• Dolar
    6.451
  • Euro
    7.1898
  • G. Altın
    338.06
  • T. Altın
    2155.8
Ahmet BULUT ahmetbulut@kanal23.com

 Tarih 24.02.2020 günlerden Cuma, Anadolu’nun özel kentlerinden birisi olan Elazığ’da hayat kendi seyrinde devam ederken, kentte yaşayan insanlar bir telaş içerisinde günün sonunda yorgunluklarını atacakları hafta sonu akşamına hazırlanmaktadırlar.

       Erbain* ayı (Çile, Zemheri)bitmiş, Hamsin** ayı (Çile peçe) gelmiştir yani mevsimin en soğuk günleri başlamıştır. Bu aylar için şair şöyle diyor;

İnanma Erbain’in çıktığına,

Nice karlar yağar, Hamsin içinde. 

       Akşam oldu, saatler ‘’20 55’’i gösterdiğinde. Zaman durur, saatler durur şehir bir afetle karşı karşıyadır Eyvah! DEPREM….  DEPREM… sesleri, can pazarı başlıyor yer yarılıyor, yer yerinden oynuyor sanki, binalardan gelen sesler, korkutucu, ürkütücü. Bir süre devam ediyor, sonra bir fazla şiddetle bir kez daha devam ediyor. Allah’ım yardım et sesleri, dualar, kaçışmalar, kıyamet bu olsa gerek, salâvatlar ve panik. Koşuşmalar, gizlenmeler, nafile otuz saniyede olan oldu artık. Bu otuz saniye o kadar uzundur ki içerisine bir ömür sığar gibi, bitmek bilmez. Artık elektriklerde yoktur, el yordamıyla hareket ve evlerden kaçışlar başlar, zifiri karanlıktır, bağrışmalar, feryat figan yürek yakan ‘’ Rabbim Yardım Et’’ sesleri, anneler, babalar panikte, gözyaşları, korku, şaşkınlık ve yakınlarının akıbetleri, sevdiklerinin durumu ve endişe eyvah ki ne eyvah.

       İlk paniği atlatanlar artık sokaklarda, mahşeri kalabalık, seslenmeler, yoklamalar başlamıştır, ulaşım durmuş trafik tıkanmış, bir yere gitmek mümkün değil, telefonlar kesik. Her insanın bir telaşı, bir endişesi, bir heyecanı, bir korkusu var. Yıkılan evler, binalar, meskenler değil akılda olan, kayıplar, yitikler,  canlar var akıllarda.

       Ambulans’lardan gelen siren sesleri hiç bu akşamki kadar acı değildi, bu kadar yakıcı değildi, bu kadar kahredici değildi.

        Deprem acı yüzünü göstermeye başlamıştır, insanlar gözyaşları ve panik içerisinde sevdiklerine ulaşmaya, onlardan haber almaya çalışıyor, haber alanlar şükür duaları ediyorlar, ulaşamayanlar endişeli, üzgün, perişan ve çaresiz. Dışarıdaki -15 C derecelik soğuk havaya aldırmadan bir yerlerden haber almaya çalışıyorlar.

        Nihayet haberlere düşer, merkezi Elazığ’ın Sivrice ilçesi olan deprem 6,8 şiddetinde olup, yıkım gücü ise 8,9 dur. Endişeler artmaya başlar çünkü yıllardır bu şehir böyle bir deprem görmemiştir.  Yaşadıklarına şükür ederler ancak Çevreden gelen haberler hiç iç açıcı değildir, yıkılan binaların olduğu endişelerini ve üzüntülerini artırmaya başlamıştır.

        Tüm şehir geceyi sokakta geçirmiş, artık sabah olmak üzeredir, gelen haberleri dikkatle dinliyor, şehrin akıbeti hakkında gelen bilgiler üzücüdür.

        Bu zor geçen gecenin sonunda Sabah olur, ‘’Gökyüzü her zamanki gibi masmavi ancak Elazığ renksizdir’’, sessizdir,kederlidir, üzgündür…..

 

 

        Şehir merkezinde dört evin çöktüğü, içerisinde insanların olduğu haberleri gelince üzüntüler endişeye dönüşüyor. Ancak şunu da söylemekten geri kalmıyorlar Allah’ım sana şükürler olsun böyle büyük bir depremin daha kötü sonuçları olurdu, bir güç bir el şehrimizi korumuş esirgemiştir.

        Gün boyu gelen haberler insanları biraz olsun rahatlatmıştır. Devletimiz tüm kişi ve kuruluşlarıyla Elazığ’dadır. Yardım ekipleri, JAK, AFAD, UMKE, KIZILAY, gönüllü ekipler buradadır ve bir can kurtarmanın telaşındadırlar. Devletimizden ve ülkemizin seksen bir ilinden gelen yardım ve destekler ulaşmaya başlamış, bu davranış ilimizin bu kederli gününde yanımızda olanlara minnet ve şükran duygularını artırmıştır.

        Tüm mahallelerde çadırlar kurulmuş, mağdurlar yerleştirilmeye başlanmıştır ama hava soğuk, hava ayaz, yetmezmiş gibi birde kar yağışı, hamsin ayı kendini göstermişti. Tüm ülkemiz seferber olmuş, bu havada çadırlarda kalanlara bir yudum sıcak çorba, bir sıcak battaniye verme yarışında. Elazığ insanı merttir, vicdanlıdır, naiftir, gönlü geniştir, yandaki çadırda çocuklar var deyip gelen yardımları paylaşmıştır. Elazığ insanı Devletçidir, vatan severdir birazda kaburgası kalındır.

        Her deprem de zarar görmüş olanların birer hikâyesi oluşur, bu depreminde çokça hikâyeler oluşmuştur bunları bir başka yazımda detaylı olarak anlatmak niyetindeyim.

         Birkaç gün sonra depremin ağır bilançosu ortaya çıkmıştır, binlerce ev hasar görmüş ve güvenlik gerekçesiyle boşaltılmıştır. Artçı depremler devem ediyor ve binalar artık yorulmuştur, birçoğu artık girilmez durumdadır. Bunlara da yıkım kararı çıkmıştır, çaresiz mahalleler boşaltılmaya başlanmıştır. Kolay değil doğduğunuz, büyüdüğünüz, beklide anne babalarınızın ve çocuklarınızın büyüdüğü acı tatlı anılarınızın olduğu evinizi mahallenizi terk etmek.

        Elazığ depreminde en fazla yıkım olan ve çöken binalar, Mustafa Paşa ( SAKO MAHALLE), Rüstem Paşa, İzzet Paşa, Abdullah Paşa mahallelerinde olmuştur. Bu mahallelerde yüzlerce hatta binlerce mesken yıkılmış ve yıkılmaya da devam etmektedir. Haliyle bu mahallelerde göç başlamış, özellikle Mustafa paşa mahallesi arkasında hazin hikâyeler bırakarak gözyaşları içerisinde boşalmıştır ve boşaltılmaya devam etmektedir.

        Bu mahallelerden birçoğu Elazığ-Harput kültürünün yaşandığı ve yaşatıldığı yerler olarak bilinir elbette ki mağduriyetleri Devletimiz tarafından giderilecektir ancak bu insanlara yeniden kendi kültürlerini yaşayacakları mekânlar oluşturulmalı diye düşünüyorum.

         Kısacası paşa göçtü*** diye başladığımız yazımızda paşalılar göçmüştür. Arkalarında çokça anılarını bırakarak, yıllarca çalışarak yuva haline getirdikleri evlerinden ayrılmak kolay değil, bir burukluk içerisinde göçmüşlerdir.  Hüzün vardır duygularında, gözyaşları vardır.  Şair şöyle demiştir;

Gözler Yaşarmadıkça,

Gök Kuşağı oluşmazmış.

       Bu ailelerimize de elbet gök kuşağı oluşacak ve mutlu günlerine kavuşacaklardır.

      

         Dualarımız ve temennilerimiz bu acı günleri bu şehrin bir daha yaşamamasıdır. Deprem dolayısıyla, bu acılı günlerimizde,  İlimize katkı sağlayan, sağladığını düşünen, destek olan her kese selam ve saygılar sunuyorum.

*Erbain kelime anlamı kırktır ve bu mevsim kırk gün sürer.

*Hamsin kelime anlamı ellidir ve bu mevsim elli gün sürer.

*Paşa Göçtü Elazığ müziğinde peşrevin adıdır.