Anahtar Parti Elazığ İl Başkanı İbrahim Halil Sarışın, Karakoçan’da düzenlenen etkinlikte DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yaptığı konuşmaya tepki gösterdi.

Başkan Sarışın Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğini ve bütünlüğünü hedef alan her söylemin karşısında olacaklarını vurguladı.

Başkan Sarışın açıklamasında: “Son günlerde Karakoçan ilçemizde düzenlenen etkinlikte DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yaptığı konuşma; milletimizin vicdanını yaralamış, şehit ailelerimizin acısını hiçe saymış ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin birlik ve bütünlüğüne gölge düşüren ifadeler içermiştir. Bu etkinlikte sarf edilen sözler; sadece bir siyasi değerlendirme değildir. O sözler, bu milletin elli yılına mal olan acıları yok sayan, şehitlerimizin aziz hatırasını inciten ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel değerleriyle açıkça çatışan bir anlayışın tezahürüdür. Birileri çıkıp terör örgütünün kurucu isimlerini alkışlatacak… Birileri çıkıp terör örgütü elebaşına selam gönderecek… Birileri çıkıp bunu da “demokrasi”, “hukuk” gibi kavramların arkasına gizlemeye çalışacak… Sonra da bu milletin susmasını bekleyecek. Hayır! Bu millet susmaz. Bu millet unutmaz. Bu millet boyun eğmez. Bu devlet, terörün gölgesinde kurulmadı. Bu devlet; Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Güneydoğu’da, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler’de şehitlerimizin kanıyla ayakta kaldı. Bugün şehitlerin emanetini hiçe sayan hiçbir söylem, milletimizin vicdanında karşılık bulamaz. Terör örgütünün kurucu isimlerini övmek, örgüt elebaşına selam göndermek ve bunu meşru göstermeye çalışmak; ne siyasi cesarettir ne de demokratik tavırdır. Bu, milletimizin ortak hafızasını yaralayan vahim bir sorumsuzluktur. Daha da vahimi; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili sıfatıyla görev yapan terör sevicisi, bölücü bir kişinin, katıldığı bir etkinlikte terör örgütü elebaşına selam gönderen, terör örgütünün kurucu kadrolarını öven ve örgütün söylemlerini meşrulaştıran ifadeler kullanabilmesidir. Milletin oyuyla kazanılmış bir sıfatı, milletin canına kastetmiş bir terör örgütünün söylemlerine zemin hâline getirmek; demokrasiye değil, milletimizin vicdanına ağır bir saygısızlıktır. Buradan çok net söylüyoruz. Hiç kimse bu millete hafıza kaybı yaşatamaz. Hiç kimse terörün açtığı yaraları unutturamaz. Hiç kimse terörü meşrulaştıran söylemleri normalleştiremez. Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne istikamet çizmeye kalkamaz. Çünkü bu devletin rotasını; dağlarda şehit düşen Mehmet’in kanı çizmiştir. Bu bayrağın rengini; toprağa düşen kahramanlarımız vermiştir. Bu milletin iradesini; ne silah belirler, ne tehdit belirler, ne de terörü meşrulaştıran söylemler belirler. Bizim için ölçü açıktır. Devlet tartışılmaz. Bayrak tartışılmaz. Vatan tartışılmaz. Şehitlerimizin emaneti tartışılmaz. Anahtar Parti olarak ilan ediyoruz: Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğini ve bütünlüğünü hedef alan her söylemin karşısında dün neredeysek bugün de oradayız. Terörü meşrulaştıran her anlayışın karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Bu milleti birbirinden koparmaya çalışan hiçbir siyaset başarılı olamayacaktır. Bu devleti tartışmaya açmaya çalışan hiçbir anlayış hedefine ulaşamayacaktır. Ve herkes şunu bilmelidir: Türkiye Cumhuriyeti; terörün taleplerine göre yön değiştirecek bir devlet değildir. Türkiye Cumhuriyeti; bin yıllık devlet aklının, aziz milletimizin iradesinin ve şehitlerimizin emanetinin adıdır. O emaneti son nefesimize kadar savunacağız. Buradan başta Elazığ Valiliği olmak üzere, Karakoçan Kaymakamlığı, Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili tüm adli ve idari makamları görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz. Milletimizin vicdanını derinden yaralayan, şehitlerimizin aziz hatırasını inciten ve kamu düzeni bakımından tartışma yaratan bu açıklamalar hakkında, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde gerekli değerlendirmelerin gecikmeksizin yapılmasını bekliyoruz. Hiç kimse bulunduğu makamın, sahip olduğu unvanın veya siyasi kimliğinin hukuk devletinin üstünde olduğunu zannetmemelidir.” Dedi.