DARBECİLERE BENZEMEME GEREĞİ...!..
07 Ocak 2018 10:35

 DARBECİLERE  BENZEMEME  GEREĞİ...!...

 

Darbeler kendi hukuku ile gelir..” şeklinde  özdeyiş haline gelen bir söz vardır. Ve gerçekten bu söz, tarih boyunca da acı veren hükmünü icra etmiştir maalesef. Çok gerilere gitmeden, gözden geçirilmesinin kolaylığı bakımından sadece 27 Nisan 1909 İttihat-Terakkicilerin yaptığı Darbeden itibaren incelersek bunu çok kolay görebiliriz.

15 Temmuz 2016 tarihli Darbe  Kalkışması, mazallah gerçekleşmiş olsaydı yine kendi hukuku , daha doğru ifade ile hukuksuzluğu ile devlete el koyacak ve belki de öncekilerden daha da kanlı bir sahneye tanık olacaktık. İfadelerden ve elde edilen bulgulardan da bunu görmek zor değil.  Yüce Takdîrin izin vermemesi ve şanlı Milletimizin de top yekûn ve yüreğinde duygusu olan herkesi duygulandıran bir Milli Birlik ve Beraberlik Duruşu ve Direnişi içinde karşı koyması ile başarıya ulaşamamış; çirkin, hain ve gayz yüklü düşman emelleri akamete uğramıştır.

 

Devletimize ve Hükûmetimize düşen, elbette ki en seri şekilde yaraları sarmak, bu HAİN HAŞHAŞÎ ÖRGÜTLENMEnin Ülkemize, Milletimize ve İnsanlığa daha fazla sorun, acı ve elem vermemesi için tasfiyesi  elbette ve mutlaka sağlanmalıdır.

İNSANLIK TARİHİ BOYUNCA KAMUFLE OLMA HUSUSUNDA EN MÜKEMMEL ŞEKİLDE UZMANLAŞMIŞ olan ve Uluslararası Küresel Güçlerin oluşturduğu bir üst akıl tarafından organize edildiğinden hiç şüphem bulunmayan BU YAPILANMA, 1963 yılında MASON LOCALARInın Milletimizin köklü inanç duvarını aşmak için RAY DEĞİŞİKLİĞİne gitmesi ile temeli atılıp  neşv-ü nemâ bulmuş, 1970’li yılların başından itibaren de kök salmaya başlamıştır. Tam 45 yıl boyunca devlet yönetiminde görev almış istisnasız tüm Siyasileri ve Devlet Adamlarını kandırmayı başarmış ve desteklerini sağlamış; dolayısıyla en az 45 yıldan beri de Devletimizi adım adım parsellemiştir.

Mevcut  Cumhuriyet Hükûmeti, çok zor olmasına rağmen bu İHANET ŞEBEKESİ YAPILANMASInın tasfiyesini başaracak kararlılığa, iradeye, devlet gücüne ve halk desteğine sahiptir. Ve esasen bu durum, devlet olma vasfımızın devamı için hava kadar, su kadar elzem bir durumdur. Aslolanın ise; aziz devletimiz, bu tasfiyeyi yaparken, asla ve kat’a Darbecilerin seviyesine düşmeden, yani Uluslararası Hukukun şaşmaz kurallarını çiğnemeden yapmak durumundadır. Zira; çok dikkat isteyen bu tasfiyeyi yaparken hak edenin yanında masûm olanlar da kurban edilmemelidir. Buna dikkat etmez isek; tam da İsrail İstihbaratına Paralel Yapılanmış bu Yapının ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Çok sayıda Vatanseveri , demokrasiye ve Milli İradeye samimiyetle bağlı olanları,bu Çeteye aklını ve ruhunu kiraya vermişler ile karıştırırsak, çok hassas şekilde tefrik etmez isek büyük bu aziz Vatanın çok ihtiyaç duyduğu bir kitleyi kaybeder ; düşman safına itmiş oluruz ki; bu da tam  onların, yani ; düşmanlarımızın istediğidir.

 

Onbinlerce insanı katleden Mısır Cuntasının sırtını sıvazlayan ve kendi Ülkelerindeki terör ile mücadele adı altında  yaptıkları hukuksuzlukları görmeyen Batı ve ABD’nin, Sevr’i hortlatmak için fırsat  kollamasına  zemin hazırlamamamız gerekmektedir.

 

         Bilelim ki, Devlet cadı avlamaz. Çünkü, Türk Milletinin tarihi boyunca tüm Devletlerinde  “ Adalet Mülkün Temelidir.”  muhteşem özdeyişi söylenmeden önce de adalet ve hukuk vardı.

Bir acı örnek ile konuya açıklık getirmek isterim : Tam 40 yıldır tanıdığım , kendi adımdan emîn olduğum kadar Vatanseverliğinden, Milli İradeye saygısından ve hayatının en güzel yıllarını darbeciler yediği için Darbeciliğin her şekil ve çeşidinden nefret eden bir kardeşimiz, bir kaç gün önce tutuklandı. Bu naçiz kul, inanıyor ki ; bu kardeşimiz 7 Şubat 2012 tarihli MİT'te Tutuklama Rezaleti, Mavi Marmara İhaneti, Gezi İhanet Sarmalı, MİT TIRLARI Kaşarlı İhanet Tezgâhı ,..., ve nihayet 15 Temmuz 2016 Hain Darbe Kalkışmasına rağmen bu yapıyı ısrarla hoş görenlerden ve hâlâ bunlara sempati duyanlardan olmadı, olamaz da. Lâkin, bir ömür boyu yanyana olduğu, aynı zemini ve aynı sofrayı paylaştığı insanlar ve eski dostları ile son 4 yıl içinde bile olsa yolunun kesişmesi, hasbihalde bulunması mümkündür. Bunu, bıçak gibi kesip atmak mümkün değildir. Ayrıca; bana, Milliyetçi-Muhafazakâr olduğu halde bu YAPI ile en azından son 5 yıl öncesinden oturup kalkmamış kaç yurttaş gösterebilirsiniz? Bu naçiz kul daha dün, hâla bu Yapıya sempati duyan eski bir dostum ile en az 2 saat cebelleştim. Şimdi bu durumda benim onlarla irtibatım devam mı etmiş oluyor ? Böyle bir hukuk anlayışı olamaz ve bu tehlikeli anlayış korkarım ki, aziz Devletimizi ve Yargımızı da çürütür. Esasen Devlet, bu hususta, BİLGİLENDİRME BÜROLARI kurarak insanımızı aydınlatma ve bilgilendirme işlevini ihmal etmemelidir.

                                                                                                                                 Naçiz bir yurttaş olarak bir kez daha tekrarlıyorum: Aziz Devletimiz buna çok dikkat etmelidir.

Çünkü, bu ihanet yapılanması, bu çok ciddi ve DEVLETİN BEKÂ SORUNU ile ilgili mücadeleyi sulandırmak için mümkün olan her türlü kumpası artan bir sür'atle tezgâhlamaktadır. Bylock'taki 11.200 kişilik masumiyet listesi bunun bir örneğidir.

 

Bu arada; biliyorum ki, bu çok tehlikeli yapılanma mensupları, bu yazıda kullandığımız bazı  cümleleri ya da benzerlerini çok kullanacaklardır. 

Ve yine biliyorum ki; bu GÜZEL ÜLKENİN GÜZEL İNSANLARINDA doğru söz ile sahte sözü ayırt edecek kalp ve zihin sahipleri her daim çoğunlukta olmuştur.

Ves-selâm!..

 

 

 

Bu köşe yazısı, Elazığ Kanal 23 Haber - http://www.kanal23.com sitesinden alınmıştır.