Ahmet BULUT ahmetbulut@kanal23.com

Yazın sıcak, kışın soğuk ve ilkbaharın değişkenliği nedeniyle, en sevilen mevsim sonbahardır. Sonbaharda bir hareket, bir bereket ve bir enerji vardır. Şairler bile sonbaharla ilgili binlerce şiir yazmış ve bunlar çok sayıda şarkı ve türkülere dönüşmüştür.

           Kuytu ormanları, tenha bağları

           Geziyor mevsimin, yorgun rüzgarı

           İnce dallar kırık, yapraklar sarı

           Geçmiş bu yollardan, belli sonbahar.

           Devam edersek sonbaharla ilgili daha çok şeyler söylenebilir, işte Elazığ’da bu güzel mevsimi yaşıyor yaşatıyor. Sonbaharın bütün güzelliğini ve bereketini cömertçe sunuyor.

           Bu mevsimde Elazığ’ın doğal güzelliğinin yanı sıra, çarşı ve pazarlarındaki meyve, sebzelerinin renkleri de doyumsuz bir zevk verir. Çarşı ve pazarda gezerken şu cümleyi satıcılardan duyarsınız –Bunlar yerli !  _ Bunlar yerli ! diye, neden mi? çünkü artık bu mevsimde tüm sebze ve meyveler tamamen şehrin kendi üretimidir.

          Yine çarşı pazar gezerken, tezgahlarda kasalar içerisinde bir meyve var ki hemen dikkatinizi çeker ve iştahınızı kabartır, dayanamaz hemen satın alırsınız. Neden bahsettiğimi anladınız sanırım?  Tabiî ki ÜZÜM dediz değilmi?

          Belki mümbit topraklarından, beklide ikliminden Elazığ da yetiştirilen Kırmızı, Beyaz ve Siyah üzümler Ülkemizde ilklere girmiş ve kendini kanıtlamıştır. Yörede bilinen ve yetiştirilen yirmi üç (23)çeşit üzüm, gerek aroması gerekse şekli ve görünümü ile Ülkemiz sınırlarını aşarak uluslararası bir şöhrete de sahip olmuştur.

         Bunların isimleri, Bogazkere, Şilfoni, Tehernebi, Köhnü, Zihni, Kıtkıtı, Ağıbekri ( Karabekri), Hatun parmağı, Argını, Cevzeni, Besni, Fengi, Keçimemesi, Ağın(Ağın kırmızısı), Şam, Kokulu, Hırsız kesmez, Yakubi, Hasanı, Sergen( Keşbir), Çüngüş, Yenür ve tabiî ki öküzgözü dür.

        Bu üzümler içerisinde en çok bilinen, tercih edilen ve sevilen şüphesiz öküzgözüdür. İri taneleri eliptik şekli, etli, kabuğu ve içi ayrı ayrı renkli, tane ağırlığı 5-6 gr, içerisinde iki ya da üç çekirdeği bulunan aroması inanılmaz ve ağzınızda güzel bir tat bırakması ile bilinir.

        Elazığ’da asırlardan beri devam eden ve halk arasında bağcılık olarak bilinen üzüm yetiştiriciliği, ekimi, biçimi ve rekoltesi bir hayli fazla olup özellikle ova köylerinin de önemli bir geçim kaynağıdır. Sadece üzüm yetiştiriciliğiyle kalınmamış, üzümden entegre ürünler de elde edilmiş adeta üzüme hayat vermişlerdir.

 Örneğin;

           Yaprağından; Yaprak sarması,

           Koruğundan; Şerbet, Şurup,

           Suyundan; Şıra, Pekmez, Şarap, Orcik, Pestil, ,Kesme yapılmıştır.

ORCİK : Beyaz orta kalınlıktaki iplere ceviz içi(Kıynak) dizilir ve üzüm şırasına( Bulamaç) batırılarak yapılır, siyah üzümden yapılana orcik, beyaz üzümden yapılana ise köpük orciği denir.

ŞARAP: Elazığ iline ait olduğu tescilli olan Öküzgözü üzümünden yapılan Buzbağı şarabı çok ünlüdür. Bürüksel de 1961 yılında kurulan ‘’Monde Selection ‘’ adlı resmi kuruluşun, birçok ülkeden gelen şarap, likör gibi içecekler arasında düzenlenen Uluslar arası yarışmada Türk şarapları ödül kazanırken, İçeceklerin olimpiyatı olarak adlandırılan yarışmada 22 ülke arasında altın madalya Elazığ’’ Buzbağı’’ Şarabına verilmiştir.

          Ülkemizde bu verimli ve kutsal sayılan toprağın sesine kulak verilerek bağ bozumunu şenliklere dönüştüren şehirler vardır. Elazığ’da da Bağ bozumu şenlikleri toprağa ve üzüme duyulan bir saygının göstergesi olarak Ekim ayında bağ bozumu ve üzüm festivali olarak kutlanmaktadır.      

          İlk kez 1994 yılında İl Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan ‘’Bağ Bozumu ve Orcik Festivali’’  Oymaağaç ( Pekinik) köyünde geçekleştirilmiş, beş yıl devam ettirilmiş, daha sonra İl Tarım Müdürlüğü Tarafından( Hoş) köyünde gerçekleştirilmiş ve bu yılda geniş katılımla kutlanmıştır.

          Üzümden elde edilen Orcik, Elazığ ilinin ekonomisine büyük bir katkı sağlamasının yanı sıra turistik hediyelik ürün olarak ta ilk sıradaki yerini almıştır.       

           Rahmetle andığımız Şair Berika Küçük’ün orcikle ilgili şiiri.       

                                                         

HARPUT BAĞLARI

Goruklar olur üzüm,

Damda orcik düzüm düzüm,

Bulamaç yemekte gözüm,

Harput bağlarında güzün.

Hasavana bastuğ serek,

Bu işe ustalık gerek,

Gelin hep el ele verek,

Harput bağlarında güzün.

 

Erken değer tehernebi,

Derde derman her bir hebi,

Dardağan doldurak cebi,

Harput bağlarında güzün.

 

Pekmez bol olur süzülür,

Gıynaklar ipe düzülür,

Koruk şerbeti ezülür,

Harput bağlarında güzün.

 

İşte geldi bağ bozumu,

Tevekten sağam üzümü,

Dile getirem sazımı,

Harput bağlarında güzün.