Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
Kanal 23 Uyduda!
Kanal 23 Canlı İzle
Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Baş
mehmet_sukru_bas@mynet.com
ÇANAKKALE RÜYASI - III -
20 Mart 2017 15:56

 HASBİHÂL                                                           MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ

                                                                        mehmet_sukru_bas@mynet.com

 

                       ÇANAKKALE RÜYASI - III -

                                 (Dünden devam)

 

          Çanakkale’de üçüncü günümüz.

         İnsanın gönül tellerini titreten bir sabah ezanı ile uyandık. Kaldığımız yerin balkonuna çıkıp Çanakkale’nin o mübarek havasını ciğerlerimize doldurduk.

Namazımızı kıldık şehitlerimize Fatiha’lar gönderdik.

Kahvaltı, çay ve muhabbet derken saatin 08.30’za geldiğini gördük.

         Ev sahibimiz Mustafa Berçin kardeşimin bizlere tahsis ettiği aracı ile Araba vapuruna zar zor yetiştik.  

Kaptanımız Çanakkale’yi ve Çanakkale tarihini çok iyi bilen çok değerli bir eğitimcimiz, tarihçi kardeşimiz Metin Güven...

         Vapurumuz suları yara yara “Allah’ın yeryüzündeki cenneti” dediğimiz bir manzarayı seyretmekten öte Cennetmekân Mehmet Akif Ersoy’un;

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

 Boşanır sırtlara vadilere, sağnak sağnak.dediği o ufacık karaya yani Gelibolu yarımadasına doğru yol alıyordu.

Karşımızda elinde tüfeği ile bir Mehmetçik sülüieti…

Heyecanımız artıkça artıyor. Yaklaşıyoruz KİLİTBAYIR denilen o tarihi yere Necmettin Halil Onan’a ait Bu mübarek toprakların kutsiyetini özetleyen “Bir Yolcuya” başlığını taşıyan o muhteşem şiirini görüyoruz.    

                             *
         Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
         Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
         Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
         Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
                                  *
         Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
         Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
         İstiklal uğrunda, namus yolunda,
         Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
                                  *
         Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
         Son vatan parçası geçerken ele,
         Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
         Mübarek kanını kattığı yerdir.
                                  *
         Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin
         Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
         Bir harbin sonunda, bütün milletin,
         Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

                                  *

         Allah’a şükür işte biz bu gün hürriyetin zevkini tattığımız yerdeyiz.

         Rabbim bizi istiklal ve hürriyetimizden etmesin.

         Bayrağımızı indirtmesin, ezanımızı dindirtmesin.

Vapurumuz KİLİTBAYIR İskelesi’ne demir attığına “Bismillah” Diyerek

ayak bastık bu mübarek topraklara, bu mübarek beldeye. Mehmet Akif Ersoy buraları için:

          **

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-

         Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya…  

         **

Dediği o ufacık kara parçası işte burasıdır.

Bu kara parçasındaki ilahi güç Çanakkale’yi geçilmez kılmıştır.

Burada şahadet şerbetini içen yaşları 17–18 olan Mustafa Kemal’in kınalı kuzularının göğüslerindeki iman dolu siperleri Fatih Sultan Mehmet’in buraya yaptırdığı kale ile Kanunu Sultan Süleyman’ın yaptırdığı kule kadar güçlü ve kuvvetlidir. İşte sözünü ettiğimiz kale ve kulede buradadır.

          Burası Çanakkale Boğazı’nın en dar yeridir.

         Burada resmettik dağın yamaçlarına yaslanan Mehmetçiğimizin resmini,

         Kayıt ettik zihnimize…

         **

DÜŞÜN Kİ, HAŞROLAN KAN, KEMİK, ETİN

YAPTIĞI BU TÜMSEK, AMANSIZ, ÇETİN…

BİR HARBİN SONUNDA BÜTÜN MİLLETİN

HÜRRİYET ZEVKİNİ TATTIĞI YERDİR.

**

Sözlerini zihnimize kazıdık.

Bize bu zevki tattıranlara, bize bu kutsal vatanı, vatan olarak bırakanlara, okuduğu lisede öğrenimini bırakarak Çanakkale’ye koşan kınalı kuzulara ve Bu kınalı kuzulara “Ben size ölmeyi emrediyorum” diyen dünya lideri Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına rahmet olsun, mekânları cennet ruhları şad olsun.

                                                     ***

         İlk durağımız Çanakkale Savaşının en yoğun olduğu on binlerce Mehmet’imizin şehit olduğu MECİDİYE TABYASI oldu. Burada Akif’in GEL SENİ TARİHE GÖMEYİM DESEM SIĞMAZSIN dediği Seyit Onbaşı’nın kahramanlığını dinledik… Savaşın en kızgın anı Çanakkale Boğazı geçti geçilecek. Elde avuçta ne top var, ne gülle. Seyit Onbaşı elde kalan son güllelerden birini “Ya Allah ya Bismillah” diyerek arkalıyor yanındaki üç beş Mehmetçiğin şaşkın bakışları arasında 215 kiloluk gülleyi 4–5 basamakla yukarı çıkıp topun namlusuna sürüyor. Yine “Ya Allah Bismillah” diyerek topu ateşliyor. İşte o atış, işte o son gülle, işte o iman kuvveti yedi düvele “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ dedirtiyor Fransızların en büyük, en modern “batırılamaz” dedikleri savaş gemisini Marmara’nın mavi sularına gömüyor.

Bütün bunları dinlerken gönül tellerimiz titredi, gözlerimiz nemlendi. Ellerimizi semaya açıp Yüce Mevla’mızdan mağfiretler diledik. Bu tablo karşısında o mübarek insanın aziz hatırası önünde saygıyla eğildik. Türklüğümüzden, Müslümanlığımızdan, insanlığımızdan iftihar ettik. Ne mutlu bizlere ki böylesine muhteşem ve mübarek bir neslin torunlarıyız dedik.

                                           ***

         Oradan bir başka adrese düşmanın mort edildiği MORTO KOYUnda ŞEHİTLER ABİDESİNİ ziyaret ettik. Mehmetçiğin savaşta bile düşmanını kolladığını, kucakladığını gördük. Akabinde Soğan dere, Kereviz dere, Domuz Deresini sonrasında sahra hastanesinin kurulduğu Karanlık dereyi gördük. Şahin dere’de kurulan hastanede binlerce yaralının tedavi edildiği ağır hastaların Çanakkale’ye gönderildiği ve burada üç bin şehit verdiğimizi öğrendik.

         25 Nisan günü düşmanın karaya çıktığı ilk gün öldürülen İngilizlerin Mezarlığı da buradadır.

         Burada hala sürülen tarlalarda insan kemiklerinin çıktığı söylenmektedir.                                                     *

         Yazımız devam edecek sevgili okurlarım.

         Yarın MEÇHUL ASKER anıtına gideceğiz. Yarını bekleyiniz.

         Rabbim bu necip milleti havasız, susuz bıraksın ama hürriyetsiz bırakmasın.

         Çünkü hürriyetimiz olmasa ne arımız ne namusumuz, ne gönderde bayrağımız nede okunacak ezanımız olur.

                                             

                                      

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
21 Temmuz 2017 16:32
70 kez okundu
03 Temmuz 2017 12:49
258 kez okundu
21 Haziran 2017 13:09
480 kez okundu
20 Haziran 2017 16:30
231 kez okundu
06 Haziran 2017 12:01
537 kez okundu
06 Haziran 2017 11:59
253 kez okundu
29 Mayıs 2017 20:26
449 kez okundu
23 Mayıs 2017 23:55
454 kez okundu
23 Mayıs 2017 23:54
264 kez okundu
19 Mayıs 2017 13:27
440 kez okundu
20 Mart 2017 15:56
1388 kez okundu
İbrahim Taşel - HIRS DENİZİNDE BOĞULMAK
İbrahim Taşel
31 Aralık 2012
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIGELAZIG
ELAZIĞ-BALIKESİR
951 kez görüntülendi
ALTINORDU-ELAZIĞ
816 kez görüntülendi
ELAZIĞ-G.ANTEP
1276 kez görüntülendi
DENİZLİ-ELAZIĞ
1154 kez görüntülendi
İBRAHİM TAŞEL
149 kez izlendi
SON DURUM
415 kez izlendi
SON KONGRE
326 kez izlendi
EĞİTİM VE YAŞAM
472 kez izlendi
Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
ÇOK OKUNANLAR