Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 26 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı sonuçları, eğitim dünyasında önemli bir tartışmayı beraberinde getirdi. Sınav sonuçlarını değerlendiren Pozitif İvme Kurs Kurucusu ve KURSDER Başkanı Veli Aksu, sadece eğitim sistemini değiştirmenin hedeflenen başarıyı getirmeyeceğini vurguladı.
26 Nisan 2026'da yapılan bursluluk sınavı sonuçlarını değerlendiren KURSDER Başkanı Veli Aksu, Maarif Modeli ile gelen yeni nesil soruların 5. ve 6. sınıflarda başarı oranını düşürdüğünü belirtti.
Açıklamasında Aksu: "İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 26 Nisan 2026 tarihinde; 5, 6, 7 ve 8. sınıflar ile hazırlık sınıfı, 9, 10 ve 11. sınıf seviyelerindeki öğrencilere yönelik uygulanmıştı.
Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte özellikle 5 ve 6. sınıf öğrencileri, Maarif Modeli kapsamında hazırlanan ve bağlam temelli soruların yer aldığı yeni sınav sistemiyle ilk kez karşılaşmış, Aynı zamanda soru kitapçıklarının sayfa sayılarındaki artış da dikkat çekmiştir.
Açıklanan sonuçlar değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo bizlere önemli veriler sunmaktadır:
1. 2025 yılında uygulanan bursluluk sınavı ile 2026 yılında Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni sistem karşılaştırıldığında;
* 5. sınıf öğrencilerinde başarı puanlarında yaklaşık %26 oranında düşüş yaşandığı,
* 6. sınıflarda ise bu kaybın %40 seviyelerine yaklaştığı görülmektedir.
2. Sınav sisteminde önemli bir değişikliğin olmadığı 8. sınıf düzeyinde ise başarı oranlarının arttığı gözlemlenmiştir.
Bu sonuçlar göstermektedir ki; yeni sistemin mantığını ve soru yaklaşımını doğru analiz eden öğrenciler başarıya daha hızlı ulaşmaktadır. Ancak bu sürecin sağlıklı şekilde yönetilebilmesi; zaman, öğretmenlerin yeni nesil soru sistemine adaptasyonu ve kurumların eğitim planlamalarını bu dönüşüme göre yapılandırmalarıyla doğrudan ilişkilidir.
Sadece bu veriler dahi, Maarif Zirvesi Kurslar Perspektifi’ nin ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Sistemin yapısını doğru analiz etmek, süreci birinci ağızdan dinlemek ve kurumlarımızı bu doğrultuda yeniden konumlandırmak artık bir tercih değil, önemli bir ihtiyaç hâline gelmiştir." Dedi.





