• Dolar
    7.8187
  • Euro
    9.3602
  • G. Altın
    449.54
  • T. Altın
    3057.4

Elazığ'ın tarihi Harput Mahallesinde bir çok medeniyete ev sahipliği yapan, 7. yüzyıldan kalma Harput Kalesinde arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları kademeli olarak devam ediyor. Kalede 2020 yılı yılında başlatılan birinci aşama çalışmalarının tamamlandığı açıklandı.

Harput Kale Kazısı Başkanı ve Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmail Aytaç, kalede bugüne kadar yapılan çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, Pandemi dolayısıyla bu yıl fiili arkeolojik kazı yapmadıklarını ancak, sahadaki diğer faaliyetleri sürdürdüklerini söyledi.

 

 

 

 

110 BİNİN ÜZERİNDE TARİHİ ESER ÇIKARILDI

2014 yılında başlatılan ikinci etap kazı ve restorasyon çalışmalarında çok sayıda tarihi obje ve bulgu elde ettiklerini belirten İsmail Aytaç, "Harput iç kale kazısı 2020 yılı çalışmalarının birinci aşamasını tamamladık. Pandemi dolayısıyla sahada fiili arkeolojik kazı yapılmadı. Ancak sahada diğer faaliyetlerimizi sürdürdük. Harput iç kale kazıları müzemiz başkanlığında 2004-2009 yıllarında 5 yıl devam etmişti. 2014 yılında da Cumhurbaşkanlığı kazısı itibariyle 7. yılını ikinci bir ekip olarak sürdürüyoruz. Şimdiye kadar 110 binin üzerinde çeşitli tarihi eser objeleri çıktı. Bunlarla ilgili olarak özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Valiliğimiz, Fırat Üniversitesi, Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve il özel idaresinin destekleriyle devam ettiriyoruz. Bu sene bu ekibimize Türk Tarih Kurumu da bir proje ile destek verdi." dedi.

 

 

 

 

"İNSAN YAŞAMINA AİT HER TÜRLÜ OBJEYE RASTLANDI"

Harput kalesi içindeki Osmanlı mahallesinin restorasyon projesini ve Urartu sunağı projesi tamamladıklarını ifade eden Aytaç, "Şimdiye kadar çıkan eserlerle ilgili çok sayıda inceleme ve temizlik işlemleri gerçekleştirdik. Taşınmaz kültür varlığı deniz mimaride özellikle anastolist denilen mevcut durumları doldurduk. Ama büyük projeler devam etti. Harput kalesi içindeki Osmanlı mahallesi restorasyon projesi bitti. Önündeki Urartu sunağının da projesi tamamlandı. İnşallah bunları 2021 yılında turizme kazandırmak için uygulamaya başlayacağız.  Yapılan işler içerisinde elde edilen buluntuların sınıflamaları çok geniş. İnsan yaşamına ait her türlü objeye rastladık. Özellikle askeri bir alan olması itibariyle silahları, mancınık taşları, sapan taşları, askeri üniformalar, aparatlar gibi çok ürün elde edildi. Bunun yanında sağlık aletleriyle ilgili bazı buluntular elde ettik. Çeşitli dönemlere ait buluntularla ilgili metal, süsleme, diğer objeler elde edildi. Seramik buluntuları en fazla. çeşitli dönemlere ait cam eserler elde edildi. Kaleyle ilgili olarak yaptığımız çalışmalarda şimdiye kadar 13 yayın makale gerçekleştirdik. Bunlardan 3 ciltlik kitapları  bitirme noktasına gelindi. Elde edilen verilere bağlı olarak arşiv çalışmaları gerçekleştirdik." diye konuştu.

 

 

 

 

"SANAL GERÇEKLİK PROJESİ DEVAM EDİYOR"

Harput'un tarihi ve turistik zenginliklerini tanıtacak sanal gerçeklik projesinin de devam ettiğini aktaran Aytaç: " Yapılan çalışmaları destekleyecek şekilde özellikle arttırılmış gerçeklik projesi bitmek üzere. Harput kalesinin içi ve Harput'un tamamı dijital dünyada dönemlerine ait sanal gerçeklik olarak izlenebilecek. Bu turizm için önemli bir adımdı." dedi.

 

 

 

 

"HARPUT'U BÜTÜNÜYLE TURİZME KAZANDIRMAK İSTİYORUZ"

Açtaç, bundan sonraki süreçte yapacakları çalışmalara da değinerek, şu bilgileri paylaştı: "Metal, seramik, kimyasal incelemeleri gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Hem sahadaki çalışmalar hem hem tasnifler hem teknik çizimler, restorasyon çalışmaları ve uygulamalarıyla ilgili bir bütünü bu sene bir noktaya getirmiş olacağız. UNESCO Yedek listesine girmiş Harput'u asıl listeye taşıyacak çalışmaları sürdürmek olacaktır. Bu tabi bütün kurumların işbirliğiyle gerçekleşecek bir durumdur. Nihayetinde Harput'taki  belediyenin yapmış olduğu çalışmalar ve Kale içinde yaptıklarımızla beraber uygulamalar gerçekleştiğinde Harput'ta turizm kavramı biraz daha genişleyecektir. Harput'un UNESCO Yedek listesinde olması bir markadır. Bununla ilgili çalışmalar da devam etmekte. Böylece biz Harput'u hem inanç turizmi açısından hem doğa turizmi açısından hem de kültür turizmi açısından değeri yüksek olduğunu bildiğimiz yerleri turizme kazandırmış olacağız. İnşallah buluntular ve çalışmalarla Harput, dünyada hak ettiği turizm değerine kavuşur.  Harput sadece Harput'un merkezinden ibaret değil. Bir kültür coğrafyasının ismidir. Bunları dikkate alarak Harput dışındaki coğrafi alanda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunlar aşama aşama yayına ve diğer çalışmalara dönüşecektir. Bizler bu çalışmaları gerçekleştirirken bize verilen maddi, manevi desteklerle yapıyoruz. İnşallah o devam edecektir."

 

 

 

 

CAM, SERAMİK VE DEMİR ÜRETİM ATÖLYELERİNE RASTLANDI

Harput kalesinde yaptıkları araştırmalarda cam, demir ve seramik üretim alanlarına rastladıklarını belirten Aytaç, kalenin tarihi süreçte hem yaşam alanı hem de güvenlik alanı olarak kullanıldığına dikkat çekti. Aytaç,  "En son Harput'la ilgili kalenin içerisinde seramik üretim atölyelerinin olduğunu gösteren pişirimler ve üç ayaklar ve raflar bulduk. Bazı cam üretimlerinin Harput kalesinin içerisinde yapıldığını tespit ettik. Onlara ait yayınlar gerçekleştirdik. Özellikle demir üretimiyle ilgili, ok üretimiyle ilgili bazı fırın örnekleri ve malzemeler elde edildi. Böylece Harput hem yaşam alanı hem güvenlik alanı hem de bir üretim merkezi olduğu anlaşılıyor.  Gerek ilk çağ, gerek orta çağ, yakın çağa ait birçok buluntudan ithal edilmiş malzemelere, eserlere de rastladık. Böylece buranın uluslararası ticaretin bir merkezi olduğu gerçeği de ortaya çıkar. Nihayetinde Elazığ ve Harput Uluslararası ticaret güzergahının geçtiği bir merkezdir. Bütün bu değerlendirmeleri elde edilen bulgularla yeniden güncelliyoruz ve bunları kamuoyuyla paylaşıyoruz. Destek veren bütün kurumlara teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi.