Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
Kanal 23 Uyduda!
Kanal 23 Canlı İzle
Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Baş
mehmet_sukru_bas@mynet.com
DOĞRUCU DAVUT’UN KEHANETİ VE GÜNÜMÜZÜN DOĞRUCU DAVUTLARI
05 Temmuz 2017 12:49

  HASBİHÂL                                                          MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ

                                                                       mehmet_sukru_bas@mynet.com

 

DOĞRUCU DAVUT’UN KEHANETİ VE GÜNÜMÜZÜN

                        DOĞRUCU DAVUTLARI  

 

         Din adamı kisvesine bürünmüş din tüccarları, üçkâğıtçılar, Allah adına insanları kandıran sahtekârlar o kadar çoğaldı ki elini öpebileceğimiz, sözünü dinleyebileceğimiz din adamlarına hasret kaldık.

         Neye baksak kime inansak hayal kırıklığına uğruyoruz.

         Herkes kendisine göre bir Doğrucu Davut ama ortada doğruluk diye bir şey yok.

         Kimin eli kimin cebinde belli değil.

         Önüne gelen biri birini kazıklıyor.

Bu kazıklamanın boyutu o kadar ilerledi ki devlet vatandaşını, vatandaşta devletini kazıklıyor.

Bir gün benzinde beş kuruş öteki gün 8 kuruşluk bir indirim gelirse iki günde benzinde 13 kuruşluk indirim yapılmış olmaz mı?

Olur…

İyi ama daha dün benzine 13 kuruşluk zam gelmedi mi?

Geldi!...

Öyleyse niye yapıldı bu indirimler, bildirimler?

Vatandaşı kandırmak, vatandaşa hoş görünmek için mi?

Anlayan varsa beri gelsin.

Benzin deyip de geçmeyin benzine gelen zam iğneden ipliğe her şeye anında olmasa da yarınında yansıyor.

Çarşıya pazara çıkılmıyor.

Bu yüzden bizim hanım sanki kendisini kandırmıyorlarmış gibi bana her zaman “Aman herif sen çarşıya, pazara gitme seni kandırıyor” diyor.

Yalanda değil hani önüne gelen kandırıyor beni…

                                            ***

Günümüz Türkiye’sinde var olan her şeyin sahtesini çıkardılar.

Yani insanları kandırdılar.

         Sahte bal, sahte reçel, sahte karne, sahte diploma, sahte öğretmen, sahte doktor ve kız çocuklarının evlenme yaşını yedi yaş olarak tespit eden sahte imamlar, sahte Müslümanlar.

         Yetmedi.

         Ezan okuyan saatler, namaz kıldıran seccadeler, piyangoya konulan umreler…

         Ve…

         RÜTÜK’ ün destek ve himayelerinde haftanın beş günü onlarca kanalda karı kız pazarlamalar, koca bulmalar.

                                                      ***

         “Gide de gelmeye” dediğimiz örf ve ananemizin, milli ve manevi değerlerimizin içine edilen günlerdir bu günler.

         Kimin elinin kimin cebinde olduğunun belli olmadığı, sapla samanın, at iziyle, it izinin biri birine karıştığı günlerdir bu günler.

         Siyasetçinin fetva verdiği müftünün siyasete girdiği günlerdir bu günler.

         Ahlak ve faziletin ayaklar altına alındığı, doğruların söylenemediği, gerçeklerin yazılamadığı günlerdir bu günler.

         Bizlerde korkunun dağları sardığı bugünlere ayak uydurabilmek için ya Mevlana’dan, Yunustan, ya havadan sudan, yâda kıssalardan medet umuyoruz.

         Sağ olsun GOOGLE amca bizleri kıssasız bırakmıyor. At yazarsan at çeşitlerini, öküz yazarsan öküzün çeşitlerini bulup önümüze getiriyor.

                                                   ***

         İsterseniz size bir masal anlatayım.

         “Sen masaldan ne anlarsın?” Demeyin sakın.

         Bu ülkede anladığını yapan insanlar kalmadı ki herkes anlasın anlamasın, bilsin bilmesin istediği şeyi yapıyor.

         Bizde masal anlatsak olmaz mı yani?..

         Sanki büyüklerimiz ne yapıyor?

Onlarda dinlesek de, dinlemesek de, yesek de yemesek de yedi gün, yirmi dört saat bizlere masal anlatıyorlar.

         Gelelim masalımıza:

                                                   ***

         Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir padişahın Doğrucu Davut adında bir veziri varmış. Padişah başı her sıkıştığında bu vezire müracaat eder, vezirden bilgiler alırmış. Lakin bu vezirinde bir kusuru varmış “Padişahım çok yaşa” deme yerine hep doğruları söylermiş. 

Ve bir gün padişah bir ülkeyle savaşa girecek “Girmeden önce şöyle bir araştırma yapayım bakalım milletim bu savaşa ‘evet’ diyorlar mı demiyorlar mı? Diye bir tereddüde düşmüş çağırmış Doğrucu Davut’u huzuruna…

“Gel bakalım Davut…

Biz bir savaşa girmek istiyoruz senin bu konuda fikrin nedir?.. Bu savaşın ülkemize milletimize bir faydası olacak mı? Girelim mi, girmeyelim mi bu savaşa?.. Der.

Doğrucu Davut hiç düşünmeden;

“Devletlûm ben bu işin sonunu iyi görmüyorum. Bu savaş ülkemize felaket getirir. Biz savaşı şu-şu- şu sebeplerden ötürü kaybederiz onun için bu savaşı girmeyelim” der demez padişah gazaba gelir;

“Bre Davut sen benim irademe karşı mı gelirsin? Benim düşüncelerim üzerine düşünce mi irad edersin” diyerek Doğrucu Davut’un zindana atılmasını emretmiş.

Ülke savaşa girmiş ve savaş kaybedilmiş.

Doğrucu Davut hala zindanda…

 

                                           ***

 

Aradan epeyce bir zaman geçmiş ülkede yine bir savaş tehlikesi baş göstermiş. Padişah yine bir kamuoyu yapma ihtiyacı hissetmiş sarayında toplantı üzerine toplantılar tertiplemiş, davetler üzerine davet vermiş.

Muhtarlar, azalar bekçiler, ağalar, beyler çağırılmış onlarla fikir teatisinde bulunulmuş ve sonunda yine Doğrucu Davut’la görüşmeyi murat eylemiş ve çağırmış Doğrucu Davut’u huzuruna…

“De bakayım Bre Davut bu sefer ne diyeceksin bu savaşa da girelim mi, girmeyelim mi?”deyince;

Doğrucu Davut yapılacak bu savaşla ilgili şartları gözden geçirdikten ve padişahın kesin kararlı olduğunu gördükten sonra…

“Padişahım en iyisi siz beni yeniden zindana koyunuz. Benim zindanım sizin sarayınızdan daha rahattır” cevabını vermiş.

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
21 Temmuz 2017 16:32
28 kez okundu
03 Temmuz 2017 12:49
240 kez okundu
21 Haziran 2017 13:09
465 kez okundu
20 Haziran 2017 16:30
221 kez okundu
06 Haziran 2017 12:01
526 kez okundu
06 Haziran 2017 11:59
240 kez okundu
29 Mayıs 2017 20:26
439 kez okundu
23 Mayıs 2017 23:55
448 kez okundu
23 Mayıs 2017 23:54
257 kez okundu
19 Mayıs 2017 13:27
431 kez okundu
20 Mart 2017 15:56
1379 kez okundu
İbrahim Taşel - HIRS DENİZİNDE BOĞULMAK
İbrahim Taşel
31 Aralık 2012
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIGELAZIG
ELAZIĞ-BALIKESİR
919 kez görüntülendi
ALTINORDU-ELAZIĞ
794 kez görüntülendi
ELAZIĞ-G.ANTEP
1246 kez görüntülendi
DENİZLİ-ELAZIĞ
1123 kez görüntülendi
İBRAHİM TAŞEL
17 kez izlendi
SON DURUM
372 kez izlendi
SON KONGRE
302 kez izlendi
EĞİTİM VE YAŞAM
432 kez izlendi
Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
ÇOK OKUNANLAR