• Dolar
    5.5895
  • Euro
    6.2124
  • G. Altın
    269.36
  • T. Altın
    1816.9

Elazığ’ın tarihi Harput Mahallesinde gün yüzüne çıkartılan Ejderha olduğu ve taşa dönüştüğü dilden dile anlatılan 800 yıllık geçmişe sahip "Ejderha taşı"nda kaçak kazı yapan 3 şüpheli jandarma ekipleri tarafından yakalandı.

İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, tarihi Harput Mahallesi'nde devriye görevi yaparken gün yüzüne çıkartılan "Ejderha Taşı"nın bulunduğu bölgede 3 şüpheliyi fark etti. Ekipler, yaptıkları baskında 3 şüpheliyi olarak kazma kürekle tarihi eser bulmak için kaçak kazı yaparken yakaladı. Yakalanan şüpheliler F.K.M.Y. ve E.Ö. gözaltına alındı.

 

 

Şüphelilerden, 4 çift inşaat eldiveni, 3 adet çekiç, 1'er adet koli bandı, büyüteç, el feneri, keser,tornavida, demir testere , saç fırçası,bıçak, hilti ucu,maket bıçağı ve soba küreği ele geçirildi.

Gün yüzüne çıkarılmıştı

Haput’un tarihi mirasını canlandırma çalışmaları kapsamında geçtiğimiz yıl Elazığ Belediyesi Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB), tarafından Göllü bağ mevkinin 2 kilometre doğu yakasında yer alan "Ejderha Taşı" gün yüzüne çıkarıldı. 800 yıllık efsanesi olan ve 500 metrekarelik alanı kapsayan ejderhayı anımsatan taş, üstündeki toprakları temizlenerek koruma altına alındı. Çevre düzenleme çalışması yapılarak koruma altına alınan bölgede geniş bir rekreasyon çalışması sonrası taşın turizme kazandırılması hedefleniyor.

 

 

Efsaneye göre, Ejderha ve yavrusu taş olmuş

Ejderha taşının Harput Mahallesinde Buzluk Mağarasına 2 kilometre mesafede yol kenarında yer aldığını aktaran KUDEP Birim Sorumlusu Kadir Atıcı, “13. yüzyılda Fethi Ahmet Babanın yaşadığı dönemden günümüze kadar gelen sözlü bir kültürdür. 13. yüzyılda ejderha ve yavrusunun Harput’a doğru geldiğini, Harput halkını yutup yiyeceği söylentisi yayılır. O yörenin halkı Fethi Ahmet Babaya giderler ve ejderhanın Harput’tan uzuklaştırılması için dua etmesini isterler. Fethi Ahmet Baba’da korku ve endişenin giderilebilmesi için günlerce dua eder. Dua neticesinde ejderha ve yavrusu buraya kadar gelir ve taş kesilir. Bu tabi ki efsane, sözlü bir kültür ve edebiyattır. Harput’umuzun kültürel misyonuna değer katan edebi ifadeler de bizim maddi değeri olan tarihi yapıların dışında somut olmayan kültür varlıkları içerisinde yer almaktadır. Ayaklarının ön tarafa doğru uzandığını, sırt kısmının göründüğünü ve hemen arka kuyruk tarafında da yavrusunun durduğunu görmekteyiz” dedi.