• Dolar
    6.0553
  • Euro
    6.5624
  • G. Altın
    308.08
  • T. Altın
    2081.0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Şehir ve Güvenlik Sempozyumu’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Site kültürü bizim kültürümüz değil. Ama maalesef şu an bir site kültürü ülkemizde egemen olmaya başladı'' dedi.

İşte Erdoğan’ın sözlerinden satır başları:

Bugün nüfusumuzun dörtte üçünden fazlası il ve ilçe merkezlerinde ikamet ediyor. Güvenlik konusu artık çok daha önemlidir.

Şehir kavramının insanlık tarihinde önemli bir yeri var.

İnsanların güvenlik ve gıda için değil ibadet için yerleşik hayata geçtiğini gösteren Göbeklitepe bilinen şehir tarihini de 12 bin yıl öncesine götürmüştür.

“SİTE KÜLTÜRÜ BİZİM KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİL”

Site kültürü bizim kültürümüz değil. Ama maalesef şu an bir site kültürü ülkemizde egemen olmaya başladı.

Bugün dünyada nüfusu 10 milyonun üzerinde olan şehir sayısı 40’a yaklaşmıştır. Teknolojinin de gelişmesiyle şehirlerin alt yapı ve üst yapı ağları oldukça karmaşık hale gelmiştir.

Şehir ne kadar büyükse güvenlik sorunları da o derece yüksek ve fazladır.

Artık şehirlerimizin dış güvenliği surlar ve hendeklerle koruyamayacağımız içerideki güvenliği de sadece kolluk kuvvetleriyle sağlayamayacağımız bir dönemdeyiz. Artık yeni fikirler geliştirmek gerekiyor.

Dünyadaki tüm örnekleri inceleyeceğiz ama sonunda kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz.

Bilinen suç yöntemleri yanında şehirleri bekleyen başka tehditler de ortaya çıkıyor.

Ülkemizde de şehirlere zarar veren kaos dalgaları yaşanmıştır.

Büyük sokak eylemleri şehirlerin karşı karşıya kaldığı tehditleri ortaya koymuştur.

Organize küçük grupların tüm hayatı felç edece eylem yapabileceğini biliyoruz.

Türkiye’nin her alanda yaşadığı büyük dönüşümden şehirlerimiz de nasibini almıştır. Türkiye artık fiziki bakımdan oldukça ileri bir seviyeye ulaşırken sosyolojik olarak da daha demokratik bir yapıya kavuşmuştur.

Ülkemizde yeni gecekondu inşası olmadığı gibi eskiler de kentsel dönüşümle ortadan kalkmıştır, kalkmaktadır.

DİKEY MİMARİ İLE ŞEHİRLERİMİZE İHANET ETMİŞ OLURUZ

Benim bir ricam var; o da şudur: Özellikle şehirleşmede inşaatlarda bütün mesele sizin kaleminizin ucundadır. Bir defa buradan asla taviz verilmemelidir. Küçük hesaplar yaparsak şehirlerimize ihanet etmiş oluruz.

Burada duruşumuz net. Acaba seçimler geliyor durum ne olur?

Değerli dostlar hep söylüyorum. Dikey mimari ile şehirlerimize ihanet etmiş oluruz.

Yatay mimari ile hem kendi medeniyetimizi inşa etmiş oluruz hem de gerçekten şehirleşmenin ne olduğunu dünyaya gösterme imkanını bulmuş oluruz.

Bu adımları kararlılıkla atmak ve TOKİ ile Emlak Konut ile ortaklaşa adım atarak bu adımları atmamız lazım.

Eğer atmazsak çok geç kalmış oluruz.

Kibrit kutuları gibi dikilmiş binalarla bir yere varamayız.

Biz göğe değil toprağa daha yakın olmanın gayreti içinde olmalıyız.

BUNLAR DAHA İYİ GÜNLERİ

Şu anda Fransa’da yaşananları görüyorsunuz. Paris sokaklarını görüyorsunuz Londra’nın ne hale geldiğini görüyorsunuz. Almanya’da, Berlin’de ne hale geldiğini görüyorsunuz.

İnanın bunlar daha iyi günleri. Bunları daha büyük musibetler bekliyor.

Güvenliği tehdit eden ne kadar uyuşturucu olayı varsa bütün bunların baronları bizdeki terör örgütleriyle beraber çalışıyorlar. Biz de bu terör örgütleriyle mücadelemizi kararlı şekilde sürdürüyoruz.

Ülkemizde her gün olan olaylardan sadece biri Batı'da olunca demokrasiden hemen taviz veriyorlar.

Şimdi bir kavram ortaya çıktı: Akıllı şehir…

Elbette güvenlik önemlidir. Ama bu konuda ilkeli davranmak da en az mücadelenin kendisi kadar önemli olmalıdır.

İstanbul sokaklarını kaosa sürüklemeye çalışanların yanında yer alırken aynı eylemler Batı'da yaşandığında kimsenin gözünün yaşına bakmazsanız kimse size inanmaz.

Bugün Batı'nın içine düştüğü açmaz işte bu çifte standarttır.

250 BİN MÜLTECİ SINIRLARIMIZA DOĞRU HAREKET HALİNDE

Türkiye 5 milyon mülteciye kapılarını açarken kendi şehirlerine yabancı istemeyenlerin inandırıcılığı kalmaz.

Maddi imkanlara bizden daha fazla sahipler. Neden? Kapılarını açmıyorlar çünkü işlerine gelmez.

Bunu yanında şu an İdlib’de olanlar? 250 bin mülteci sınırımıza doğru hareket halinde.

Şua in itibarıyla karşılıklı tedbirlerle engellemeye çalışıyoruz. Ama karşınızda insan var.

İnsana karşı bu noktada Batı'nın yaptığı gibi dikenli teller oluşturamayız.

Aynı şey bizim de başımıza gelebilir. Biz bunu çok daha insani onanın yapmak zorundayız.

Onları keseleri dolu olabilir ama gönülleri çoraktır.

Kendi insanınıza ve size sığınanlara verdiğiniz değer ölçüsünde güvendesinizdir demektir.

Elbette sıkıntılarımız zorluklarımız var ama hamdolsun hepsinin üstesinden gelecek imana da imkana da sahibiz. Çünkü biz Türkiyeyiz.

 

Haber:Dilber Devrim