• Dolar
    5.7137
  • Euro
    6.4223
  • G. Altın
    260.14
  • T. Altın
    1750.4

Kanal 23 Televizyonunda Hafta içi her akşam Saat: 23.00’da yayınlanan ve ilgiyle izlenen başarılı programcı Zülfü Bal’ın hazırlayıp sunduğu “Gece Görüşü” programına dün akşam Cumhuriyet Halk Partisi Elazığ Milletvekili Gürsel Erol telefonla bağlandı. Milletvekili Erol, 23 Haziranda gerçekleştirilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini değerlendirdi..

“Gece Görüşü” Program sunucusu Zülfü Bal’ın sorularını cevaplandıran Milletvekili Erol, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Milletvekili Erol’un açıklamaları şöyle:

“HALKLA İNATLAŞMAYACAKSINIZ, HALKIN İRADESİNİ YOK SAYMAYACAKSINIZ”

“23 haziran İstanbul Seçim Sonuçları Türkiye’de bir rahatlamayı insanların baskı altında kalan dışa vurmasıyla ilgili önemli bir süreç oldu. Demokratik kültürümüzün, geleneklerimizin halka dayalı bir siyasetin sonuçlanmasıyla ilgili güzel bir örnek oluşturdu. Çünkü mecliste egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ifadesi vardır. Bu Atatürk’ün sözüdür. Yani halkla inatlaşmayacaksınız, halkın iradesini yok saymayacaksınız, halk her zaman mağdurdan yana olmuştur. Olayları daha objektif değerlendiren yaşanan süreci daha doğru değerlendiren bir bilgi birikimine sahiptir. 23 haziran İstanbul Seçimleri de bu anlamda gerçekten Türkiye’nin siyasi tarihi açısından çok anlamlıdır. Yani düşününki 2 ay önce yapılan seçimde 13 bin küsür oyla seçim kazanılmışken, 2 ay sonra yapılan seçimde 800 bin oy farkı var. Yani bu çok ciddi bir oy farkı.”

 

“TÜRK TOPLUMU HER ZAMAN MAĞDURUN YANINDADIR”

“Türk toplumu her zaman mağdurun yanındadır ve kendi iradesinin tartışılmasını istemez. Yani bir şeye karar vermişse  o irade kararını sandığa yansıtmışsa onunla ilgili yorumu değerlendirmeyi çok doğru görmez. Siyasetin etik kuralları dışında  söylemlerle yapma çabasını da kabullenmez.”

 

“BU SEÇİM TOPLUMSAL BARIŞI VE HUZURU GETİRDİ”

“Aynı zamanda İstanbul seçiminin şöyle bir özelliği daha var.  Toplumsal barışı, huzuru ve dayanışmayı getirdi. Yani Cumhuriyet Halk Partisi Adayı Sayın Ekrem İmamoğlu’na;  ben sandıklarda bunu gördüm. CHP’lisi, HDP’lisi, MHP’lisi, İyi Partilisi, Büyük Birlik Partilisi, herkes oy verdi. Yani toplumun her kesiminden oy aldı. Bence doğru olan da bu. Bir siyasetçi her kesime hitap edebilmeli. İnsanlar kendi aradıkları yetenekleri, bilgiyi, ilgiyi özellikleri bir siyasetçi de bulabilmeli. Siyasi düşünceniz ne olursa olsun. Ekrem İmamoğlu bunu başardı ve kendisini de kutluyorum. Ülkemiz için, devletimiz için, İstanbul için hayırlı olsun.”

 

“ELAZIĞLI HEMŞERİLERİM İMAMOĞLU’NA OY VERDİ”

“Ayrıca ben Elazığlı hemşerilerime de çok teşekkür ederim. Ben çünkü İstanbul’da seçim kampanyasını genelde Elazığlılar üzerinden yürüttüm. Derneklerimizi ziyaret ettim. Hemşerilerimi ziyaret ettim. Bize gelen bilgi notlarında da görüyoruz ki Elazığlı hemşerilerimiz bu seçimde de bizi yalnız Elazığ’da yalnız bırakmadılarsa, İstanbul’da da yalnız bırakmadılar. Ekrem İmamoğlu’na destek verdiler. Buradan İstanbul’da yaşayan ve Ekrem İmamoğlu’na destek veren bütün hemşerilerimize teşekkür ederim. İnşallah dediğim gibi süreçle ilgili herkes üzerine düşen dersi çıkarır. Ülkenin gerçekten bir nefes alması Demokratik kuralların yerleşmesi, siyasi kültürün yerleşmesi için bir örnek olmuş olur. Bundan sonraki süreçte de ülkenin genel sorunlarının çözümüyle ilgili siyaset ve ülke yönetimi devam eder.”

 

“AK PARTİ VE MHP’DEN YOĞUN OY ALDIK”

“Binali yıldırım geçen 31 martta aldığı oyu muhafaza edemedi. Ekrem bey AK Parti’den ve MHP’den yoğun bir şekilde oy aldı. Çünkü Binali beyin oyu düşmüşse bu AK Parti seçmeni ve MHP seçmenidir bu. Ama sonuç itibariyle Türkiye’de artık ideolojik tercihler üzerinden değil, adayların bilgili, ilgili ve yeteneği ve kendi hayatıyla ilgili düşünceleri üzerine oy veren bir seçmen kitlesi yaratıldı. Ama doğru da buydu aslında. Yani ideolojik tercih çok doğru değildir. Tabi ki herkesin bir ideolojisi vardır. Ama sonuç itibariyle yerel hizmetlerde ve siyasette adayların yetenekleri ve farklılıkları önemlidir.”

 

“TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BAŞINDAKİ ADAMIN MEKTUPUNUN AÇIKLATTIRILMASI DOĞRU DEĞİL”

“Millet İttifakı Terörist olmakla suçlandı. Ama diğer taraftan terör örgütünün başındaki adamın mektubunu son dakika haberleriyle Türkiye’deki tüm televizyon kanallarından açıklattırdılar. Bu aslında Türkiye açısından hoş bir tablo değil. Bu terör örgütünün lideri diye geçen adamın kardeşi devletin resmi televizyonunda açıklama yaptı. Yani bunlar doğru şeyler değil. Vatandaşlar da bunun farkında. Vatandaş da bunu gördü. Kimin terör örgütüyle ihtiyaç duyduğu zaman bir araya geldiğini kimin ne yapmak istediğini gördü ve oyunu bu şekilde kullandı.”

 

“HDP SEÇMENİ SADECE KÜRT SEÇMEN DEĞİLDİR”

“Yani aslında HDP’ye oy veren seçmen kürt seçmendir diye nitelendirmek doğru değildir. Niye? Çünkü sonuç itibariyle oy kullanma işlemi her vatandaşın anayasal hakkıdır. Bunların hepsi seçendir. Bunları kimliklerine göre, sıfatlarına göre ırklarına, mezheplerine göre tanımlayamazsınız. Yani bunlar sonuçta Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır. Anayasal hak olarak oy kullanmaya hakları var. Her aday da her vatandaşa her seçmene gidip oyunu isteme hakkı vardır. Bu doğal bir şeydir. Ama terör örgütlerinin ve terör örgütlerini yönetenlerin bu işe girmesi ve müdahale etmesi aslında Türkiye’deki terörle mücadelesiyle ilgili şehit düşen şehitlerimizin anılarına da saygısızlık olarak değerlendiriyorum. Bunu da sürekli basında da medyada da ve meclis de de gündeme getireceğim.”

 

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDE BİRLİK VE BÜTÜNLÜK OLUŞTU”

“Cumhuriyet Halk Partisi bu seçimle birlikte Türkiye’nin 81 ilinde bir başarı hikayesinin sonuçlarıyla ilgili bir mutluluk yaşadı. Bu bizi daha da pekiştirdi. Bundan sonra parti içerisinde bir endişe bir kargaşa olacağına ihtimal vermiyorum. Partide bir birlik ve bütünlük oluştu. Çünkü başarının olduğu yerde insanlar kendi iç meselelerine dönmezler. Eğer başarısızlık varsa kendi iç meselelerine döner orada başarısızlığın gerekçesini ararlar.”

 

“AK PARTİ İLK KURULDUĞU DÖNEMDEKİ AK PARTİ DEĞİL”

“AK Parti ilk kurulduğu dönemdeki AK Parti değil. Siyasi söylemleriyle, siyasi yapılanması da, bürokratik yapılanması da ilk kurulduğu dönemlerdeki AK Parti değil. Yani tek adam yönetimine giden ve bu tek adam yönetiminde itaat kültürüyle hareket eden bir siyasi partiye dönüştü. Devleti siyasallaştırmaya çalıştı. Yalnızca kendi iktidarını korumaya yönelik bir siyaset algısıyla siyaset yapan bir yapıya ulaştı. Geçmişte partide merkez sağdan gelen siyasetçiler vardı. Bu siyasetçiler devlet geleneğini bilirlerdi. Nezaket kurallarıyla siyaset yaparlardı. Bunların hepsi tabi zaman içerisinde AK Parti siyasetinden tasfiye edildi. Tasfiye sonucunda da devlet gelenekleri unutuldu. Yalnızca güce dayalı ve lidere dayalı bir siyaset yapılmaya başlandı. Onun sonucunda da İstanbul’da seçim mağlubiyeti yaşandı. Bunun arkası gelir diye düşünüyorum.”

 

“TÜRKİYE’NİN PARLAMENTER SİSTEME DÖNMESİ LAZIM”

“Partili Cumhurbaşkanı sistemi, Türkiye için doğru bir sistem değil. Yani Türkiye’nin biran önce parlamenter sisteme dönmesi lazım. Çünkü eğer parlamenter sisteme dönemezse milletvekillerin de etkinliği yok bürokrasi de bu süreçle ilgili çok rahatsız. Neden rahatsız? Kimsenin yetkisi olduğu konusunda kimsenin bir bilgisi, yetkisi yok. Bu sistem Türkiye için uygun bir sistem değil. Bundan sonra partili Cumhurbaşkanı sistemini tartışmaya açarak yeniden parlamenter sistemi gündeme getirmek lazım.”

 

“EKREM İMAMOĞLU İLE BİRLİKTE ELAZIĞ’A GELECEĞİZ”

“Ekrem bey belediyeyi yönetimi ile ilgili süreci atlattıktan sonra yani kendine göre planlayacağı bir tarihte Ekrem beyi en kısa zamanda Elazığ’a getirip  Elazığlı hemşerilerimizle buluşturacağız.”