• Dolar
    5.3647
  • Euro
    6.0674
  • G. Altın
    213.74
  • T. Altın
    1448.4

Bir cilt hastalığı olan gül hastalığı(rozasea), madalyon adı verilen büyük bir leke ile ortaya çıkarak vücudun tüm bölgesine yayılıyor. Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Yılmaz Albayrak, özellikle stresin, güneşin zararlı etkilerinin, çevresel kirliliğin, hastalığın görülme sıklığı ve şiddetinde artışa neden olduğunu belirtti.
“Gül hastalığı mevsimsel ataklar gösterebilir”
Gül hastalığı mevsimsel ataklar gösterebilen bir deri döküntüsü hastalığıdır diyen İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Deri Hastalıkları Uzmanı Albayrak, “Araştırmalar sonucu bu hastalığı bazı virüslerin ortaya çıkardığı düşünülmekle birlikte tam olarak neden ortaya çıktığı bilinmiyor. Gül hastalığı mevsimsel ataklara sebep olabiliyor. Hastalık genellikle vücutta başlayan bir büyük döküntüyle tüm vücuda yayılan kabuklu döküntüye dönüşerek ilerliyor. Gül hastalığı kaşıntı, sızlanma gibi şikayetlerle ortaya çıkıp bir buçuk ay civarında süren, hastayı rahatsız eden ve vücuda yayılan döküntülerle devam eder” diye konuştu.
Kızarıklığa yanma ve kaşıntı eşlik ediyor
Aşırı sıcaklarla birlikte cilt hastalıklarının ortaya çıkma riskinin daha da arttığına dikkat çeken Albayrak şunları söyledi: “Cilt hastalıklarında artış görünüyor. İsilik ve mantar hastalıkları sık görülürken, önceden ender gördüğümüz gül hastalığında da artış mevcut. İsilikleri, deri alerjilerini ve bir takım deri döküntülerini daha sık görmeye başladık. Hastalarımıza bu konuda özellikle sık sık duş almalarını, çok sabun kullanmamalarını, serin ortamlarda bulunmalarını ve çok sıcak ortamlardan kaçınmalarını öneriyoruz.”
Yorgunluk ve stres en büyük sebebi
Genelde üst solunum yolu enfeksiyonu hastalıklarıyla rahatsızlığın meydana gelebileceğini söyleyen Albayrak, yorgunluk ve stresin hastalığın şiddetini arttırabileceğini ifade etti. Albayrak tedavi süreci için şu açıklamalarda bulundu: “Tedavi aşamasında hastalarımıza gerekli bir takım nemlendirici losyonlar veriyoruz. Ayrıca tedavi sürecinde hastalara sıcakta kalmamalarını, sıcak suyla banyo yapmamalarını ve banyolarda lif kullanmamalarını tavsiye ediyoruz. Hastalarımızı bir buçuk ay sonra tekrar kontrol ediyoruz. Sıcak havalar bu hastalığı biraz daha belirginleştiriyor. Tedavi aşamasında güneşten mümkün olduğunca kaçınmaları gerekiyor. Acılı ve baharatlı yiyecekler sıcaklarda kaşıntı ve döküntüleri arttırabileceğinden, hastalığın seyrini ilerletebileceğinden hastalara bu tür yiyecek ve içeceklerden uzak durmalarını, yemek seçiminde hassas davranmalarını öneriyoruz” dedi.
“Pamuklu kıyafet tercih edin”
Rahatsızlık veren cilt hastalıklarında kaşıntı ve batmalara engel olmak için önerilere bulunan Uzm. Dr. Albayrak hastalara şunları söyledi: “Mümkün olduğunca pamuklu kıyafet giyin. Pamuklu kıyafetler tercih edin. Yaşlı ve çocuklar fazla güneşten kaçınsın. 11 .00- 15.00 saatleri arasında güneşten kaçınmalarını öneriyorum. Mümkün olduğunca güneş kremlerini kullanarak, şapkalarını takarak güneşlenmelerini tavsiye ediyorum.”
Hamilelerde ilk üç aya dikkat
Gül hastalığı geçiren gebelere önerilerde bulunan Albayrak, “ Bu rahatsızlık ilk üç ay içerisinde bebekte bazı sorunlara neden olabiliyor. Bu tip döküntüsü olan hamile hastaların kadın doğum uzmanlarına muayene olup önerilerini almasında fayda var” diye konuştu.