Ahmet BULUT

AHİLİK

        ‘’İslami anlayışa göre din, yaşanmak içindir, hayata geçmeyen, hayat haline gelmeyen inancın bir değeri yoktur’’.

         Her yıl ülkemizde 17-23 Eylül tarihleri arasında Ahilik haftası kutlanmaktadır. Bu yılda çeşitli etkinliklerle kutlanmıştır, bende biraz gecikmeli de olsa Ahilik geleneğini şöyle bir hatırlayalım istedim, beklide tam zamanıdır diye de düşünebilirsiniz!

         Ahilik kelime anlamı olarak Arapça ‘’Kardeşim’’ Türkçe ise ‘’akı’’ ( Divanı Lügatı Türk’te) ‘’Cömert, yiğit, Kahraman, Eli açık’’ anlamında kullanılmaktadır. Terim olarak XIII. Yüzyıldan itibaren Anadolu da görülmeye başlayan sosyal, kültürel, siyasal, dini, iktisadi,  askeri, idari ve eğitim boyutları olan bir sistem olarak görülmüştür. Ahilik imanın amele dönüştüğü dünyevi ve uhrevi bir sistemdir.

        Malazgirt Zaferinden sonra (26 Ağustos 1071) sonra Anadolu’yu vatan yapan Müslüman Türklerin bütün medeniyetlere üstünlük sağlayabilmesi için Ahilik öncülük rolü yüklenmiştir. Ahiliğin din ve kardeşlik anlayışı sayesinde, Anadolu da birliğin, kardeşliğin, hoşgörünün birlikte yaşamanın mayası oluşturulmuştur. Ahiler, Milli kültürümüze ve Türk diline önem verdiklerini bu dönemde yaşayan ahi şeyhleri sayılan, Hacı Bektaş Veli, Aşık Paşa, Yunus Emre, Hacı Bayram Veli Türkçe eserler vererek bunu kanıtlamışlardır. Ahilik adabı yüzyıllar boyunca Anadolu Türk Halkının milli karakterini belirlemiştir.

         Ahiler kurmuş oldukları Ahilik teşkilatı ile Anadolu coğrafyasında, Türkmenistan’dan Balkanlara, Avrupa’dan Asya’ya kadar geniş bir alanda eğitim, askeri, siyasal, ekonomik, dini, mimari, sosyal ve kültürel alanlarda faaliyet göstererek medeniyetimizin oluşumunda etkili olmuşlardır.

         Ahiler dini inançlarını yaşamların da taşımışlardır, yaşamın bütün alanlarında haram helal bilen, haram lokma yemeyen, güvenilir, yalan bilmeyen, üstlendiği görevi en iyi şekilde yapan, hakkın rızasını almaya çalışan, komşuluk haklarına uyan, çalışmayı ve üretmeyi ibadet saymışlardır. Siftah yaptığında gelen müşteriyi komşusuna gönderen Allah’tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyen bir yaşam tarzı oluşturmuşlardır.

        Ahilik Anadolu’da XIII. Yüzyılda kurulmuş olup kurucusu Ahi Evran dır. Ahi Evran 1171 yılında Azerbaycan’ın Hoy kasabasında doğmuş,1262 yılında Kırşehir’de vefat etmiştir. Asıl adı Nasıruttin Mahmut  Ahi Evran Bin Abbastır.

        Ahi Evran ‘ın asıl mesleği dericidir. Ahilik öncelikle derici esnafı arasında bir birlik olarak kurulmuş olup daha sonra diğer esnaf kolları arasında yaygınlaşmıştır. Ahiliğe girişte ve ustalığa kadar giden aşamalarda özel merasimler yapılırmış örneğin,  Şed, Peştamal kuşama gibi. Esnafların kontrolü içinde belli kurallar uygulanarak ticari hayattaki kardeşliğin pekişmesi sağlanmıştır.

        Bu teşkilata gireceklerde aranan vasıflarda varmış, Vefa, Doğruluk, Güvenilirlik, Cömertlik, Tövbe, affetme, Tevazu şeklinde sıralanırken, Alkol, Zina, Yalan, Gıybet, Hile gibi davranışlarda bulunanlarda meslekten atılmayı gerektiren sebepler arasında sayılmıştır.

      

 Ahiliğin Görevleri arasında;

*üye sayısını, malların kalitesini ve fiyatları belirlemek

*Müşterilerin haklarını korumak

*Üretimi ihtiyaca göre belirlemek

*Mesleğe yeni elamanlar kazandırmak

*Zanaatkarlara, zanaat ahlakını kazandırmak

*Üyelerin zararlarını karşılamak ve kredi vermek

*Çalışamayacak durumdaki üyeleri korumak, esnaflar arasındaki haksız rekabeti önlemek

*Çarşılarındaki, can ve mal güvenliği sağlamak

gibi.

‘’NOT’’ Bir çok medeniyetlere yurt olan tarihi Harput Kentinde de Ahiliğe ait bir eser vardır Ahi Musa  Mezarı  Türbesi olarak bilinmektedir. Kitabesine göre 1185 yılında yapılmış olup IV. Murat devrine ait Mahkeme-i şeriye sicil defterine göre türbenin Ahi Musa Hervi ye ait olduğu yazmaktadır.