğince diyorum.Umutsuzluğa kapılmıyorum.Diyor ya her şeye hakim olan yaradan:

“En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma” (Tevbe-40)

Biraz suskunum,susuyorum.Tebessüm ediyorum hayata,ya sabır diyorum,Ya Sabır ismini zikrediyorum Hakkın…Kelamın sabrı var elbet, kalemin de öyle, hayr diliyorum, Rahman ve rahim olandan…

Eyvallah…

Hakim olan o değil mi? Elbette o…Hakim de o, hakem de o…Hüküm onun,idare eden o,vali de o…Veli de o, vekil de o…

“Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme” dedi ya Yaradan Beled Suresinde(5-6)…

Ben kimim? Sen kimsin? Siz kimsiniz? Ne bu dünyalık bakış,Ne bu kibir? Haddini aşıyorsun ey kul! Kibirli olma,alçakgönüllü davran dememiş miydi Yaradan sana İsra suresinde…

Dedi de ne bu hal…

Ve kendini fazla abartıyorsun…Alim ve aliyy olan Allah sana:”kendini fazla abartma” diye nasihat etmedi mi?

Etti de, ne bu duruş…

Kalem yazdıkça ben rahatlıyorum,ferahlıyorum…Ya Basıt!

Tebessüme ihtiyacımız var,mutluluğa,huzura…Kelam Allah diyor…Yar olanı dinle o zaman,bak hay olan sana ne diyor…Dinle,yaşa ve yaşat işte…

“Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.”(Fatır 19-22) diyor Rabbin…

Hani sen hep yukarılara bakıyorsun ya…Hani sen hep başkasının sofrası, başkasının makamı-mevkisi, başkasının malı ve mülküne takılıyorsun ya…hani sen niye benim yok diyorsun ya…Hani sen başkasının aile saadetiyle meşgul olup kendi ailende bunu bulamıyorsun ya…İşte kerim olan Allah sana; senden daha iyilerine bakıp kahrolma diyor,sen birde aşağıya bak diyor…Bak şükret…Bak sabret…Elbette gayretin olacak ama ötesi senin işin değil…Rahatla…

Bu kıssayı okusana;

Çocuk vitrinin önünde durmuş ağlıyordu…Nasıl ağlamasın, babası bu ayda ona istediği kırmızı kundurayı almamıştı…Daha doğrusu alamamıştı.Zar zor evini geçindiriyordu adam;ev kirası, ekmek-su, elektrik parası ve oğlunun okul masrafları…Ne kadar söz verse de, ne kadar istese de maaşının üçte birine denk gelen o kırmızı kundurayı oğluna alamıyordu…Erteliyordu sözünü hep,gelecek ay,diğer ay…Biliyordu alamayacağını, beklilere takılıp en azından söz ile oğlunu kırmıyordu…

Bu ayda alamamıştı işte…Çocuk bu yüzden kızgındı babasına…Kunduracının vitrini önünde her ay yaptığı gibi ağlıyordu işte,bu defa kendini tutamamış, hıçkıra hıçkıra ağlamıştı…

Dükkan sahibi bu olaya kayıtsız değildi.Çocuğun simasını artık ezberlemişti…Her ay vitrin önüne gelip gözlerini bir yere kilitleyen bir çocuk…Ağlayan bir çocuk…

Dükkan sahibi kapının önüne çıkıp;hayırdır evlat,niçin ağlıyorsun? Diye sordu çocuk, hızlı hareketlerle önce göz yaşlarını sildi,sonra…Sonra bütün utangaçlığını bir tarafa bırakıp, kırk yıllık dostuna derdini anlatır gibi anlatmaya başladı…

Kunduracı çocuğu dükkana çağırdı, sevdiği kundurayı vitrinden çıkarıp ayaklarının önüne koydu… “Al bakalım, bu benim sana hediyem” dedi…

Çocuk…Mutluluk ve şaşkınlık arası bir yüz ifadesiyle tam teşekkür edecekti ki,aklına babası geldi.

Olmaz,dedi.”Babam kabul etmez,hem çok üzülür…”

Kunduracı, kundurayı çocuğa vermeye niyetliydi…”Tamam…Babana de ki;kunduracı amca bu kundurayı bana verdi ama senin paran ne kadar olursa, ne zaman olursa o zaman ödesin…”dedi…

İnanmıştı…Yada o an heyecanıyla,en çok istediği,zengin arkadaşlarının ayağında olan kunduranın aynısını, hemde kırmızısını almanın mutluluğuyla inanmak istemişti kunduracının bu teklifine…Başını sallayıp onayladı,bastıra bastıra teşekkür etti,poşete koyduğu kundurayı alıp dışarı çıktı…

Mutluluktan uçacak gibiydi…Kırmızı kundura artık onundu…Yarın ayağına giyinip, topuğunu yere vurup ses çıkara çıkara yürüyecekti…

Hızlı adımlarla yürümeye devam etti…Biraz ilerideki parkın içinden geçip eve kestirmeden gitmeye karar verdi.Park sakindi…Ötede bir bankta kendisiyle aynı yaşlarda bir çocuk oturuyordu…Önce arkadaşı zannetti,çocuğa doğru yaklaştı…”Yok,bu bizim mahalleden değil…”dedi içinden…

Bankta ki çocuk sanki biriyle konuşuyordu…İyi de etrafında kimse yoktu ki…Biraz daha yaklaştı…

 Bankta oturan çocuk, minik ellerini göğüs hizasına kaldırmış, konuşuyordu:

“Özür diliyorum Allahım. Dün önüm sıra koşan bir arkadaşı görüp sana isyan ettim…Niye bende onun gibi koşamıyorum dedim,san asi oldum, affet…Sen bugün bana iki ayağı olmadığı için kolları üstünde sürünerek yürüyen bir adamı gösterdin…Benim bir ayağım var ya ona şükür,onun üstüne yüklenip ayağa kalkıyorum, koltuk değneğiyle dahi olsa yürüyorum işte…Şükrolsun…Yürüdüğüm yolu görüyor,etrafımda ki sesleri duyuyorum ya şükür olsun …Affet Allahım…”

Kırmızı kunduranın sahibi olan çocuk, derin bir nefes aldı…Önce poşetin içinde ki kırmızı kundurasına baktı…Sonra bankta oturan çocuğa…Gözlerini bir anlık kapadı…Koşmaya başladı,geldiği yolu hızla geri dönüyordu…

Kunduracıdan içeri girip kunduracıya poşeti uzattı ve:

“Bu kunduraları al amca, belki başkasına satarsın yada hediye edersin.Ben artık istemiyorum” dedi…Kunduracı şaşkın bir ifadeyle:

“Ne oldu evlat…hani bunlar senin için çok kıymetliydi..her ay bunlar için ağlayan sen değil miyidin?Arkadaşlarımda var bende yok,diyerek sen ağlamıyor muydun?ne oldu sevmedin mi yoksa?”

Çocuk omuz silkti istemsiz olarak:

“Ben bende olan ama başkasında olmayanı yeni fark ettim amca…”dedikten sonra başını hafifçe önüne eğip ayaklarını göstererek:”Dünyanın en güzel ayakkabıları bendeymiş meğer”

Rahatlamıştı çocuk…İnşirah suresinde demişti Yaradan:“Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle”

Var olan mutlu etmişti çocuğu…Biz var olanla mutlu olabilir miyiz?Oluruz…Eğer ihtiraslarımızı törpülersek ,neden olmasın?

Ama dahası dahası  dahası diyerek, heveslerimizi ilah edinip kendimizi heveslerin tutsağı yaparsak mutluluk yüreğimizde kalıcı olabilir mi? Olmaz…Sözün sahibi ben değilim, Allah diyor ki; ”Heveslerini kendine ilah edinme”( Furkan 43)

Hevesler ne ola?

Para,mal,makam,mevki…Şan,şöhret…Dedim ya, dahası dahası dahası…Heves işte bunlar ve Allah diyor ki; heveslerini ilah edinme…Allah kulunu tanır.demek ki kul bir şekilde heveslerini ilah ediniyor,yani Allah’tan gayrısına tapıyor…Ve bu tapınış seni ha bire mutsuz ediyor…

O ki Allah’tan başka tapınacak yok,demiş iman etmişsin…O zaman şu ilahlarını elinin,gönlünün,aklının tersiyle it sene…Mutluk tam burada işte,bir nefesin içinde…”Allah var,dert yok.Allah var yokluk yok.Allah var gam yok…Allah var heves yok…Allah var,Allah’tan başka tapınacak,kul olacak,bağlanılacak yok…”

Farkında mısın şu heves seni nasılda kibre boğmuş…Yazık…

Başkasını eziyorsun heveslerin için…Koltuk hırsı için,makam-mevki için…Mutlu musun?

Adil olmayan mutlu olamaz…Paylaşmayan mutlu olamaz…Rabbine güvenmeyen mutlu olamaz.Merhametli olamayan mutlu olamaz…

Oturup kal diyen yok…Gayretsiz kal diyen yok…Dua et,iste...Ama dikkat et,bir çift kundura mı istiyorsun bir çift ayak mı?

Heveslerini törpüle ve iyilik yap…Hem de karşılık beklemeden iyilik yap. “İyiliği karşılık beklemeden yap”( Muhammed 7) dedi kebir olan,aziz olan Allah…Aynen öyle yap…

Biraz daha rahatla…Mesela bırak şu öfkeyi…Nefes al…Ya Gafur de…Ya Adil de…Meraklanma en adil o…Sana kötülük yapılınca,öfkenin geçmesini bekle ve her şeyi görene havale et…

Allah sana taşıyamayacağın yükü vermez vermedi de…Sen niye yük ediyorsun kem sözü, kem gözü, kem insanı…Kötülüğü…Dahasına sahip olama hırsını hevesini niye yük ediyorsun…

Evet iyilik yap…Büyüklük taslamadan…İyilik yap, başa kalkmadan…Yaptığın iyilikleri unut, unut ki kıymeti olsun…Unut ki daha fazla yapmaya imakan bulasın… İkramların sahibi olan Zül Celali Vel İkram,böyle buyuruyor kitabında: “Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme”(Bakara 263)

Diyetlere bağlama iyiliklerini güzel niyetlere bağla…Bak hele sen Yaratana bile şart koşuyorsun iyilik yaparken.Diyorsun ya,Allahım şu işim olursa fakire sadaka vereceğim…Ama Allah sana ne diyor:“İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.”(Al-i İmran 92)

Şartlar senin hevesindir…Heveslerinden arın demiştik…Arın heveslerinden,şartsız et duanı,diyetsi isteme iyiliğine…Paylaşırken çoğalır unutma…

Vedud olan iyiliği seven Allaha şükür olsun…Şükret…Mutlu ol…

Paylaş mutlu ol… Habir olan Allah öyle haber verdi:”En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var”(Fecr 27-28)  Keyif diyor,yani mutluluk…

Yalandan uzak dur…Mutlu ol…

Gıybet-iftira, fitne ve fesattan uzak dur mutlu ol…

Başkasını mutlu et…Mutlu ol…

Arın bütün korkularından…Geleceği bilen Allah’a inan…Gaybı bilen o…Gizli,açık her şeyi gören bilen Allah değil mi?Gelecek korkusu ne…Sen gayret et elbet,sabret elbet,şükret elbet ve niyaz et…Basir olan Allah’tan daha iyi mi bileceksin geleceği…Korkularından emin ol,sığın Allah’a…Arın,temizlen yarın korkusundan, sen bugündesin mutlu ol…

Evvel o…

Ahir o,zahir de o…

Sen yalnızca inandığın yolda heveslerini törpüleyip, kibirden uzaklaşıp,alçak gönülle ama umudunu yitirmeden inanarak yürü…Paylaşarak yürü,iyiliklerle,güzelliklerle yürü…Öfkesiz yürü…Yürü ve mutlu ol…

Güven ver güven duyulanlardan ol…Böyle ol ki güvenilirlerle karşılaşasın…

Samimi ol.

Övünme…Neysen nesin…Övündükçe körelirsin…Allah övünenleri sevmez… “Kendini sürekli övmekten uzak dur”(Nisa 149)

Hiçbir şeyin sahibi sen değilsin…Hiçbir makam mevkinin sahibi ve hakimi sen değilsin…hele vazgeçilmez hiç değilsin…Allah’ın dediğini dinle: “Vazgeçilmez olmadığını kabul et”(Yunus 12)

Evet vazgeçilmez olmadığını kabul et…Et ki, kapılar açıla…Mutluluk yüreğine saçıla…

Dağ kekiklerinin kokusunu içime çeker gibi rahatlıyorum, dalında yem yeşil dip diri duran nane kokusunu teneffüs etmiş gibi ferahlıyorum…Kelamın sahibi bendeki,sendeki,ondaki sıkıntının sebebini kelam kelam hatırlatıyor ve şifasını sunuyor,daha onları yazarken bile mutluluğu hissediyorum…Hele birde yaşarken yaşatırsak bunları…

İnsani hatalarımız için, kelam kelam müdahale yapıyor Rabbimiz.

Diyor sözünde dur…Rabbine söz vermişsin…Dostuna söz vermişsin…Ama sözünü tutmuyorsun,oyalıyor,unutturuyorsun…Sıkılmıyor mu yüreğin? Sıkılmaz mı? Allah ne dedi: “Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma”(Enfal 56)

Utanç verici halden kurtulup mutlu olsana…

Anneni ve babanı kırma,üzme… “Anne ve babana 'üff' bile deme”(İsra 23) Mutlu ol…

Çıkarcı olma mutlu ol… “Çıkarcı olma. Adil davran”(Rahman 7-9)

Adil olmaya devam et…Vicdanlı ol…Merhamet et…Mutlu ol…

Ve mutluluğun için gayret et…Sabret,dua et…

Ve unutma ne için karar vereceksen önce vicdanının sesini dinle başka seslere şeytan karışır…Vicdanını dinle mutlu ol…Allah da öyle diyor: “Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme”(Nisa 58)

Nereden nereye getirdik sözü…Kelamı buraya kadar getirene şükür olsun…Hayrolsun sonumuz…

İnsan olmayı becerebilir ve heves ilahlarımızdan kurtulursak mutluluğun tam merkezinde mesken tutmuş oluruz inşallah…Mutlu kalın…

 





 

 

 

 

 

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
10 Nisan 2017 13:40
1176 kez okundu
14 Mart 2017 11:45
997 kez okundu
29 Aralık 2016 11:53
2041 kez okundu
10 Kasım 2016 15:20
1878 kez okundu
05 Ekim 2016 16:44
1619 kez okundu
05 Ekim 2016 16:38
960 kez okundu
14 Temmuz 2016 17:40
2628 kez okundu
21 Ocak 2016 17:36
5322 kez okundu
18 Ocak 2016 20:18
2730 kez okundu
14 Ocak 2016 19:37
2778 kez okundu
07 Ocak 2016 12:33
3042 kez okundu
30 Aralık 2015 10:08
2934 kez okundu
İbrahim Taşel - HIRS DENİZİNDE BOĞULMAK
İbrahim Taşel
31 Aralık 2012
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIGELAZIG
ELAZIĞ-BALIKESİR
573 kez görüntülendi
ALTINORDU-ELAZIĞ
577 kez görüntülendi
ELAZIĞ-G.ANTEP
924 kez görüntülendi
DENİZLİ-ELAZIĞ
780 kez görüntülendi
KARAKOÇAN
359 kez izlendi
WINDY HILL'DE RAMAZAN
577 kez izlendi
İBRAHİM TAŞEL
590 kez izlendi
M.ANALİZ BU HAFTA
915 kez izlendi
Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
ÇOK OKUNANLAR