AKŞENER KIVILCIMI
21 Ağustos 2017 15:10

 AKŞENER KIVILCIMI
Meral Akşener geç bile kalmış siyasal bir kıvılcımın ismi oldu.
Yürekli ve vatansever epeyce politikacının ve vatandaşın emeği var bunda.
Çaktı ve görevini yaptı.
Artık o kıvılcımın halka gerçekçi çıkış yolu veya yolları açacak hareket ya da hareketlere dönüşmesini kimse engelleyemeyecektir.
Baş kendisi olur, Ali olur Veli olur, parti şu olur bu olur, üç gün evvel olur üç gün sonra olur, bir hareket olur iki hareket olur farketmez.
Önemli olan halkın yeni, milli bakışlı, cumhuriyet değerlerine bağlı, çağdaş, tutarlı, demokrat ve üretken bir siyasal sisteme olan ihtiyacı ve o ihtiyacın giderilmesine yönelik güçlü bir kıvılcımın bir kere çakmış olmasıdır.
Bu çerçevedeki çabaları ve gelişmeleri destekleyerek takip edeceğiz.
Kimler?
Milli demokratlar, cumhuriyetçiler, milliyetçiler; birleştirici, uzlaştırıcı, dürüst, ciddi, tutarlı, dünya gerçeklerinin farkında, hukuk devletine ve cumhuriyet ilkelerine inanan, manevi ve milli değerleri özüyle koruyan ve yaşatan, insan haklarına saygılı vatansever herkes...
**
KURUMLARIN DEĞERİ
Kurumları kurum yapan, içindeki insanlardır.
Atamalarda kendi vatandaşınız arasında ayrım yaparsanız, hele bu yaygın, örgütsel ve ele geçirmeci anlayışla olursa donanımsız ve yanlı insanlar baş olur ve kurumlar değersizleşir. Öyle ki, gün gelir kimse orada baş olmak bile istemez.
O günden korkunuz!
Anlayacağınız, Fetö yaşandıktan sonra bile bu konudaki düzelmenin yeterli olmadığını toplum içindeki ve medyadaki yansımalardan çıkarabiliyoruz.
Bir kamu emeklisi idareci olarak diyebilirim ki, kamu kurumlarımızın bu konudaki durumu halen dahi iç açıcı değil.
Ümit edelim ki hukuksal liyakata dayalı, çelik gibi milli bakışlı, adaletli, birikimli, dengeli, tüm milletin güvenini kazanmış bir üretken kamu idaresi yapısına bir an evvel kavuşuruz.
Aksinin devamını düşünmeyelim bile.
**
SORGULAMA
Özgür kişisel iradesiyle her şeyi sorgulamayanın ve kırıp dökmeden bulunduğu ortamı iyi yönde aşmayanın geri kalması kesindir.
Bunu yapabilmek için ille diploma sahibi olmak gerekmiyor. Aklını doğru yönde kullanan herkes hakikati çok rahat görebilecektir.
Gerilikten beslenen ve onu benimsemiş kişilerin egemen olduğu toplumların o anlayışla ileridekilere yetişmesi mümkün olmayacağından, tek yaptığı şey kendi ve kendi gibilerine kutsal, seçkinci, kutupçu ya da hamasi vs. sınıfçılık yaratıp, o sınıfçılık üzerinden torpil ve kayrılmak dahil her tür yöntemle çıkar peşinde koşmaktır.
Şimdi bu hal hangi hukuğa, bilime, dine, imana, çağdaşlığa sığmaktadır?
O halde her saniye kendimiz dahil, tüm yaşamı sorgulamak esastır.
Bu yazı da nitekim bir sataşma değil, sorgulamadır.

Bu köşe yazısı, Elazığ Kanal 23 Haber - http://www.kanal23.com sitesinden alınmıştır.