• Dolar
    5.3647
  • Euro
    6.0674
  • G. Altın
    213.74
  • T. Altın
    1448.4
Uzman Diyetisyen Seda ALBAYRAK sedaalbayrak@kanal23.com

Glüten enteropatisi yani çölyak hastalığı ince bağırsağın glüten proteinine karşı ömür boyu gösterdiği bir alerjidir.

Karın ağrısı, şişkinlik ve kilo alamamak gibi masum şikayetlerle kendini belli eden çölyak hastalığı genellikle farklı hastalıklarla karıştırılıyor. Çölyak; buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi tahılların içerisinde bulunan ve gluten adı verilen bir proteine karşı ince barsakta, ömür boyu sürecek bir emilim bozukluğu hastalığıdır. Hastalığın insidansı 1/500 ile 1/3000 arasında değişmektedir.

Alerji ömür boyu devam eder

Çölyak hastalığı, yaşam boyu devam eden bir gıda alerjisi olarak bilinmektedir. Vücudun verdiği tepki neticesinde 12 parmak bağırsak yapısı bozulmakta ve ince bağırsağın özellikle başlangıç kısmı normal yeteneğini kaybetmektedir. Dolayısıyla kişiler bu noktada gelişmesi gereken emilim faaliyetlerinden yoksun kalmaktadır.

  • kusma,
  • ishal,
  • karın şişkinliği,
  • iştahsızlık,
  • huysuzluk,
  • kilo alamama,
  • büyüme geriliği ve
  • boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkıyor.

Yiyeceklerinizi ayırın

Çölyak hastalığının tek tedavisi glütensiz Diyet olarak bilinmektedir. Glütensiz bir yaşama geçildiğinde hastalıkla ilgili bir sorun görülmemektedir. Burada önemli olan glütenli ve glütensiz gıdaların iyi ayrılmasıdır. Glüten daha çok buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunmaktadır. Ancak günümüzde hazır gıda sektöründe glüten sıklıkla kullanılmaktadır. Bisküviler, hazır çorba ve köfteler, malt içecekler, glüten içeren sakız ile çikolatalar çölyak hastaları için tehlikeli olabilmektedir.

Okul veya kreşe giden çölyak hastası bir çocuğunuz var ise, bu konular öğretmenlere bildirilmeli ve aksi halde çocuğun sağlığının olumsuz etkileneceği hakkında bilgi verilmelidir. Çünkü çölyak hastalarında gerekli koşullar sağlanmadığında ve özel diyete uyulmadığında laktoz intoleransı gelişme olasılığı da ortaya çıkmaktadır.

Daha büyük çocuklarda ise, pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Sindirimi zor olması nedeni ile kırmızı ve yeşil lahana, kurubaklagiller (fasulye, nohut, mercimek vb.), soğan, kızartma ile hazırlanmış besinler ve yağlı besinler bir süre verilmemelidir.

Hatta kadınların kullandığı bazı kozmetik ürünlerinin içinde bile gluten bulunabilmektedir. Bunların yanı sıra ilaç, şampuan, krem,diş macunu gibi ürünler glüten içerikleri nedeniyle dikkatli kullanılmalıdır. Çok iyi bir etiket okuyucusu olunmalı, gıdaların etiketleri mutlaka okunmalıdır. Özellikle evde glütenli ve glütensiz gıdaların birbirinden ayrı ve uzak saklanması önemlidir. Yemek hazırlığı sırasında glütenli gıdalara değmiş veya bulaşmış çatal, kaşık, süzgeç, tabak gibi gereçler kesinlikle çölyaklı kişilerin gıdalarına dokundurulmamalıdır. Bir ton gıdada 2 kaşık glütenin bile tehlikeli olabileceği unutulmamalıdır.

 Çölyak:”Önemli noktalar”

  •  Glüten, besin sanayiinde kıvam verici, koyulaştırıcı ve yapıştırıcı katkı maddesi olarak kullanılıyor. Bu nedenle etiketinde glütensiz ibaresi olan tüm besinlari çölyak hastaları yiyebilir. Kullanılan besinlerde glüteni araştırmak çölyak hastaları için doğal bir alışkanlık haline gelmeli.
  • Hazır alınan mısır ekmeklerinin içine farklı unların karışabileceği ihtimaline karşı mısır ekmeğini evde yapmak daha sağlıklıdır.
  • Tıpkı beslenme gibi yaşam tarzı da düzenli olmalı.
  • Yeterli uyuyup bol bol egzersiz yapmalılar.
  • Ekmeksiz bir hayat kolay değil. Toplumun beslenme alışkanlıklarının ötesinde zor bir yaşam biçimi.
  • Çölyak hastası, restoran, pastane ve kafelerde yemek yiyemez. Yediği her besini sorgulamak ve çoğu kez katıldığı davetlere, özel yiyeceklerini beraberinde götürmek zorunda.
  • Hayatını kâbusa çeviren tüm damak sınırlamalarına rağmen sosyal yaşamını kolaylaştırıcı önlemleri almalıdır. İlk adım, glutensiz ama sağlıklı bir beslenme alışkanlığı olmalı ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmelidir.
  • Sınırlamalara rağmen iyi düzenlenmiş bir diyetle hem çok çeşitli besinlari tüketebilir hem de günlük ihtiyacı olan tüm besinsel değerleri alabilir.
  • Buğday, arpa, yulaf ve çavdar yerine pirinç, patates, nohut, mercimek, kestane, soya, fasülye, fındık gibi besinleri ve bu besinlerden elde edilen un ve nişastaları tercih etmeliler.
  • Kuru yemişleri özellikle de ceviz, fındık; kuru meyvelerden incir ve kuru üzümü sofradan eksik etmemeli.
  • Bunların yanı sıra kümes hayvanları ve kırmızı et, tüm sebze ve meyveler, bakliyatların tüm çeşitleri, yumurta, bal gibi gıdalar rahatlıkla tüketilebilmektedir.

Diyeti aksatmanın sonuçları ağır olabilir

. Gluten, çölyak hastaları için öldürücü bir zehirdir. Sürekli diyet uygulandığı halde arada bir glütenli besinlari tüketmek çölyaklılar için vahim sonuçlar doğurabiliyor.

En sık görülen sıkıntı bağırsaklardaki emilimle ilgili sorunlardır. Kötü beslenme ve besin emilimi bozukluğu en sık görülen rahatsızlıklardır. Bunlarla birlikte halsizlik, kemik erimesi, osteoporoz, kısırlık, düşük ve depresyona neden olabilir. Tedavi edilmemiş çölyak hastalığı uzun dönemde ince bağırsak kanseri ve lenfoma gibi rahatsızlıkların ortaya çıkma riskini de artırır. Çocuklarda ise boy kısalığı, davranışsal sorunlar ve gelişme geriliğine neden olabilir. Kişi eğer diyetine gerekli dikkati gösteriyorsa ömrünün sonuna kadar rahatça yakınmasız yaşamını sürdürebilir. Ancak yine de belirli aralıklarla gerekli tetkikleri yaptırmak önemlidir.