Av. Cengiz Gülaç

Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, kamuoyunda “FETÖ Metre” diye bilinen yöntemle Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki kripto FETÖ’cülerin tespitini sağlamıştı.

“FETÖ Metrenin” nasıl bir yöntem olduğunu çok iyi bilmiyorum. Sadece işe yaradığını biliyorum.

            Cihat Paşamızın yöntemi kadar bilimsel ve etkili olmasa da yıllardır ben de kendime göre bir “FETÖ Metre” yöntemi geliştirdim.

            İzah edeyim efendim…

            Daha önce tanıdığım ama FETÖ ile iltisaklı olup olmadığı konusunda tereddütler yaşadığım kişilerle yeni tanıştığım ve şüphelendiğim kişilerle sohbet ederken konuyu bir şekilde FETÖ meselesine getiriyorum.

            Sonra gözlerinin içine bakarak Fetullah isimli iblis başta olmak üzere ne kadar vatan haini varsa küfür etmeye başlıyorum!

            Küfür derken, öyle “alçak, şerefsiz, vatan haini” falan değil! O engin küfür edebiyatımızın en güzel örneklerini verip Türkçemizin sınırlarını dibine kadar zorluyorum!

            Daha işe yaradığını görmedim!

            Neden mi?

            Adamlarda nefis yok!

            Haysiyet yok!

            Onur yok!

            İçlerinde Fetullah’a sizden daha fazla küfür eden bile çıkıyor!

            Bugüne kadar bu yöntemimin işe yaramamasına rağmen küfür etmekteki ısrarımın nedenini merak edenlere hemen cevap vereyim.

            İçimi döküyorum!

            Yoksa küfürle olan ilişkim ortalama Türk vatandaşının nezaketi kadardır!

            CHP’nin HDP ile ilişkisini düşündüğümde aklıma hep benim bu kişisel tecrübelerim ve FETÖ metre taktiğim gelir…

            HDP her ne kadar PKK’nın siyasal uzantısı olsa da Allah var HDP’liler FETÖ’cülerden on kata daha dik duruyorlar. En azından PKK ile olan bağlarını inkâr ettiklerine şahit olmuşluğumuz yok.

            Adamlar;

            “Biz sırtımızı YPG’ye dayıyoruz dediler,

            Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz dediler,

            PKK sizi tükürüğüyle boğar dediler,

            Alnı secde görmemiş ne kadar HDP’li varsa PKK cenazelerinden eksik olmuyor,

 

            Neredeyse PKK’ya finansal destek sağlamayan HDP belediyesi yok…”

            Yani demem o ki sevgili okur, HDP terörist olma konusunda FETÖ’den çok daha fazla samimidir!

            Acaba yerel seçimlerde HDP ile nikâh kıyan CHP’lilerin arasında bir tane babayiğit çıkıp benim FETÖ metre yöntemimdeki gibi HDP’lilerle konuşurken şöyle şeyler söylemiş midir?

            “Nerede bir PKK’lı varsa biiiiiiiiiiiiiiipp!

            Murat Karayılan ben senin biiiiiiiiiiiiiiiiiiipp!

            Çocuk katili Apo seni biiiiiiiiiiiiiiiipp!

            ……………………!”

            Siz de merak etmiyor musunuz?

            Kapalı kapıların arkasında CHP’lilerle HDP’liler bir araya geldiklerinde acaba ne konuşuyorlar? CHP’liler ağzına hiç PKK’yı alıyor mu?

            CHP’liler sakın Faik Öztrak’ın dediği gibi bir araya geldiğimizde terör örgütünün propagandası olmasın diye PKK’yı ağzımıza almıyoruz demesinler!

            Hem kapalı kapıların arkasında dedim hem de teröriste terörist diye hitap etmek reklam veya propaganda sayılmaz!

            Çiçek Abbas filmini hatırlıyorsunuz değil mi?

            İlyas Salman minibüs sahibi olunca eski patronu Şener Şen gibi giyinip onun gibi davranmaya başlıyor. Kahveye giren İlyas Salman herkese benden çay deyince Şener Şen, yani filmdeki karakteriyle Şakir, ben istemem diyor.

            Bunun üzerine İlyas Salman “Şakir’e çay yok” deyince Şakir, “Ne demek Şakir?” diye İlyas Salman’a sinirleniyor. Hani abi demelisin, dayı demelisin falan diye…

            İlyas Salman da “Ne diyeyim? Mesela Mahmut mu diyeyim? Şakir!” diye cevap veriyor.

            Demem o ki sevgili okur, teröriste terörist denir. Ne diyelim, vatansever mi diyelim!

            CHP’liler HDP’lilere nasıl hitap ediyor acaba!