• Dolar
    5.34
  • Euro
    6.0726
  • G. Altın
    214.56
  • T. Altın
    1451.5

Üroloji Uzmanı Dr. Tevfik Sarıkaya, toplumda çok yaygın bir hastalık olan idrar kaçırma sorununun kadınlarda daha sık görüldüğüne dikkat çekti.
Özel OFM Antalya Hastanesi Üroloji Uzmanı Uz. Dr. Tevfik Sarıkaya, toplumda çok yaygın bir hastalık olan, idrar kaçırma sorunu ve tedavisini anlattı. Hastalığın çok ciddi olduğuna vurgu yapan Sarıkaya, "Bizim besinlerle aldığımız sıvılarımız bağırsaklarımız yoluyla kana geçiyor, oradan böbreklere geçiyor, süzülüyor. Toksinler ve sıvılar böbrekler yoluyla atılıyor. Gün içinde tükettiğimiz sıvı miktarına göre, oluşma süresi ve miktarı değişiyor. İdrar torbası, idrarı biriktiren, belli bir seviyeye ulaştığı zaman sinirler vasıtasıyla beyne komut gönderen bir organdır. İdrar torbasının belirli aralıklarla boşaltılmasına halk diliyle işeme diyoruz. İşemenin oluşması için gerekli şartlar vardır. Bizim alt bölgedeki kaslarımız, istemli, mesane kasılması, bizim irademiz dışındadır. Biz bu kaslarımızı gevşetmezsek işeme gerçekleşmez. Beyne giden istemsiz sinyaller ve kaslarda yetersizlik idrar kaçırmaya neden olur" dedi.

"30 yaşından sonra dikkat"
Kadınların idrar kaçırma problemini doktora söylemeye çekindiğini söyleyen Uzm. Dr. Sarıkaya, hastalığın toplumda tabuya dönüştüğünü anlattı. Kadınlarda idrar kaçırma probleminin, genellikle 30 yaşından sonra daha sık görüldüğünü dile getiren Sarıkaya, "İdrar kaçırma ciddi bir sosyal problem ve çok sık görülen bir problemdir. Toplumda tabu gibi, özellikle bayanlarda gidip bunu doktora söylemek, bir utanma, bir çekinme sebebi olabiliyor. Sorun, genellikle başka nedenlerle doktora gidildiği zaman ortaya çıkıyor. İdrar kaçırmanın pek çok sebebi var. Özellikle yapılan çalışmalarda, 30 yaşın üzerindeki bayanlarda bu hastalığı daha sık görüyoruz. Bunun sebebi, anatomik yapı ve kadınların doğurganlık özelliğinden dolayıdır. İdrar kanalı bayanlarda çok kısa, erkeklerde ise uzundur. Bu nedenle kadınlarda kaçırma durumu daha çok sık görülüyor. Yapılan çalışmalarda 30 yaşın üzerindeki bayanların yüzde 30’sunda idrar kaçırma oranı vardır."

İdrar kaçırma tipleri
Doğum, menopoz, obezite, diyabet ve nörolojik hastalıkların idrar kaçırmaya neden olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Sarıkaya şöyle devam etti:
"İdrar kaçırmanın da modelleri vardır. Stres tipi idrar kaçırma, alt bölgedeki kasların yetersizliğinden kaynaklanan kaçırmadır. Öksürme, hapşırma, karın içindeki basıncı artırmaya sebep olabilir. Ani hareketlerde yol yürürken idrar kaçırmaya stres tipi idrar kaçırma diyoruz. Bunun yanında idrar torbasının istemsiz bir şekilde kasılmalarından kaynaklanan kaçırma olabiliyor. Bu çeşitli nörolojik kaynaklı olabilir. Bir hasta felç geçirmişse, omurilik bölgesinde bir hasar varsa istemsiz sinyaller oluşur ve mesane bölgesinde aşırı kasılmalar oluşur. Bize gelen hastalar, genellikle ani bir sıkışma hissi sonrasında yaşanan idrar kaçırma ile geliyor. Bir diğer idrar kaçırma şeklide taşma ile oluşan idrar kaçırmadır. Beyin mesaneye sinyal göndermiyor böylece idrarda kaçırma meydana geliyor. Bayanlarda çok fazla doğum, menopoz, obezite, diyabet, nörolojik hastalıklar idrar kaçırmaya neden olur. Geçici idrar kaçırmaya ise, idrar yolu enfeksiyonları neden olur. Bu sosyal bir sebep, bir takım psikolojik hastalıklara da sebep olabilir. Stres durumunda aktiviteler artar. Bu problem çok ciddi bir problemdir ve çoğu kadın bu sebepten dolayı evden dışarı çıkmak istemiyor veya ped kullanmak zorunda kalıyor."

"Tedavide hasta öyküsü önemli"
İdrar kaçırma sorununun tedavisinde hasta öyküsünün çok önemli olduğuna dikkat çeken Sarıkaya, kadınların genellikle bu sorunun tedavisi için kadın doğum uzmanına gitmeyi tercih ettiğini söyledi. Özel OFM Antalya Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Tevfik Sarıkaya, "Hasta bize idrar kaçırma ile ilgili başvurduğu zaman biz ilk olarak hastalığın öyküsüne bakıyoruz. Bunun yanında başka hastalıkları var mı, ona bakıyoruz. Kaç doğum yapmış, zor doğum yapmış mı yapmamış mı, doğum sırasında bir problem olmuş mu olmamış mı bunları sorguluyoruz. Herhangi bir operasyon geçirmiş mi, geçirmemiş mi diye hasta öyküsüne iyi bakmamız gerekiyor. Öykü, hastalığın tanısını koymada çok önemlidir. Daha sonra idrar tahlili istiyoruz. İdrar tahlilinden sonra ultrason yapıyoruz. İdrar torbasının kapasitesini görmek ve değerlendirmek amacıyla hem de başka hastalık var mı, böbrekte taş, tümör var mı diye bakıyoruz. Daha sonra irodinami diye bir tetkik var. Bu teknik idrar kaçırmanın tipini anlamamıza yardımcı oluyor. Hastaya uygulanan bir sonraki aşama ise muayenedir. İdrar torbasında bir sarkma var mı diye bakılıyor" ifadelerini kullandı.

"Sigara, alkol ve obeziteden uzak durun"
Hastalığın kesin tedavisinde hasta davranışının çok önemli olduğunu söyleyen Sarıkaya, sigara, alkol ve aşırı kahve tüketiminden uzak durulmasını önerdi. Uzm. Dr. Sarıkaya, "İdrar kaçırma sorunu yaşayanlar, alkol, sigara ve aşırı kahve tüketiminden uzak durmalı, acı ve ekşi yiyecekleri az tüketmeli, spor yapmalı ve obeziteden uzak durmalı, gece sıvı tüketimini azaltmalı ve günde en az 2 litre su içmeli. Mesane bölgelerindeki kasları geliştirmek egzersizler yapmak hastalığın tedavisinde yardımcıdır. Bu sorun düzelmezse, ilaç tedavisi, ilaç tedavisinin fayda sağlamadığı yerde cerrahi yöntemleri kullanıyoruz" diye konuştu.