Üç yıldır üzerinde çalışılan Pertek kültür sanat ve hafıza evi projesinde ilk adım atıldı. Terk edilmiş cezaevi; fotoğraf sergisi, belgesel gösterimi ve müzik dinletisiyle yeniden hayat buldu. Açılışta cezaevi kapısındaki zincirin kadınlar tarafından açılması, mekânın dönüşümüne anlam kattı

Pertek’te geçmişin izlerini taşıyan eski cezaevi, kültür, sanat ve toplumsal hafızanın buluşma noktasına dönüşüyor.

Üç yıllık çalışmanın ardından kapılarını açan Pertek Kültür Sanat ve Hafıza Evi, ilçenin kültürel birikimini korumayı, sanat faaliyetlerini yaygınlaştırmayı ve bölgesel kalkınmaya katkı sunmayı hedefliyor.

Merkezin açılışı, fotoğraf sanatçısı Kamil Fırat’ın “Dut ve İnsanları” sergisiyle gerçekleştirildi.

Programda, yönetmenliğini Metehan Aras’ın, yapımcılığını Barış Bidav’ın üstlendiği aynı adlı belgesel de izleyiciyle buluştu.

Mustafa Kemal Lisesi’nden Kemal Sağ’ın sorumluluğunda, müzik öğretmeni Cihan Aydın’ın şefliğinde hazırlanan müzik grubunun dinletisi açılışa renk kattı.

 

 

Açılışın en anlamlı anlarından biri, eski cezaevinin kapısındaki zincirin kadınlar tarafından açılması oldu.

Bir dönem kapalı kapıları ve sınırlamalarıyla anılan yapı, bu kez sanatın, üretimin ve ortak hafızanın mekânı olarak ziyaretçilerini karşıladı.

Projenin dönüşümünü anlatan “Cezaevini kültür ve sanatın özgürlüğüne açtık” ifadesi, açılışın mesajını oluşturdu.

Proje, bölgesel kalkınmanın ekonomik yatırımlarla birlikte kültürel gelişimle desteklenmesi gerektiği düşüncesinden hareket ediyor. Bu yaklaşımın merkezinde ise Pertek’in üretim hayatında ve geçmişinde önemli bir yere sahip olan dut bulunuyor.

Yüzlerce yıllık dut ağaçları, ekonomik değerlerinin yanında bölgenin tarihine tanıklık eden canlı birer hafıza unsuru olarak ele alınıyor. Dut ve dut ürünleri etrafında gelişen üretim kültürünün korunması, tanıtılması ve turizm potansiyelinin değerlendirilmesi amaçlanıyor.

 

 

Kamil Fırat’ın “Dut ve İnsanları” sergisi de bölgede dut ve dut ürünleri üreten insanların fotoğraflarından oluşuyor. Sergi, üreticilerin emeğini görünür kılarken Pertek’in bugünkü yaşamını gelecek kuşaklara aktaracak bir görsel kayıt sunuyor.

Fırat, serginin temel düşüncelerinden birini, üretim yapan ve kendi ayakları üzerinde duran insanların “bugünün kahramanları” olmasıyla açıklıyor. Pertek’in hafızasında geçmiş kadar bugünün de önemli olduğuna dikkat çeken sanatçı, fotoğrafın toplumsal hafızanın oluşturulmasındaki rolüne vurgu yapıyor.

Pertek Kültür Sanat ve Hafıza Evi, eski bir cezaevinin farklı bir işlevle kent yaşamına kazandırılması bakımından örnek bir model olmayı amaçlıyor.

Uzun süre kullanılmayan yapının sergilere, dinletilere, gösterimlere ve buluşmalara ev sahipliği yapmasıyla ilçenin sosyal ve kültürel yaşamına yeni bir alan kazandırılması hedefleniyor. Merkezin zaman içinde Pertek’in simge mekânlarından biri haline gelmesi bekleniyor.

Mevcut haliyle kullanıma açılan merkez için restorasyon ve uygulama projeleri hazırlandı. Yapının aslına sadık kalınarak bakım ve onarımının yapılması, ardından müze ve sergi alanlarına uygun biçimde düzenlenmesi planlanıyor.

Proje kapsamında merkezde Pertek’e ilişkin yazılı, sözlü ve görsel belgelerin toplanacağı, tasnif edilerek kamuya sunulacağı hafıza bölümü, İlçeye ilişkin yayınların yer alacağı Pertek temalı kütüphane, Pertek üzerine yazılmış türkü ve şarkıların bir araya getirileceği, müzik gruplarının çalışmalarına ve dinletilerine ev sahipliği yapacak müzik odası, Film ve belgesel gösterim alanı ile Ulusal ve uluslararası resim, heykel, fotoğraf, seramik ve çağdaş sanat sergilerinin düzenleneceği sanat galerisi bölümlerinin oluşturulması hedefleniyor.

Merkezin aynı zamanda bir sosyal yaşam alanına dönüştürülmesi de öngörülüyor. Bu doğrultuda kafeterya, çocuk oyun alanları, spor alanı ve hediyelik eşya bölümünün oluşturulması tasarlanıyor.

Projenin bakım, onarım ve uygulama çalışmalarını hayata geçirmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığından kaynak talebinde bulunulduğu, sponsorluk arayışlarının da sürdüğü belirtildi.

İlk etkinlikleriyle kapılarını açan Pertek Kültür Sanat ve Hafıza Evi’nin, ilçenin geçmişini korurken yeni kültürel üretimlere alan açması ve bölgenin kültür turizmine katkı sunması amaçlanıyor.