• Dolar
    7.971
  • Euro
    9.4786
  • G. Altın
    464.64
  • T. Altın
    3154.6

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde Alaadin Kılıç adından bir esnaf, 17 yıl önce kahvaltı salonu açtı. İş yeri tabelası yapan Kılıç, yoğunluktan tabelayı asmayı unuttu. 17 yıldır tabelasız hizmet veren Kılıç, müşteriler arasında "Tabelası yok, lezzeti çok" mekan olarak biliniyor.
Diyarbakır’da 2003 yılında Alaadin Kılıç adında bir girişimci, iddiasına göre kentin ilk kahvaltı salonunu açtı. İş yeri tabelasını yapan Kılıç, işlerin yoğunluğundan tabelayı asmayı unuttu. Daha sonra tabelayı asmaktan vazgeçen Kılıç, 17 yıldır tabelasız iş yeri olarak hizmet vermeye devam etti. 2 şubesiyle hizmet veren Kılıç, müşterilerin tabiriyle "Tabelası yok, lezzeti çok" olarak biliniyor.

"Yoğunluktan tabela asmayı unuttuk"
Kahvaltıcı Alaadin Kılıç, 17 yıl önce kurduklarında bir tabela çalışmalarının olduğunu söyledi. Mekanın Diyarbakır’ın ilk kahvaltı salonu olduğunu ileri süren Kılıç, "Sonra yoğunluktan tabela asmayı unuttuk, öyle kaldı. Artık müşteriler arasında espri oluyordu "Tabelası yok, lezzeti çok" diye. Bizde o lezzette layık olmaya, bugünlere kadar getirmeye çalıştık. Bazen böyle esprilerle karşılaşıyoruz. Bazen müşteri sinirleniyor. Diyor işte 1 saattir arıyorum, bulamıyorum. Bizde, müşteri tabelaya değil, lezzette gelsin dedik. Eski ustaların bir deyimi vardır. ‘Esnaf müşteriyi aramaz, müşteri esnafı arar’ diye. Biz de bu ilke ile bugünlere gelmeye çalıştık. Biz sıfırdan başladık. Tarladan, ovadan, mutfakta işleyip lezzet katarak müşterilerimize sunduğumuz için bugünlere kadar geldik. Açıkçası Diyarbakır’a layık bir esnaflık yapmaya çalışıyoruz. Ticaret yapıyoruz, doğrudur. Ticaretten çok, kültürümüzü gündeme getirmek, bununla birlikte Sur’da da bir şube açtık. 17 yıldır yemediğimiz hiçbir şeyi müşterimize sunmadık. O dönemde yeni nişanlı olanlar, evlenenler, 17 yaşındaki genç bir kızı veya çocuğuyla tekrar buraya geliyorlar. Bizzat kendim mutfaktayım. Zaten 40 yıldır mutfaktayım. Mutfağın ve bu sektörün her alanında ve her branşında 3-5 yıl harcayarak bir 40 yıl geride bıraktık. Ürünlerimiz yüzde 80’ni tarladan, ovadan mutfağa geliyor. Mutfaktan müşteriye geliyor" dedi.
Müşterilerden Süleyman Kaya, işletmenin eski bir yer olduğunu, arkadaşı vasıtasıyla geldiğini ifade etti. Kaya, "Arkadaşım ’Hadi gidip bir yemek yiyelim, çok güzel bir yer biliyorum’ dedi. Bölgeyi biliyordum, ama hiç denk gelmemiştim. Geldik, yedik çok güzel. O günden sonra daimi müşterisi oldum. Böyle bir iş yerinde tabelası yok. Ama lezzet ve müşteri olarak muazzam bir yer" diye konuştu.