ELAZIĞ, ELAZIĞSPOR’LA MUTLU!
10 Eylül 2017 03:44

Altınordu’ya karşı girdiği sayısız pozisyonu gole çeviremediği için sezonun ilk maçında evinde mağlup olan Elazığspor, lige sonuç olarak kötü bir başlangıç yapmış olmasına rağmen, sergilediği pozitîf futbolla gelecek adına umut vermişti topluma...
Ardından Eskişehir ve Ankaragücü’nü yenen Elazığspor’un, Denizli deplasmanından da kazanarak dönmesi ve son 3 haftada 2’si deplasmanda olmak üzere üst üste elde ettiği 3 galibiyet, gelecek adına umut besleyenlerin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koydu...
                                                     ***
“Kazanan takım bozulmaz” prensibine bağlı kalmakla birlikte, isimlerine takılmadan kadroda yer alan oyuncular arasında forma savaşı anlamında çok uygun bir rekabet ortamı oluşturan Teknik Direktör Mehmet ALTIPARMAK, millî maç arasında takviye edilen yeni transferler Ahmet, Sezgin ve DIARRA’ya beklentilere rağmen isim listesinde yer vermemekle doğru davrandı ve âdil olacağını gösterdi herkese bence...
Gelir gelmez takıma girmek yerine, sezon öncesi hazırlık döneminden bugüne çalışanlara saygı göstermek adına hazır hâle geldikten sonra süre almaya başlamak, hem transfer edilen oyuncular hem de mevcut isimler üzerinde teknik adama “güven” sağlayacak çok önemli bir uygulama ve rahatlatıcı psikolojik bir unsur olacaktır...
Ankaragücü Maçı’nın 2. Yarısı’nda sakatlık dolayısıyla yerini SARPONG’a bırakan Berk’in yedek soyundurulması dışında geçen müsabakadaki 11’i bozmayan Mehmet hoca, doğru tercih ve dizilişle sürmüştü takımını sahaya...
                                                     ***
Maça iyi başlayan ve Tom’un ortasına Mertan’ın kafa vuruşuyla ilk net pozisyonu da bulan Elazığspor, özellikle Ankaragücü Maçı’nda olduğu gibi topa sâhip olup oyuna da hâkim olma anlayışını sürdürmesine rağmen, pas hatalarından dolayı aşırı top kaybı yapıp bir de bireysel hataları sık tekrarlayınca oyun üstünlüğünü sürdüremedi ve oyun dengelendi...
Bu arada bordo-beyazlı takım daha net fırsatlar bulmuş olsa da, gol yapılabilecek pozisyonlara bakıldığında ilk yarıda 4-4’lük bir eşitlik vardı, ama; TATOS korner vuruşunda duran top kullanma ustalığını bir kez daha kanıtladı ve 6 pasın köşesine süzülen topa âdeta smaç yapan rakip oyuncu Elazığspor’a öne geçme şansı tanıdı...
Mehmet ALTIPARMAK’ın ayrıntıları plânlayan teknik yönetimi, TOM’un penaltıyı baskı altında kalmadan kullanmasına imkân verirken biz endişe duysak da Elazığspor O’nun vuruşuyla öne geçti...
Gol, bordo-beyazlı takımı rahatlattı ve ayağa isâbetli pas yapma oranı arttı ama, bireysel hatalar Denizlispor’un maçı bırakmamasına yol açtı...
Mehmet YİĞİT ile Erman’ın çok kritik son müdahâlelerinin yanı sıra Kaleci Soner’in yan toplardaki güven dolu hamleleriyle birlikte ilk yarıda çok başarılı bir kurtarışı vardı ki topu çeldiği yer doğru olunca Elazığspor, soyunma odasına tek farklı olsa da önde gitmeyi başardı... 
                                                     ***
Geride kalan 4 maçta olduğu gibi, Elazığspor’un soyunma odasında konuşulacak olanlarla birlikte 2. Yarı’da daha iyi bir performans sergileyeceğinden, dakikalar ilerledikçe de yenik durumdan kurtulmak amacıyla üzerimize gelecek Denizlispor’un geride bırakacağı boş alanlardan yararlanıp bizi rahatlatacak skora ulaşacağımızdan emindik...
Nitekim beklediğimiz oldu ve Mehmet YİĞİT’in uzaklaştırmak isterken Erman’a çarpan ve rakibin önüne düşen bir topla yakaladığı, Soner’in atik davranarak kurtardığı bir tehlike dışında Elazığspor, Denizlispor’a pozisyon bile vermedi?
Takım savunmasının başarısı olarak niteleyeceğimiz bu artımıza karşılık; “Pozisyon vermediysek, 2 golü nasıl yedik?” derseniz, biri Barış’ın ceza alanı yayında arkadaşının ayağından sekip tesadüfen önüne düşen bir topa yaptığı vuruş, daha sonra da biraz sağ çaprazdan attığı mükemmel bir şut gol oldu, Kaleci Soner’in de çok iyi yere giden bu 2 topa yapacağı bir şey yoktu?
4’lü savunmanın doğru yer aldığı bu pozisyonlarda çift önlibero Elmar ile Alpaslan’ın, gol vuruşu yapan Barış’a şut atma imkânı vermemeleri defansın ortasını kapatmaları gerekirdi?..
Ancak Elazığspor, 2. Yarı’da oyuna hâkim olması doğrultusunda rakip kalede bulduğu 2 gol dışında, gol olabilecek netlikteki 7 pozisyonla da bir deplasman takımının hayâl bile edemeyeceği sayıda gol pozisyonu buldu!..
Bireysel performansıyla farkını ortaya koyan TATOS, Tom’a attırdığı goldeki asisti ve attığı 3. Gol’deki vuruş becerisinin yanı sıra bordo-beyazlı takımı yönlendiren oyuncu olarak da “Maç’ın Adamı” olmaya lâyık tek isimdi!..
                                                     ***
Teknik Direktör Mehmet ALTIPARMAK, takımını yönlendirmesine ilâveten; Elazığspor’un 2 farklı önde olmasına rağmen ihtar alan TATOS’u sahada tutarak 3. Golü atmamızı sağladı, SARPONG-Berk ile MARANHAO-Mertan değişiklikleri son 15 dakikada hem güç kazanmak, hem de nefes almak adına gerekliydi ve isâbetle yapıldı...
TATOS-Kadir değişikliği biraz formalite gözükse de çift önliberoya savunma açısından destek amaçlıydı...
Hakem, MHK’nın sezon başı rahatlığıyla yaptığı atamayla TFF 1. Lig’de ilk maçına çıkarken, doğrusu Üst Klasman’dan gelecek kendini beğenmiş hakemlerden çok daha iyiydi!..   
                                                     ***
Elazığspor’un 3 maçlık galibiyet serisinin ligin başında, hele ilk 4 haftada elde edilmesi, mutsuzluk sıralamasında önde gelen illerden biri konumundaki Elazığ’a ve sâhipsiz Elazığlıya büyük morâl sağlarken, bordo-beyazlı takıma da “özgüven” aşılayan önemli bir başarı oldu!..
İyi ki varsın Elazığspor, Elazığ seninle mutlu!..

 

 

 

Bu köşe yazısı, Elazığ Kanal 23 Haber - http://www.kanal23.com sitesinden alınmıştır.