Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
Kanal 23 Uyduda!
Kanal 23 Canlı İzle
175 kez okundu
Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Baş
mehmet_sukru_bas@mynet.com
3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ
04 Aralık 2017 15:54

 HASBİHÂL                                                           MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ

                                                                         mehmet_sukru_bas@mynet.com

 

                          3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ

 

         İki gün önce ülkemizde “Dünya Engelliler Günü” kutlandı. Tabi bu kutlamada birinci derecede engelli yakını olan bizim gibi kişiler daha çok etkilendi.

         İşte o gün ben yapılan zoraki törenlerden, yapmacık hareketlerden ve aslı astarı olmayan konuşmalardan herkesten daha çok etkilendim.

Yine girdim yazı arşivime geçen yıl yani 05 Aralık 2016 tarihinde gazeteniz Fırat’ta kaleme aldığım “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” başlıklı bir yazımı buldum. Kendi yazdığım yazıyı okurken daha çok kahroldum. Çünkü bu ülkede hiçbir şey değişmiyor.

Millet hırsızlığa alıştırılmışsa hırsızlık, yolsuzluğa alıştırılmışsa yolsuzluk, yoksulluğa alıştırılmışsa yoksulluk kronik bir vaka gibi almış başını gidiyor.

Yapanın yaptığı, götürenin götürdüğü, çalanın çaldığı yanına kar kalıyor.

Haydi, buyurun okuyalım bütün engelli evlatlarımızı ilgilendiren söz konusu yazımızı;                                             

                                              ***  

         “Bugün bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de Dünya Engelliler Günü kutlanacak.

         Bugünle ilgili toplantılar yapılacak, kocaman salonlarda ziyafetler verilecek, devletlûlarımız konu ile ilgili görüşlerini dile getirecek, konuşmalar yapılacak, nutuklar atılacak ve engelli evlatlarımızın senede bir kez de olsa, yalancıktan da olsa başları okşanacaktır.

Yüce devletlûlarımız engellilerin her alanda hak ve hukuklarının korunacağını, onların bütün sorunlarının giderileceğini, onların rahatı ve huzuru için yasal düzenlemelerinin yapılacağını dile getirecekler. Her zaman ve her zeminde onların yanında olacaklarının sözünü vereceklerdir.

Peki, bu sözlerini tutacaklar mı?

O günün akşamına kadar evet…

Ondan sonra tak sepeti koluna herkes kendi yoluna. 

                                              ***

Vatandaşın birisine “Koş arkadaş koş Azrail çocuk dağıtıyor” demişlerde vatandaş…”Benim çocuğumu almasın da ben ondan çocuk falan istemiyorum” demiş.

Tıpkı günümüz Türkiye’sinde olduğu gibi.

Engelli vatandaşlarımızın hak ve hukuklarını gasp etmesinler, onların alın terini çalmasınlar başka bir şey istemiyoruz.

                                              ***

Benim bu konudaki hassasiyetimi bilenler sebebini de bilirler.

Çünkü ben bir engelli babasıyım.

Engelli bir insanın aile ve toplumdaki yerini çok iyi bilir, engelli bir insanın ihtiyaçlarını, nelere muhtaç olduklarını, yaşantılarındaki sorunları herkesten daha iyi bilirim.

Ben bu bilgileri kulaktan dolma bilgilerle değil satır, satır, gün be gün yaşayarak öğrendim.

Bu yüzden “Başına gelen hekimdir” misali engelli kardeşlerimizin engellenen sorunlarını birlikte görüp, birlikte paylaşalım istedim.

                                              ***

Efendim!..

Benim 1971 doğumlu sağır dilsiz bir oğlum var.

Okul çağına geldiğinde Malatya Dilsizler Okuluna gönderdim. Bilahare burada kendisini saygı ve minnetle yâd ettiğim eski Milli Eğitim Müdürlerimizden Abdurahman Temizer’in kişisel girişimleri sonucu Atatürk İlk Okulu’nun bahçesinde 1981 yılında iki derslik sağır ve dilsizler okulu açıldı. Öğretmenlerden birisi saygıdeğer dostum solmaz Güler diğeri de soy ismini hatırlamadığım Hacer Hanım’dı.

Gel zaman git zaman oğlum okuldan mezun oldu. Babalık görevimi yaptım onu everdim ilimizde faaliyet gösteren Felteks adında bir tekstil fabrikasında engelliler kontenjanından işe girdi. On seneyi aşkın bir süre bu fabrikada çalıştı. Günün birinde “Keşke bütün işçilerim senin oğlun kadar çalışkan ve iyi niyetli olsalardı” diyen bay patron teyet geçtiği söylenen krizi bahane ederek çocuğumu kapının önüne koydu.

                                             ***

İçeride mahkeme kararı ile kesinleşmiş 11 aylık alamadığı maaşı ve on senelik tazminatı vardı. “Ben hacı bilmem kimin oğluyum, ben haram yemem” diye kendisini kalburüstü bir konumda gören bay patron “Sizin bende tek kuruş alacağınız yok” dedi.

Mahkemeye başvurduk mahkeme 22 bin liralık hak edişlerimizin ödenmesine karar verdi.

Gel gör ki!..

Minareyi çalan kılıfını hazırlar misali üzerinde dikili ağacı yoktu zavallının. Villasını, fabrikasını, arabalarını ve diğer mallarını yakınlarının üzerine devretmiş böylelikle onlarca işçisine tazminat ödemekten kurtulmuştu.

                                             ***

Onlarca kez bu konuyu yazdım durdum.

Bu şehirde bir Allah’ın kulu ne valisi, ne belediye başkanı, ne Ticaret ve Sanayi Odası, ne Sosyal Güvenlik Kurumu, ne Bölge Çalışma Müdürlüğü ve nede hiçbir kurum ve kuruluş bu konuya değinmedi, ilgilenmedi, denetlemedi…

Adam çocuğumla birlikte o fabrikada çalışan onlarca işçinin alın terini çalıp gitti.

Geride onlarca alın teri gasp edilmiş mağdurlar bırakarak yaptıklarıyla götürdükleri yanına kâr kaldı.

Çünkü yasalarımızdaki boşluklardan yararlanmasını çok iyi biliyor, minareyi çalarken ona göre kılıfını hazırlıyordu.

                                             ***

Bu sorun sadece benim çocuğuma münhasır bir sorun değildir.

Bu sorun yurt genelinde var olan milyonlarca sorunlardan sadece birisidir. Devletimiz ve dahi devletlûlarımız neden bu konu ile ilgili ciddi ve kalıcı bir şekilde ilgilenmez, mağdurun, mazlumun sığınabileceği güvenceli bir yasa çıkarmazlar?

Neden diğer mağdurlar gibi engelli vatandaşlarımızın hak ve hukukunu teminat altına almazlar, neden meydanları hırsıza, uğursuza, namussuza bırakırlar onu da sizlerin takdirine bırakıyorum.

                                             ***

ŞİMDİ!..

3 Aralık Dünya Engelliler gününde engelli vatandaşlarımızla alay eder gibi onların günlerini kutluyorlar.

Yapmayın beyler yapmayın.

Hiç değilse bu yavrularımızın ter temiz duygularıyla oynamayın. 

Unutmayınız ki her insan yarının bir engelli adayıdır. Başınıza gelmemesi temennisiyle yarın sizlerinde başına gelebilir.

Unutulmamalıdır ki asıl engelliler alın teriyle namusuyla didinip duranlar, çalışanlar, çabalayanlar değil, onların hak ve hukukunu gasp eden, alın terini çalan kafa yapısı çürük, karakteri düşük kişilerdir.

Allah bizleri şeytanın şerrinden önce bu gibilerin gadrinden korusun.

                                     

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
04 Aralık 2017 15:54
175 kez okundu
09 Kasım 2017 14:06
383 kez okundu
06 Kasım 2017 13:56
269 kez okundu
01 Kasım 2017 13:23
377 kez okundu
29 Ekim 2017 10:29
349 kez okundu
23 Ekim 2017 23:05
414 kez okundu
09 Ekim 2017 18:05
508 kez okundu
02 Ekim 2017 17:28
506 kez okundu
25 Eylül 2017 15:05
543 kez okundu
23 Eylül 2017 00:24
430 kez okundu
18 Eylül 2017 16:06
607 kez okundu
23 Ağustos 2017 15:45
943 kez okundu
İbrahim Taşel - HIRS DENİZİNDE BOĞULMAK
İbrahim Taşel
31 Aralık 2012
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIGELAZIG
ADANA-ELAZIĞ
118 kez görüntülendi
A. DEMİR-ELAZIĞ
182 kez görüntülendi
ELAZIĞ-BOLU
280 kez görüntülendi
MANİSA-ELAZIĞ
421 kez görüntülendi
M.ANALİZ F.ÇAKMAK
32 kez izlendi
TELEFİNAL ADANA
68 kez izlendi
DETAY HABER ELMA PROJESİ
119 kez izlendi
Aidat Takip Sistemi + Hazır Dernek Sitesi + 1000 Adet SMS Sadece 229 TL
ÇOK OKUNANLAR