Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
Kanal 23 Uyduda!
Kanal 23 Canlı İzle
14767 kez okundu
H. Vehbi Coşkun
H. Vehbi Coşkun
bilgi@kanal23.com
ELAZIĞSPOR’DA OLAN BİTEN?
26 Kasım 2017 16:36

Sezona Altınordu mağlubiyetiyle başlayan Elazığspor, 2 farklı yenilgiye rağmen umut vermişti herkese...
Koşan, çabalayan, mücâdele eden, kanatları mükemmel çalıştıran, mesâfe tanımaksızın rakip kaleye şutlar atan, ikiye birlerle veya savunmanın arkasına ya da arasına atılan paslarla neticeye gitmeyi plânlayan varyasyonlar deneyen, duran top organizasyonlarıyla hayranlık uyandıran bir takım konumundaydı Elazığspor...
Şu sıraladığım teknik özellikler bir kenara, 2-0 geriye düştüğü bir müsabakada dahi kazanma hırs ve arzusunu ön plâna çıkaran ve varıyla yoğuyla maça asılan bordo-beyazlı oyuncular, bugün nasıl bu hâle geldiler diye sormak lâzım?..
Saydığım “karekteristik” özellikler kaybedilecek vasıflar olmadığı için, belki fizikî kondisyon değerleri zamanla düşüklük gösterebilecek olan futbolcuların, sebepsiz şekilde koşmama veya isteksiz / iştâhsız davranma gibi bir görünüm sergilemeleri de mümkün olamaz?
İşte bu nedenle Manisa’da başlayan, Boluspor Maçı’nda da aynen devam eden olumsuzlukları ele alırken, başarıda katkılarını belirterek sıraladığımız paydaşların bugünkü tabloya etkilerini anlatalım...
YÖNETİM
Elazığspor’a sâhip çıkarak kapanmasına ve tarihe karışmasına engel olan, 100 Trilyon’u aşkın tarihin en ağır borç tutarını üstelik FİFA yaptırımlarına karşı mücâdele vererek 1/3 oranında azaltan, işlerini kaybetme pahasına ve tüm engellemelere rağmen borç ödemeye, bordo-beyazlı kulübü ayakta tutmaya gayret gösteren ve kağıt üstünde kalabalık görünse de yekûnu 6-7 kişiden oluşan yönetim, geçen sezon birlikte çalıştığı futbolcu kadrosunun dağılımına engel olamayarak başladığı hatâ ve yanlışlar dizisine devam ediyor...
Hiç kimsenin tesirinde kalmadan kendi iradeleriyle göreve getirdikleri Teknik Direktör Mehmet ALTIPARMAK’ın işine direkt müdahâle ederek, başarının kaosa dönüşmesine yol açan yönetim, daha sonra yollarını ayırdığı teknik adamın işvereni olduğunu unutarak onu muhatap alıcı açıklamalarla yanlış tavrını sürdürmüştür!..
Yeni bir tüzük hazırlayarak Elazığspor’u gelecekte tekrar borçlandıracak olan kötü emelli kişilere engel olmaya gelince ağır davranan, devraldığı borç miktarının hesabını soramayan, futbolcusunun alacaklarını ödeyemeyen, taraftar grupları dışında tribünlere taraftar çekemeyen ve kurumsallaşma hedefinde zerre miskal yol alamayan yönetim, eski teknik direktörüyle olan polemiği sürdürmeyi tercih ederek krizi iyi yönetememiş, Boluspor Maçı öncesinde lige ve başarıya odaklanmak yerine hâlâ Mehmet ALTIPARMAK’ı hedefe koyarak; istemeden de olsa takımın, taraftarın ve kamuoyunun konsantrasyonunu bozmuştur!..
TEKNİK DİREKTÖR
Aynı kulüplerde görev yaptığı bir-iki dönem de dâhil olmak üzere 21 takım çalıştıran, bir zamanlar bordo-beyazlı formamızı giyen oyunculardan biri olduğu hâlde tâlihsiz bir açıklamayla 50 Yıllık çınar Elazığspor için bir “şans” diye nitelendirilen Teknik Direktör Hüseyin KALPAR, imza attığı gün ifâde ettiği sözleri 2 haftada sıfır çektikten sonra unutup Boluspor Maçı’ndan sonra tam aksi beyânatla günü kurtarmaya yönelik açıklamalar yapmakla artık misyonunu tamamlamış olduğunu herkese göstermiştir...
“Çoğu benim çalıştığım oyuncularım. Şampiyon olacağına inandığım için Boluspor ile Samsunspor’un teklifini kabul etmeyip Elazığspor’u tercih ettim!..” diyen Hüseyin hoca, 2 hafta sonra oyuncu değişikliğinde ofansîf orta saha oyuncusu bulamadığını söyleyerek garip bir bahânenin arkasına gizlenip tecrübesini konuşturmayı bilmiştir!..
Boluspor Maçı’nda kendi sahasında olmasına rağmen ilk yarıda bir tek gol pozisyonuna bile giremeyen, Alpaslan’ın frikiği ve uzatma dakikalarında doldur-boşalt sonucu oluşan 2 karambol dışında rakip kalede tehlike oluşturamayan Elazığspor’u ve sahada gezinen futbolcuları göremeyen tecrübeli hocamız, müsabakadan sonra 4 maçta en az puan kaybını hedeflediklerini itiraf ederek, takımın transferlerle takviye edileceğini açıklayıp topu önce futbolculara sonra da yönetime atmıştır?..
Bırakın 2 haftada Elazığspor’a pozitif katkıda bulunmayı, en ufak bir reaksiyon bile alamayan tecrübeli teknik adam KALPAR, 1-0 yenik oynayan takımdan önce Berk’i kenara alırken, 10 kişi kaldıktan sonra da Kadir ile Sezgin’i sahaya sürüp ELMAR ile SARPONG’u çıkarıp, mağlubiyetten kurtulmak için risk üstlenmek yerine âdeta farkı önleyici defansîf tedbirler almıştır?..
FUTBOLCULAR
Fizikî ve kondisyonel kayba uğrasalar bile, girişte vurguladığım gibi “karekteristik” özelliklerini kaybetme ihtimâlleri olmayan bordo-beyazlı oyuncuların, kazanma hırs ve arzularını yitirmelerine sebep ne olabilir?
Kötü futbol oynanabilir ama kötü mücâdele edilmezki?
Alpaslan’ın geçen sezon kulübede sessiz sedâsız oturmasına ve sadece kendini ısrarla isteyen ama şans bile tanımayan hocası Bayram BEKTAŞ’a sitem edişle sınırlı kalan tutumuna karşın, bu sezon sahada horozlanmasına, G.Antep Maçı’nda SARPONG’a, Bolu Maçı’nda Erman’a çocuk azarlarcasına bağırıp çağırmasına sebep ne?..
Mehmet YİĞİT yürekten oynadığına inanmamıza, üstelik de kaptan vasfına rağmen bir maç durup öteki maça kart cezalısı olmakla, takımını sürekli 10 kişi bırakmakla kime hizmet ediyor?
Profesyonellik kurallarına uymakla mükellef olan oyuncularımız, alacakları ödenmediği için mi isteksizler, prim sistemi işliyor da ceza sistemi uygulanmıyor mu, yoksa daha da tehlikeli olanı takımdaki başıboşluk ve sözde oyuncular istemediği için teknik direktörle yolların ayrılması eylemiyle başlayan “futbolcuya dayalı düzen” uygulamasının sahaya yansıması mı!
Yok bu iddialar yanlışsa veya asılsız ise şu kamuoyunun tamamının tanık olduğu rahatsızlık ve isteksizlik niye?..
TARAFTAR
Elazığspor Taraftarı’nın yine “karekteristik” özelliğini bordo-beyazlı takımın sahaya çıktığı ilk gün tribündeki biri olarak iyi tahlil etmişimdir...
90 dakika boyunca her şartta yeterli ya da yetersiz kendi çapında Elazığspor’u destekleyen Elazığlı, maçın son düdüğüyle birlikte şayet puan kaybedilmişse takımına kötü veya çirkin söz sarfetmez, ancak rakip takımı alkış yağmuruna tutarak bordo-beyazlı oyuncuların utanmasına, gururlarının incinmesine yönelik bir tavırla kaçırılan galibiyetin hesabını sorardı âdeta?..
Şimdi yeni nesil taraftarlık değer ve anlayışı bu anlattıklarımı idrâk edemeyecek bir seviyeye geldi belki ama; “Bilmezler ne çektiğimizi şu deplasman yollarında!” Seslenişleriyle kendilerine destek olmayan yetkililere isyan eden gençlerin fedakârlıklarına sürekli şahit olsak bile onların da özeleştiri yapmaları gerektiğine inanıyorum...
Yenik duruma düşse de, gününde olmasa da, iyi günde kötü günde takımına bir bütün olarak sahip çıkması gereken taraftar, hata yapan, beceremeyen, gol yiyen gol atamayan oyuncusunu alkışlayıp bağrına basarak kazanabilir?
Aşağılayarak, ıslıklayarak hele küfrederek hiçbir futbolcuyu motive edemez, hiçbir takımı coşturamazsınız siz?..
Boluspor Maçı’nda 50 yıllık geçmişte görmediklerimize, duymadıklarımıza şahit olduk ne yazık ki?
Maçın bitmesine yarım saat olmasına rağmen yenik duruma düşen takımının aleyhine dönüp; Kaptan futbolcusunun ayağına top geldiğinde yuhalayan, yabancı oyuncusuna “dışarı” diye bağıran, rakip takımın top dolaştırmasına “oley” diye tempo tutan, çok güzel bir tutumla ıslıkla protesto ettiği hakeme âniden öfkelenip “i...” diye slogan atmak uğruna en az 30-40 bin tl para ve maraton tribününe bloke cezasına sebep olan bir anlayışın kime ne faydası var?..
90 Dakika tamamlanmadan aleyhte tezahüratla, moda olduğu için her maçta “Söylesene filan hoca takım neden oynamıyor?” sloganına Bolu Maçı’nda “Sedat Başkan”ı da ekleyip, ayrıca takıma da; “oynasana ulan!” şeklinde bağırmakla, sonucu mu değiştirdiniz, takımı mı ateşlediniz çocuklar?..
MEDYA
Elazığspor’un kuruluşunda ve Elazığ’ın geçmişte Doğu’nun en modern ve tek çim zeminli stadyumuna sahip olmasında en büyük pay sahibi durumundaki Elazığ Medyası, bordo-beyazlı kulüp tarihinin en ağır borç batağına sürüklenirken (karşı çıkan ve eleştirenleri tenzih ederim) sessiz kalmakla ihânetin en büyüğünü yapmıştır!
Elazığ 1974 senesinde çevre illere oranla imrenilecek sanayiye, 30 km bölünmüş yola ve çeşitli imkânlara sahipken, bugün bölgesinde geri kalmış durumda ise, hastanesi 10 yıldır tamamlanamamış, içme suyuna kavuşması rivayetlere konu olmuş, ovaları kurumuş, çimento fabrikası hâlâ şehrin ortasında kalmış ve devletin en yetkili ismi 3 kez söz vermiş olmasına rağmen hâlâ stadının kuzey bölümü yıkık vaziyette durmuş ise kusura bakmayın ama kabahatin büyüğü gazeteleriyle televizyonlarıyla bu memleketin “kral çıplak” diyemeyen medyasındadır?..
Unutmayın! Tarih gelecekte Elazığ’da da, Elazığspor’da da olan biteni tüm çıplaklığıyla mutlaka yazacaktır!..

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
10 Aralık 2017 16:55
14658 kez okundu
04 Aralık 2017 20:04
14715 kez okundu
26 Kasım 2017 16:36
14767 kez okundu
19 Kasım 2017 11:25
14610 kez okundu
05 Kasım 2017 15:25
14668 kez okundu
30 Ekim 2017 15:36
14920 kez okundu
24 Ekim 2017 00:41
14662 kez okundu
16 Ekim 2017 14:30
14713 kez okundu
02 Ekim 2017 08:02
14948 kez okundu
25 Eylül 2017 06:33
14820 kez okundu
16 Eylül 2017 07:13
14851 kez okundu
10 Eylül 2017 03:44
14788 kez okundu
İbrahim Taşel - HIRS DENİZİNDE BOĞULMAK
İbrahim Taşel
31 Aralık 2012
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIGELAZIG
ADANA-ELAZIĞ
117 kez görüntülendi
A. DEMİR-ELAZIĞ
180 kez görüntülendi
ELAZIĞ-BOLU
278 kez görüntülendi
MANİSA-ELAZIĞ
419 kez görüntülendi
M.ANALİZ F.ÇAKMAK
30 kez izlendi
TELEFİNAL ADANA
67 kez izlendi
DETAY HABER ELMA PROJESİ
118 kez izlendi
Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
ÇOK OKUNANLAR