O GÜNLER GİDE GELMİYE
23 Aralık 2017 17:41

 O GÜNLER GİDE GELMİYE
Elazığ merkez Yenikapı Köyü'nde doğdum, büyüdüm. 16 yaşıma kadar köyde kaldım. Köyümüzde 1970 civarı, doğu cephesi ve batı cephesi savaşlarına katılmış üç beş ihtiyar vardı. Tanıdım, ellerini öptüm, sohbetlerine yetiştim.
Gariplerin gazi olduğuna dair kırk şahit lazımdı! Pek bahsedilmezdi. Çocuktuk tabi, sadece sokakta anlatılanlardan bilirdik: 
"Şu Piri Ahmet var ya, o, seferberlikte Rus cephesinde leşlerin (!) arasında kalmış, ölü taklidi yaparak kurtulmuş!". Bu Ahmet Çavuş, Palandöken dağlarında Rus'la savaşırken yüzüne şarapnel değmiş, arkadaşlarının çoğu şehit olmuş, kendisi sağ kurtulmuş gelmiş ama işte şimdi böyle elleri titriyor!". "Mustafa Çavuş Çanakkale'de gazi olmuş". "Şu şöyle, bu böyle...". 
Hikayeler bir çırpıda anlatılır geçerdi. Halkta bu gibi hikayeler sıradandı. Çünkü yıllar yılı neredeyse tüm aileler bu gibi şehit ve gazilerle dolmuş taşmıştı. Kimsenin kimseye şehitlikten, gazilikten dolayı özel ilgi gösterecek hali kalmamıştı. Yaygın olarak kanıksanmış normal bir durumdu şehitlik, gazilik.
Benim, gözlemleme mantığıyla anladığım buydu.
Fakat ailelerimiz ve büyüklerimiz arasında, sık sık ve bazen gözlerden yaş damlayayarak bir söz söylenirdi; 

"O GÜNLER GİDE GELMİYE!.."...
Evet, o kuşağın ruh halini izah eden en çarpıcı ifade bence.
Artık bu söz içindeki derin anlamı da şimdiki kuşaklar belleğinde canlandırsın. 
Akıl ve bilim yolundan ve gerçekçilikten çıkmamak gerektiğini kavrasın.
Savaşların ne kadar kadar kötü şey olduğunu aklından çıkarmasın.
Birileri kahramanlaştırılacak diye ikide bir heye yoka efelenmelere alkış tutmasın.
Vatana saldırı haricinde dolduruşlara gelmesin.
Hele iç siyaset için duyguları alet edenlere her saniye dikkat etsin.
Bugün, 22 Aralık 1914, Sarıkamış Felaketi'nin 103.ncü yıl dönümü
Enver Paşa vatanseverdi belki ama, hamasetçi ve hayalperest bir askerdi. O süreçte Genel Kurmay Başkanı'ydı. Sarıkamış'ta 30 bin askerimizi Rusların üstüne yürütürken donarak ölümüne neden olan felaket, onun anlayışının ürünüydü.
Gücüne ve imkanına göre hareket etmeyen yöneticilik anlayışı!..
Tüm bunlara karşı, aklı başında paşalarımız ve devlet adamlarımız elbette çıkacaktı.
Çıktı ve vatanı o anlayış kurtardı.
Onun başı Mustafa Kemal Paşa'ydı.
Biz onu "Atatürk" yaptık.
Ona ve onun anlayışına, yol arkadaşı atalarımıza sevgi ve saygımız bitmez.
Bu vesileyle tüm sağ duyulu devlet adamlarımıza, paşalarımıza, yöneticilerimize ve güvenlik görevlilerimize selam olsun.
Bu köşe yazısı, Elazığ Kanal 23 Haber - http://www.kanal23.com sitesinden alınmıştır.