Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
Kanal 23 Uyduda!
Kanal 23 Canlı İzle
950 kez okundu
Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Baş
mehmet_sukru_bas@mynet.com
BAYRAM MIDIR, SEYRAN MIDIR BU NEDİR?
21 Haziran 2017 13:09

 HASBİHÂL                                                    MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ

                                                                mehmet_sukru_bas@mynet.com

 

 

         BAYRAM MIDIR, SEYRAN MIDIR BU NEDİR? 

 

         İki gün sonra bir Ramazan Bayramını kutlayacağız değerli okurlarım.

         Tabi sadece adı bayram olan bir bayramı,

         Bir yanı eksik, bir yanı buruk, bir bayramdır bu bayram…

         Demek ki ben 74 senelik ömür güzergâhımda hatırlasam da hatırlamasam da 74 tane Ramazan Bayram geçirmişim.

         Kimi bayramlarımı gurbette, kimi bayramlarımı askerlikte, kimi bayramlarımı da “Karalı Bayram” dediğimiz ortamlarda geçirmişim.

         İki bayram arasında annemi, yeğenimi ve iki kardeşimi toprağa vermişim.

         Ama hiçbir bayramı bu kadar acılı, bu kadar sancılı geçirdiğimi hatırlamıyorum.

         Hani Güler Duman’ın okuduğu bir türkü var ya dinlediğiniz zaman dünyanın bütün gam kederini üzerinizde taşır, gözyaşlarınıza boğulursunuz. 

         **                   

Yağmurla boranla bu güne geldik 
Talan olduk gülmedik bu nedir? 
Ne ağlayabildik, ne gülebildik 
Düğün müdür Seyran mıdır bu nedir.
      

                                              ***

BU ÜLKEDE;

Her gün Al bayrağımıza sarılı tabutlar içerisinde

İkişer üçer şehidimiz geliyor, anaların feryadı arşı alaya çıkıyorsa biz millet olarak böyle bir ortamda  “Bu benim bayramımımdır” diyerek nasıl bayram yapabilir, nasıl şad olabiliriz?

                                                          *

         Bu ülkenin Adliye Sarayları, emniyet müdürlükleri, polis karakolları, askerlik şubeleri Çin Seddi misali beton bariyerlerle çevreleniyorsa bu ülkede can ve mal güvenliğinden, dahası dillerden düşürmediğimiz istikrardan söz edebilir miyiz?

         Bu şartlar altında düğünlerimizi, bayramlarımızı gönül rahatlığı ile kutlaya bilir miyiz?

                                                          *

         Manisa’da bir askeri birlikte yedikleri yemekten zehirlenen 731 vatan evladı Mehmetçiğimiz hastane köşelerinde yaşam mücadelesi verirken hangi yürek “Bu benim bayramımdır” diyerek bayram edebilir ki?

                                                          *

         Bu ülkede Ana Muhalefet Partisi gündüz gözüyle elinde fenerle adam arayan Diyojen misali elinde sadece “Adalet” yazan bir pankartla Ankara’dan İstanbul’a yürüyor ve bu yolculuğunda her adım başı “ADALET” Arıyorsa bu ülkede adaletten, hak ve hukuktan söz edilebilir mi?

                                                          *

         Bu ülkede çöplükten yiyecek toplayan aileler fakru zaruret içerisinde, emeklilerimiz ve boşta gezenlerimiz bir çay parasına bir kuru simide muhtaç iken her akşam devlet kesesinden yüzlere, binlere verilen şatafatlı iftar sofralarında tıkınanlar acaba madalyonun öteki yüzünü görmüyorlar mı?

         İslam’da adalet, İslam’da bölüşüm bumudur.

         Hani Yüceler yücesi peygamberimiz “Komşusu aç yatarken tok yatanlar bizden değildir” demişti…

         Yeni Türkiye’de hadislerde mi değişti?

                                                          *

         Günümüz Türkiye’sinde onlarca milletvekili ve sayıları 160’ ı geçen gazeteci tutuklanırken hiçbir güvencesi olmayan biz kullar kendi ülkemizde hangi güvenceyle başımızı yastığa koyup uyuyabileceğiz?

         Hangi güvenceyle iki satır yazı yazabilecek ve fikirlerimizi özgürce ifade edebileceğiz?

Hani bu ülkede yargı bağımsız, basın hürdü?

                                                          *

         Dört bir yanımızın ateş çemberi ile sarıldığı, şehirlerimize ilçelerimize, köylerimizi havan mermilerinin isabet ettiği bir ülkede hangimiz can güvenliği içerisinde bir bayramı kutlayabileceğiz?

Ve hangimiz yarınlarımızdan emin olabileceğiz?

                                                          *

         İçimizdeki sayıları dört beş milyonu bulan Suriyeliler gece gündüz cadde ve sokaklarda terör estirirken hangimiz kapımızı penceremizi açık bırakarak uyuyabileceğiz?

         Hangimiz çocuklarımıza “Hadi yavrum git sokakta oyna” diyebileceğiz?

         Ve hangi mantıkla gazilerimizin protez giderlerini ödeyemezken Suriyelilere 25 milyar dolar harcadığımızla övüneceğiz?

                                                          *

         Bir kilo etin yerine göre 45 - 55 veya 65 lira olduğu, tarım ülkesi olan bir ülkede kendisini nimetten sanan mercimeğin bile kilosunun 10 liraya satıldığı, en ucuz bayram şekerinin 40 – 50 liraya alıcı bulduğu bir ülkede fakire, fukaraya, garibe, gurabaya hangi yüzle “Bayramınız kutlu olsun” diyebileceğiz?

                                                          *

         Bir ülkede yargı bağımsızlığı yoksa yargıya,

Siyasette ahlak yoksa siyasetçiye,

Üniversitede eğitim sıfırlamışsa üniversiteye,

Eğitim yazboz tahtasına dönmüşse eğitimciye nasıl güveneceğiz.

         Bunların hüküm sürdüğü bir ülkede yarınlarımıza nasıl güvenle bakabilecek ve çocuklarımızı bunlara nasıl emanet edebileceğiz?

                                                          *

         At izinin it izine karıştığı, helalle haramın, seviye ile seviyesizliğin, sadakatle ihanetin, güzelle çirkinin yer değiştiği, insanların doğruluktan ve doğru sözden uzak bir hayat sürdüğü bu ülkede hangi şartlarda bayramlarımızı kutlayabileceğiz?

                                                         *                

         Arsızlığın, hırsızlığın, yolsuzluğun, yoksulluğun ve dahi umutsuzluğun zirve yaptığı bu ortamda özgürlükten, ahlak ve faziletten, adaletten, haktan, hukuktan dahası Türklük ve Müslümanlıktan nasıl bahsedeceğiz?

         Olmayan bir şeyden bahsetmek abesle iştigal değil midir?

         Bu benim bayramımımdır diyerek bayramı kutlamak bile içimden gelmiyorsa sevgili okurlarım. Bizde bir söz var “Ört ki Ölem”

         Sürççü lisan eyledikse af ola, kalın sağlıcakla…

                                    

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
04 Aralık 2017 15:54
169 kez okundu
09 Kasım 2017 14:06
380 kez okundu
06 Kasım 2017 13:56
269 kez okundu
01 Kasım 2017 13:23
375 kez okundu
29 Ekim 2017 10:29
346 kez okundu
23 Ekim 2017 23:05
410 kez okundu
09 Ekim 2017 18:05
508 kez okundu
02 Ekim 2017 17:28
506 kez okundu
25 Eylül 2017 15:05
541 kez okundu
23 Eylül 2017 00:24
428 kez okundu
18 Eylül 2017 16:06
605 kez okundu
23 Ağustos 2017 15:45
942 kez okundu
İbrahim Taşel - HIRS DENİZİNDE BOĞULMAK
İbrahim Taşel
31 Aralık 2012
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIGELAZIG
ADANA-ELAZIĞ
115 kez görüntülendi
A. DEMİR-ELAZIĞ
179 kez görüntülendi
ELAZIĞ-BOLU
273 kez görüntülendi
MANİSA-ELAZIĞ
415 kez görüntülendi
M.ANALİZ F.ÇAKMAK
24 kez izlendi
TELEFİNAL ADANA
62 kez izlendi
DETAY HABER ELMA PROJESİ
116 kez izlendi
Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
ÇOK OKUNANLAR