MEVLANA’DAN MESNEVİ’DEN
05 Eylül 2017 15:27

Derdimize şifa, darlığımıza genişlik istiyoruz… 
Kederimiz üst safhada; sabır diyoruz sabır… 
Sorunlar önümüz sıra, yanımız sıra… 
Ekonomik,sosyal,siyasal,manevi… 
Çözülecek biliyoruz… 
Bir kapı kapanır bir kapı açılır, inanıyoruz… 
Ve Hazreti Mevlana’nın mesnevisinden inci bir söze takılıyoruz; 
“Gam ve kederin anahtarı sabırdır. Endişe etmekten sakın, sakin ol.” 
Eyvallah diyoruz… 
Başımıza neler geliyor böyle Ya Rab! 
Ne geldi ki? 
Daha ne gördün ki? 
Mevlana diyor ki; 
“Başına gelen eziyetler artıyor değil mi? Buğdayı başak olsun diye toprağa attılar.Değirmende un olsun diye ezdiler.Ekmek oldu.Dişleri ile ezdiler.Ezil ki can olasın.Can veresin.” 
Düşüncelerimiz kamçılıyor bizi… Hadi, hadi diyor… 
Sabır diyoruz… 
“Amaca sabırla varılır. Acele ile değil.”dememiş miydi Mevlana,aynen öyle… 
Dilimize gem, fikrimize sınır perdesini çekiyoruz…Yine mesneviye dönüyoruz,ne diyordu Mevlana: 
“Düşünce ve mantık perhizi yap ki, can kuvvetini göresin.Kaşınmak uyuza ilaç olmaz,sadece kaşıntıyı artırır. “ 
Yolumuzdayız… 
Bir uğraştayız… 
Bir hesaptayız… 
Laf anlatıyoruz,kıssa diyoruz,hisse ediyoruz…Kendi eksiğimizi de dillendiriyor,,yolu taşlardan arındırmaya çalışıyoruz…Önümüz sıra gidenlere de, biz ardımız sıra gelenler için,sizde önünüz sıra gidenler için yapacağınızı yapın diyoruz…Kimi anlıyor bizi,kimi “hadi oradan” diyor,sen karışma... 
Mevlana sesleniyor yine;” Her canın gıdası farklıdır. Öküz şekerden ne anlar? “ 
Laf üstüne laf diyemeyiz, zaten devamını da o söylüyor;” Her şey, neye layıksa ona dönüşür.” 
*** 
Mesnevi dedik, devam edelim, sözü nankör olanlara ulaştıralım… 
“Lokman iyi bir köle idi. Efendisi onda bereket sezdi de her yemeği önce ona verir sonra onun artığını yerdi. Bir gün karpuz aldı efendisi ve lokmana yollamadı, onu huzuruna çağırdı. 'Lokman al karpuz ye 'dedi bir dilim verdi. Lokman iştahla yedi. Bir daha kesti onu da yedi. Derken son dilime gelindi. Efendi 'Bunu da ben yiyeyim 'dedi. Isırması ile tükürmesi bir oldu. Efendi 'Lokman bu karpuz zehir, nasıl yedin, niye demedin bize ? 'dedi. 
Lokman 'Efendim, bana bugüne değin öyle çok ihsan ettiniz ki, bu karpuz acı diyemezdim. Bu edebe ters olur, size nankörlük olurdu 'dedi. 
Hak 'tan gelen belaları acı karpuz bil. Sana ne nimetler verdi. Acı karpuz verdi diye hemen kızacak mısın, yoksa Lokman olma niyetin var mı? “ 
*** 
“Söz,dinleyene göre söylenir. Terzi elbiseyi bedene göre biçer. “demiş Mevlana… 
O zaman dinleyene söylemiş olalım Mevlana’nın bu sözünü de; “Adalet; layığını yerine koymaktır. Külahın yeri baş, ayakkabının yeri ayaktır.” 
*** 
Diyor ki Mevlana: 
“Parlak ve açık söz, gönle ferahlık verir.” 
İnsanların ayıbı ile uğraşanlar,gıybet ve iftiraya bulaşanlara Mevlana’nın dilinden parlak ve açık bir söz diyelim de ferahlasın gönlümüz o zaman: “Ört de senin de ayıbını örtsünler. Kendinden emin olmadıkça kimsenin haline gülme.” 
Anlarlar mı? 
Anlayana demiş ve devam etmiş Mevlana: “Aklın özelliği sonu görmektir. Sonu görmeyen akıl ise nefsindir” 
Yeter mi? 
Hain olana,nifak ile fitne ile dolaşana,hile edene söylenecek var ki söylemiş ve demiş ki: “Hile eden, hile bulur” 
*** 
“Yemin, yalancıların siperidir. Doğrular buna ihtiyaç duymaz ki. “sözüyle noktaya varıp Allah doğruluktan ayırmasın niyazıyla sabır eden halimiz susan yüreğimize Mevlana’nın şu sözünü ekliyoruz: 
“Köpekler havladı diye, kervan yolda kalmaz. “

Bu köşe yazısı, Elazığ Kanal 23 Haber - http://www.kanal23.com sitesinden alınmıştır.