Ahmet BULUT ahmetbulut@kanal23.com

Mektup kelimesinin Türkçe karşılığı, ilk defa Uygur Türkleri tarafından kullanılan   ‘’BETİK veya ‘’BİTİK’’ olup, İslamiyet’in kabulünden sonra mektup olarak kullanılmıştır. Dünyada ilk mektup yazının bulunmasıyla başlamış olup, Sümerlerin kil tabletlere yazdığı çivi yazısı,  Firavunların diplomatik mektupları ve Hitit krallarının Hattuşaş arşivindeki mektupları olarak bilinirler.

              Mektup bir haberleşme aracıdır, bir haberi, duyguyu, düşünceyi, isteği uzakta olan birisine samimi, inandırıcı ve etkili bir şekilde aktarılmasını amaçlamaktadır.

              Mektupların ulaşımı ilk dönemlerde, kuşlar la sağlanırken daha sonra ulaklar tarafından yapılmıştır. Osmanlı döneminde Berit Teşkilatı tarafından, Peyk, Çapar, Eşkinci, Arkış ismi ile bilinen ulaklara yaptırılmıştır. Ulaklar güzel giyimli, bellerinde Hançer taşıyan en iyi atlara sahip kişilermiş. Ayrıca dokunulmazlıkları da olurmuş.

             Tanzimat dönemi öncesi mektuplar;    Kaime, Şukka, Ariza, Name, Uhuvvet name, Tezkire, Varakpare, Muhabbet name, Mevededet name isimleriyle anılırmış.

              Mektuplar yine konularına göre; Arzıhal, Tebrik name, Tehniye name, Taziye name, Cevap name Teşekkür, Takriz, Davet name, Niyaz name, Tezkire, Müzekkere olarak ayrılmışlardır.

              Osmanlıda II. Mahmut döneminde ilk posta teşkilatı kurulur, Abdülmecit döneminde ilk mektuplaşma başlar, Abdülaziz döneminde mektup pul usulüyle devlet garantisi altına alınır.

              Tarihi dönemlerde yazılmış önemli mektuplar vardır, birkaç tanesini örnek olarak verirsek;

_ Yavuz Sultan selim’in, Şah İsmail’e,

_ Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa Kralı 1.Foronçoise,

_ Şeyh Edabali’nin Osman Gaziye,

_ Leonado da Vinci’nin Sultan II. Bayezid’e

_ Napolyon’un Josepin’e,

_ Kanuni Sultan Süleyman’ın Alim Yahya efendiye,

_ Fuzuli’nin Nişancıbaşı Celalzade Mustafa’ya yazdığı Şikayetname,

_  Alber Einstein’in, Atatürk’e, Yazdıkları gibi daha saymakla bitmeyen önemli örneklerdir. Bu tarihi

Mektuplarla,  devletler kurulmuş, devletler yıkılmış, savaşlar cıkmış, barışlar olmuştur.

             Dünya  Edebiyatında mektup şeklinde yazılan  roman yazarları da vardır bunlardan bazıları, Çicero,Voltaire,Balzac,Goethe gibi.

           Türk edebiyatında Mektubun yeri de çok önemlidir, ünlü mektuplardan örnekler verirsek,

_ Atatürk’ün annesi Zübeyde hanıma,

_ Nazım Hikmet’in oğlu Mehmet’e,

_ Cemal Süreyya’nın eşi  Zuhal’e,

_ Memduh Şevket Esendal’ın, Kızıma mektupları,

 _Özdemir Asaf’ın eşi Sebahat Selma Tezkan’a, gibi daha çokça örnekleri vardır.

      

          Mektup şarkı ve türkülerimize de konu olmuş, bilinen birkaç örnek verirsek,

_ Yine yakmış yar mektubun ucunu,

_ Mektubunda diyorsun ki gel gayri

_ Mektup selam söyle benden sılaya,

_ Ne mektup geliyor, ne selam senden,

_ Bu son mektup ayıracak yıllar süren sevgimizi gibi, çokça örnekleri de vardır.

                 Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte, artık unutulmaya yüz tutmuş olan bu hasletimizin pek kullanılmadığını görmek,  gerçekten çok üzücü. Mektubun hayatımızdaki yeri Bilgisayar, Televizyon, Cep telefonu ve İnternet’in girmesiyle birlikte azalmaya başlamış olup, o samimi içten ve tamamen kendi duygularımız yerini, soğuk özgün ve inandırıcı olmayan, duyguyu karşıya geçiremeyen mesajlara bırakmaya başlamıştır. Teknolojiden uzak kalmayalım ama kültürümüzün önemli öğelerini de unutmayalım, bakın birkaç mektup örneğiyle hangi duyguların yaşandığını hatırlayalım. Biraz gerilere gidelim;

               Kapınız çalar, -kim o diye seslenirsiniz?  - Postacı der, heyecanlanırsınız, çünkü gurbette evladınız, ananız, babanız, kardeşiniz, sevdiğiniz, askeriniz vardır, bir haber gelmiştir diye, bir hamlede elinize alır kimden diye bakar ve hemen açarsınız.

               Üzerinde kırmızı mürekkeple ‘’ER MEKTUBU GÖRÜLMÜŞTÜR’’yazar, gözleriniz dolar, kalbiniz hızla atmaya başlar, önce koklarsınız ve bir nefeste okumaya başlarsınız, Kınalı kuzunuzdan gelmiştir evvela tüm hane halkına selamla başlayan mektup ‘’baki selamlarla’’ biter. Eğer mektup gurbetteki evlatlarınızdan geliyorsa,

İçiniz burkulur, elleriniz titrer gözünüzde canlandırır hasretlerini yeniden yaşarsınız. Bu mektup sevdiğinizden ise eğer içerisine birde kurumuş gül konulmuşsa, nabzınız yükselir, bir an nefessiz kalır gibi olursunuz, öper koklar saklarsınız.

               Bu bir ayrılık haberi ise, canınız yanar, elleriniz titrer, hayalleriniz gözlerinizin önüne gelir yıkılırsınız, veya bu bir kötü haber ise dona kalırsınız, boğazınız düğümlenir ve göz yaşlarınız duygularınıza eşlik eder.

               Köşesi yakılan mektuplar, gül kokusu dökülen mektuplar, dudak izi çizilen mektuplar, küçük çocukların el ve ayak izleri çizilen mektuplar.göz yaşı damlası olan mektuplar,beyaz kağıda yazılan mektuplar,pembe renkli kağıda yazılan mektuplar, el yazısı ile yazılan mektuplar  mektuplar,………… soruyorum size? Bu duygular mail veya mesaj ile yaşanır mı? Yaşanmaz diyorsanız.

               Bütün bu duyguları yeniden yaşamak istiyorsanız sevdiklerinize yazın ve yazmalarını bekleyin.

          BAKİ SELAMLAR.