• Dolar
    6.0941
  • Euro
    6.6161
  • G. Altın
    322.01
  • T. Altın
    2182.2

Çin’den dünyaya hızla yayılan gizemli zatürre konusunda bilgiler veren Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Hastalığın ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve öksürük gibi klinik belirtileri mevsimsel gribe benzemektedir. 65 yaş üstü kişiler, kronik böbrek, akciğer, karaciğer hastalıkları olanlar, bağışıklığı baskılanmış kişiler ve hamilelerde hastalık daha ağır seyredebilir” dedi.
Liv Hospital Samsun Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, Çin’de ortaya çıkan korona virüsü ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Çin’den dünyaya yayılan virüsün ülkemizde de görülmesi halinde alınabilecek önlemler konusunda bilgiler veren Leblebicioğlu, "Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan korona virüsü enfeksiyonundan dünyada yaklaşık 900 kişi etkilendi. Etkilenen insanlardan 26’sı (yaklaşık yüzde 3’ü) hayatını kaybetti. Vaka sayısı ise her gün hızla artıyor. Hastalık hayvanlardan veya çiğ etlerden insanlara bulaşarak başladığının tahmin ediliyor. İnsandan insana ise temas ve öksürük yoluyla yayılıyor” diye konuştu.

“Hamilelerde daha ağır seyredebilir”
Korona virüsün zatürre benzeri bir klinik tabloya neden olacağını ifade eden Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Hastada ciddi akut solunum sendromu ve böbrek yetmezliği gelişebilmektedir. Başlıca belirtileri ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve öksürüktür. Klinik belirtileri ile mevsimsel gribe benzemektedir. 65 yaş üstü kişiler, kronik böbrek, akciğer, karaciğer hastalıkları olanlar, bağışıklığı baskılanmış olan hastalar ve hamilelerde hastalık daha ağır seyredebilir” şeklinde konuştu.

“Sars da böyle yayılmıştı”
Çin’in yanı sıra Amerika, Güney Kore, Hong Kong Japonya, Tayvan, Tayland, Singapur ve Vietnam’dan da olguların bildirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Bunların genel olarak seyahat eden kişiler. 2002 yılındaki yine bir tür korona virüsün neden olduğu SARS salgını da bu şekilde Uzak Doğu’da başlayıp daha sonra seyahatler ile başka ülkelere yayılım göstermişti. Hastalığı gizlemek kontrolünü güçleştirir. Çin’den, özellikle de Wuhan şehri ve çevresinden ülkemize gelen yolculardan ateş ve/veya öksürük gibi akciğer şikâyeti olan kişilerin muayene edilmesi, gerekirse de izole edilmesinin hastalıktan korunmak için önem taşıyor. Çin’de bütün bir kentin karantinaya alınması, giriş-çıkışa kapatılması sağlık, sosyal ve ekonomik sorunlara neden olabilir. Kişilerin sağlık kuruluşlarından hizmet almasını güçleştirir. Hastalanma korkusu nedeniyle insanların karantinadan kaçmaya çalışması veya hastalığını gizlemesi kontrolü daha güçleştirecektir. Vakalar görünmez hale gelecektir. Bu tür önlemler yerine hastaların hızlı tanısının konularak, sadece hastaneye yatış gerektirecek durumu olan hastaların hastanede diğer hastaların ise evde izlenmesi, toplu yaşam yerlerinden uzak durmaları önerilir. Benzer şekilde bir vaka nedeniyle tüm bir hastanenin de karantinaya alınması gerekmemektedir” ifadelerini kullandı.

“Eşyalarda 24 saat canlı kalabilir”
Spesifik bir antiviral tedavisi olmayan hastalıktan korunma yöntemlerinin gripten korunma yöntemlerine benzediğini vurgulayan Prof Dr. Hakan Leblebicioğlu şunları söyledi: “Virüs öksürük ve hapşırma ile bulaşabilir. Eller düzenli olarak su ve sabunla yıkanmalı, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burun tek kullanımlık mendil ile kapatılmalıdır. Eğer yanımızda mendil yoksa, kesinlikle öksürürken ve hapşırırken ağız avuç içi ile kapatılmamalı, kollarımızın üzerindeki giysiyle kapatılmalıdır. Korona virüsün yüzeylerde ve eşyalarda 24 saate kadar canlı kalabilir, bu nedenle çevreye dokunduktan sonra eller ağza ve göze götürülmemelidir. Günümüzde uluslararası seyahat ve kargo faaliyetleri sık görülmektedir. Virüsün vücut dışında yaşam süresi ve ulaşım şartları göz önüne alındığında Çin’den gelen kargolarla bulaşma riskinin olduğuna dair bir veri bulunmamaktadır ve böyle bir durum henüz rapor edilmemiştir.”